DOLAR

13,5895$%0.25

EURO

15,4882%0.15

STERLİN

18,5937£%0.01

GRAM ALTIN

789,20%-0,04

ÇEYREK ALTIN

1.269,00%-0,91

BİTCOİN

580816฿%-0.38766

İmsak Vakti a 06:10
Malatya AÇIK -3°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

Diyabet Hastaları Dikkat!

Arapgirspor Voleybol Takımı Baş Antrenörü Mustafa Aydemir, yayınladığı makalede düzenli egzersiz yapmanın diyabetin (şeker hastalığı) tedavi sürecine olumlu katkıları olduğunu yazdı. Aydemir, “Bu yöntemlerle şeker hastalığı ve riskleri tamamen ortadan kalkmayacaktır fakat sağlıklı yaşamın anahtarı sizde olacaktır ancak bu şekilde diyabetin önüne geçilebilir” dedi.

Hasbihan Et

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Spor Bilimleri Ana Bilim Dalı Master öğrencisi olan Arapgirspor Voleybol Takımı Baş Antrenörü Mustafa Aydemir, ‘Diyabet ve Egzersiz’ başlıklı yayınladığı makalesinde, 

Günümüzde birçoğumuzun farkında bile olmadığı fakat aramızda bu hastalıktan mustarip olan insanların bulunduğu ve bizlerinde risk altında olduğumuz en büyük sağlık problemlerinden birisi; diyabet. Aslında yaşamımızın tamamında bu hastalıkla iç içe hayatımızı sürdürüyoruz, genetik kodlarımızda taşıdığımız sinsi hastalık ve halk arasında tatlı bir isimle anılıyor ŞEKER. Sizlere bu yazıyı kendi genetik kod risklerimin tehlikesi altında hem annesi hem de babası şeker hastası olan biri olarak yazıyorum

dedi.

Glikoz hakkında bilgiler aktaran Aydemir,

Şuan akademik bir tanımlama yapmak zorundayım, yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli olan glikoz adında ki şekere ihtiyaç duyarız. Glikoz; karbonhidratların esas temelini oluşturur ve vücudumuzun temel enerji kaynağıdır. Glikozu temel enerji kaynağı olarak kullanılabilmek için vücudumuz besinleri oksijen ile işler ve dönüştürür. Sonrasında ise şekerin kana geçişini sağlar ve kan şekeri yükselir (hiperglisemi). Genel olarak diyabete baktığımız da kronik bir hastalık türü olup, vücudun insülin hormonu üreten salgı bezi olan pankreasın bu hormonu üretememesi veya insülin hormonunun aktif olarak kullanılamamasıdır. Bu olumsuz durum insan vücudunda ömür boyu sürmektedir. Bu yüzden yaşamımızda bu süreci kontrol altında tutmanız gerekir çünkü tıp bu konu için hastalığın tam tedavisinde şimdilik çaresizdir. Fizyolojik olarak vücudun temel dengesini sağlayabilmek ve döngü içinde sürdürebilmek için yeterli miktarda karbonhidrat tüketimine yer vermeliyiz

ifadelerine yer verdi.

KİLO EN ÖNEMLİ FAKTÖR

Diyabeti 2 tür başlıkta çeşitlendirildiğini kaydeden Mustafa Aydemir, 

Diyabeti incelediğimizde karşımızda belirgin olarak görülen bazı belirtiler çıkmaktadır. En yaygın olarak görülen belirtilerin başında; susuzluk hissi, ayaklarda karıncalanma ve sık sık idrara çıkmak gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra ciltte kuruluk ve kaşıntı, bulanık görme, hızlı kilo kaybı, ağızda kuruluk, yorgunluk ve halsizlik durumları ise gözlemlenen diğer belirtiler arasında yerini almaktadır. Diyabeti yaygın olarak 2 tür başlık altında çeşitlendirebiliriz; Tip 1 Diyabet: Maalesef erken yaşlarda ortaya çıkar. İncelendiğinde pankreasta üretimi gerçekleşen insülin hormonunun ölçüsü çok daha düşük olup pankreasta üretimi durdurur. En belirgin bulgu nefesin aseton gibi kokmasıdır. Toplum içinde nadir görülür. Tip 2 Diyabet: İlerleyen yaşlarda genetik temelli olarak ortaya çıkar. Yetişkinlerde özellikle kilolu (obez) bireylerde görülür. Fakat Tip 1 diyabete göre pankreas insülin hormonunu üretir ama insülin direnci sebebiyle vücut bu hormonu istediği gibi kullanamaz ve bu durum olumsuzluklara yol açar. Özellikle kilolu (obez) bireylerde ileri ki yaşlarda gözlemlenir. Toplum içinde çok sık görülür. İnsülin direnci daha sonraki yazılarımda değineceğim en önemli unsurlardan birisi olacak. Diyabeti (şeker hastalığı) tedavi etmenin elbette yolları var. Bunlardan ilki; düzenli, dengeli ve doğru beslenme ile paralel götürülmesi gereken kilo kontrolü. İkincisi; kan şekerini düşürmeye yardımcı olan haplar ve insülin gibi ilaç tedavileri. Son olarak ise; bizim konumuz olan ve yaşam tarzı olarak benimsememiz gereken düzenli egzersiz!!! Bu yöntemlerle şeker hastalığı ve riskleri tamamen ortadan kalkmayacaktır fakat sağlıklı yaşamın anahtarı sizde olacaktır ancak bu şekilde diyabetin önüne geçilebilir. Özellikle kilo kontrolü diyabette en önemli faktörlerden birisidir. Kilo kontrolü ile insülin direncinin paralel olarak gözlemlenmesi ve diyabetin kontrol altına alınması ile ilgili literatürde çok sayıda çalışma mevcuttur

yorumunda bulundu.

“DİYABET HASTALARI İÇİN YÜRÜME, YÜZME, KOŞU, BİSİKLET…”

Hastalar için egzersiz önerilerinde bulunan Mustafa Aydemir, 

Diyabet hastaları için bu yazımda vereceğim bazı egzersiz önerileri mevcut. Özellikle diyabete genetik yatkınlığı olan çocukların düzenli egzersiz yapmaları ve bu felsefeyi yaşantılarının odak noktası haline getirmeleri gerekir. Sizlerde bu hastalığa sahipseniz çocuklarınızı bu yönde bir yaşam tarzına evirmeli ve onlara rehberlik etmelisiniz. Bahsettiğim bu egzersizler monotonluktan uzak yaparken daha çok keyif alabileceğiniz egzersizler olmalıdır ve egzersiz programı kademeli olarak arttırılmalıdır. Daha küçük yaş gruplarında oyun formatında egzersizlere yer verilerek çocuğun fiziksel aktiviteden sıkılmadan uygulanması sağlanmalıdır. Genel olarak tüm yaş grupları için söyleyebilirim ki; egzersiz esnasında su ve maden suyu tüketilmeli, uygun ayakkabı seçimi ile birlikte egzersiz yaparken ortamın sıcaklığına dikkat edilmeli ve ona göre kıyafet seçilmelidir. Egzersize başlarken oluşabilecek tüm sakatlıklardan kendimizi korumak ve fiziksel olarak toparlanmayı hızlandırmak için 5-10 dakikalık ısınma ve soğuma evreleri atlanmamalıdır. Egzersizin başlangıç, ana ve bitiş evrelerinde kan şekeri takibi yapılmalıdır. Diyabetlilerin yemekten hemen önce ve hemen sonra gibi zaman dilimlerinde egzersiz yapmamaları, ideal olarak öğünlerden 1,5-2 saat sonra egzersize başlamaları doğru olacaktır. Diyabet hastaları için yürüme, yüzme, koşu, bisiklet, step-aerobik gibi egzersiz tipleri önerilmektedir. Burada önemli olan seçilen egzersizin türünden çok süresi, yoğunluğu ve sıklığıdır

ifadelerini kullandı.

“ANTRENÖRLERDEN DANIŞMANLIK ALINMASI GEREKMEKTEDİR”

Egzersiz sırasında dikkat edilmesi gereken noktalara da açıklık getiren Aydemir şu ifadelere yer verdi: 

Egzersiz esnasında kan şekerinin düşmesi halinde bazı olumsuz durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bunlardan bazıları baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, terleme, titreme, solgunluk, açlık, bulantı, kalp çarpıntısının görülmesidir. Kan şekeriniz düşerse eğer, egzersizi bırakmanız ve hızlı emilen şekerli besinler almanız gerekir. 10-15 dakikalık süre içerisinde toparlanamazsanız doktoruna başvurmanızı öneririm. Ayrıca egzersizin dengesinin de kendi bünyenizi tanımaktan geçtiğini söylemek zorundayım. Sonuç olarak baktığımızda; egzersizin diyabeti önlemede ve kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığı literatürde, deneyimlerde ve vakalarda mevcuttur. Doğru egzersiz planın oluşturulması bu süreçteki önemli faktördür ve mutlaka profesyonel bir antrenörden danışmanlık alınması gerekmektedir. Bu noktada danışman antrenör; bireyin diyabetik durumuna göre bireyselleştirilmiş program hazırlayacaktır. Diyabeti kontrol altına almak isteyen bir bireyin egzersiz ve diyet başlıklarını unutmaması gerektiğini tekrar hatırlatmak isterim. Dünyanın ve içindeki bizlerin sınavdan geçtiğimizi hissettiğimiz bu zor günlerde içinizdeki umudun hiç bitmemesi dileğimle. Sağlıkla kalın, esen kalın…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Tüfekle vurulan genç kız hayatını kaybetti

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.