DOLAR

18,6443$% 0.02

EURO

19,4227% -0.04

GRAM ALTIN

1.051,02%-0,01

ÇEYREK ALTIN

1.699,00%-0,06

TAM ALTIN

6.840,00%-0,10

BİTCOİN

308551฿%-0.25746

Öğle Vakti a 12:19
Malatya PARÇALI AZ BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

DESTEKLE(ME)ME VE YETİŞTİR(EME)ME KURSLARI!

Ülkemizi bölüp parçalama hayalleriyle çeşitli terör örgütleri tarafından uygulamaya konan projelerden biri de özel okul ve dershane yapılanmalarıydı.

Hasbihan Et

DESTEKLE(ME)ME VE YETİŞTİR(EME)ME KURSLARI!

 

     Ülkemizi bölüp parçalama hayalleriyle çeşitli terör örgütleri tarafından uygulamaya konan projelerden biri de özel okul ve dershane yapılanmalarıydı. On yıllarca bu kurumlarda örgüt elemanı yetiştiren hainler, nihayet 15 Temmuz 2016’da ülkeyi ele geçirmek için saldırıya geçtiler. Şükürler olsun ki bu aziz milletin dirayeti ve Allah’ın yardımıyla kalleş planlarını uygulayamadılar.

Eğitim kurumlarındaki bu yapılanmanın farkına varan devlet, bunun önüne geçmek için o sinsi kurumları kapattı. Kapattı kapatmasına da “Kurunun yanında yaş da yanar.” misali, işi sadece eğitim olan dershane ve özel okullar da bu kapanmadan nasibini aldı tabi. Devlet, bir anda meydana gelen bu eğitim boşluğunu doldurmak amacıyla birtakım önlemler almak zorundaydı. Aldığı tedbirlerin biri de DYK kısaltmasıyla açılan “Destekleme ve Yetiştirme Kursları” idi. Amaç güzeldi. Eğitim için dershanelere gidip hain örgütlerin eline düşme ihtimali olan çocukları, bu felaketten kurtarmak istiyordu devlet. Öyle ya, dershanelerin verdiği eğitimi okullarda verirsek ve üstelik bu iş ücretsiz olursa çocuklarımız hem güven içinde eğitimlerini tamamlayacak hem de ailelerinin üzerine binen maddi yük kaldırılacaktı.

Gel gelelim, teoride olduğu gibi tutmadı bu iş.

Öncelikle okullarda görevli her öğretmenin bu işi yapabileceği yanılgısına düşüldü. Yıllarca Milli Eğitim Bakanlığının ağır aksak giden ders müfredatına alışık olan öğretmenlerimizin büyük kısmı, dershanelerdeki pratik, kısa sürede sonuca götüren metotlarını uygulamayı başaramadılar. Hal böyle olunca öğrenciler, DYK’de gördükleri derslerin, okul derslerinde gördüklerinden farklı olmadığını ve bu kaplumbağa yürüyüşünün kendilerine bir fayda sağlamayacağını anladılar. Büyük bir heyecan ve beklentiyle başlayan yetiştirme kursları, bir süre sonra, öğrenci devamsızlığı nedeniyle hüsrana uğradı.

Bakanlık bu konuyu şu yöntemle çok pratik çözebilirdi. Kapanan yüzlerce dershaneden Milli Eğitim Bakanlığına geçiş yapan binlerce öğretmen, sadece bu alanda görevlendirilebilirdi. Böylece bu öğretmenler, yıllarca alışık oldukları pratik yöntemlerle akademik başarıyı artırma konusunu çözmüş olurlardı. Aksine bu öğretmenlerin çok büyük bir çoğunluğu, meslek liselerinde veya kendilerini ortaya koyamayacakları statüdeki izbe okullarda istihdam edildiler. Hem o öğretmenlere hem onların yetiştirecekleri yüz binlerce öğrenciye yazık edildi.

Öğrenci devamsızlığına neden olan tek etken, öğretmenlerin pratikteki başarısızlıkları ve alanlarında kendilerini yeterince geliştirememeleri değildi elbette. Devletin bu önemli eğitim meselesini öğrenciye ve veliye ücretsiz sunmuş olması da oldukça olumsuz etkiledi bu kurslara katılımı. Halk arasında “Ucuz etin yahnisi olmaz!” diye bir söz vardır. Gerçekten de olmuyormuş. “Bir mal veya hizmet ücretsiz ya da ucuz olunca ondan hayır gelmez!” düşüncesi, bu alana da yansıdı. Halbuki, abartılı olmayan bir miktar ücret alınması ve bununla öğrencilere ek kaynaklar tedarik edilmesi, bu problemi ortadan kaldırabilirdi.

Devlet okullarının üzerindeki hantallık, yıllardan beri bir türlü alınamadı. Öncelikle hangi vasıflardaki öğretmenlerden hangi alanlarda verim alınacağının tespiti yapılmalı ve buna göre görevlendirme yapılmalıdır.

İkinci aşamada ise, okul türlerine göre sene başlarında seviye belirleme sınavları yapılmalı. Okul idarecileri, aylık yapacağı konu tarama ve deneme sınavları ile öğrencilerin katettikleri aşamaları gözlemlemeli ve eksiklik gördüğü noktaları, ilgili dersin öğretmenleri ile gidermeye çalışmalıdır. Bu sınavların yazılı yoklama denen mevcut sistemin yerine ve merkezi yapılması da mümkündür. Her ilin ve ilçenin Milli Eğitim Müdürlükleri bu işi organize edebilir rahatlıkla. Bu sınavlar, öğrencinin ilerleme ve gerileme basamaklarını kontrol ettiği gibi öğretmenin de performansını yansıtacaktır. Düşük performans gösteren öğretmenlerin görev yerleri veya biçimlerinin değiştirilmesi mümkündür. Böylece sadece öğrenci değil, öğretmenler de kendilerini sürekli yetiştirme ve yenileme gayreti içerisinde bulacaklardır.

Milli Eğitim Bakanlığının iki yıldan beri 12. sınıflarda devamsızlığın hoş görülmesini istemesi tam bir acziyet ve eksikliğin ifadesidir. “Ben senin ihtiyacın olan sınav eğitimini sana sağlayamıyorum, bu nedenle git başının çaresine bak!” cümlesinin vücut bulmuş halidir. Benim dükkânımda senin istediğin ürün varsa ben seni neden başka dükkâna göndereyim ki… Gönderiyorsam o ürün bende olmadığı içindir.

Ah be Bakanım! Madem hem ilk hem orta öğretim kademelerinin son sınıflarında sınav yapıyorsun, neden öğrencilerini kendi okullarında o sınava hazır hale getirmiyorsun? Öğretmenin mi eksik, kaynağın mı, binan mı?.. Ders içeriklerini, sınav mekanizmasını hazırlayan birimler senin sorumluluğunda değil mi yoksa? Sana emanet edilen milyonlarca çocuğu, 8 veya 12 yıl okuttuktan sonra başka eğitim kurumlarına muhtaç etmek akıl kârı mı?

Yok yok, bu akıl kârı değil de aklımızın almadığı bazı şeyler var galiba güzelim ülkemizde…

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

MEMLEKETİM SPOR ÜLKESİ Mİ? – II

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.