“Cemaatler devleti yönetemez!”

Güdeme ilişkin yorumda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “İnsanlar özgürce inançlarını yaşasınlar ama devleti cemaate teslim etmek Türkiye'nin beka sorunudur. 15 Temmuz hain darbe girişiminde gördük; devleti teslim ediyorsun, ardından darbe oluyor. Şimdi maalesef bundan bir ders çıkarılabilmiş değil. Devlet cemaatler arasında parsel parsel paylaşılıyor. Cemaatler devleti yönetemez. Cemaat gelip kaymakam, doktor atamamalı, devletin kaynaklarıyla iş yapmamalı” ifadelerini savundu.

SİNEM HATUN DAVUT

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğini (MESOB) ziyaret etti. Ziyaret sırasında bir konuşma yapan, Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, “Esnaf sanatkâr camiası olarak bugüne kadar iyi veya kötü dolaylı yollarla vergimizi ödedik. Biz de devlete dedik ki, 6 ayda siz bize bakın. 6 ay devlete olan borçlarımızı ötelemeyenle olmuyor, almayın. Ötelediler ama 3-4 ay geldi yine ödemek zorundasın. Onun için 6 ay devlet ve belediyeler alacağını almasın” ifadelerini kullandı.

Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, “Malatya’da 300’e yakın esnaf devletin eliyle kapalı ama dolayısıyla bütün esnaf kapalı. 20 yaş altı, 65 yaş üstü insanlar sokağa çıkmıyor. Hastalıktan bazı caddeler kapalıydı. Esnaf dükkânını açsa bile iş yapamıyordu. Şunu söylemek istiyorum; hepimizin bireysel olarak dikkat edip, ciddiye almamız lazım. Esnaf ve sanatkârlarımızın açılan iş yerlerinin hijyenine çok dikkat etmeleri lazım. Sosyal mesafeye hepimizin uyması lazım” ifadelerine yer verildi.

EN ÇOK MAĞDUR OLANLAR, ESNAFLAR

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Geçtiğimiz günlerde esnaf odaları başkanlarıyla bir toplantı yaptık. Bu işten en çok mağdur olanlar hakikaten esnaflar. Esnaf deyince hepimiz biliyoruz ki gün kazanıp gün yiyen insan akılla geliyor. Maalesef bu dönemde 252 bin 690 iş yeri kapandı. Kahvehane, pastane, berberler, kuaförler, okul kantinleri, servis araçları gibi sektörlerde çalışan insanlar maalesef işe gidemedi. AVM’ler hariç esnafın kira parasını devlet ödemelidir. Yıllardan beri namusuyla vergisini ödeyen, evine nafaka götürmeye çalışan bir kesimden bahsediyoruz. Muhteşem bir kültür var. Muhteşem bir devlete katkısı var, mutlaka kiralarının ödenmesi gerekiyor. Ayrıca çalışanlarının ücreti konusunda da mutlaka devletin katkı yapması gerekiyor. Esnafların banka borçları 1 yıl boyunca faiziyle ertelenmeli. Faizleri de devlet ödemeli diyoruz. 1 milyon 251 bin 13 esnafımız var; sadece 264 bininin borcu yapılandırılmış. Sadece Halk Bankası bu konuda yardımcı oluyor diğer bankaların da bu konuda yardımcı, destek olması gerekiyor. Mutlaka sicil affı getirilmeli diyoruz. Esnaf 3 aydan beri kirasını ödeyemedi, para kazanamadı, işçinin parasını ödeyemedi, evine ekmek götüremedi, zor durumda. Kredi işlemlerinin kolaylaştırılması için mutlaka sicil affı getirilmelidir. Sicilden dolayı insanlar maalesef kredi kullanamıyorlar. Motorlu Taşıtlar Vergisi alınmamalı diyoruz. Esnaf ve sanatkârlar 6 aylık kira tutarları kadar, vadeli kredi kullanmalı ve bu kredinin faizini de devlet ödemelidir” ifadelerini kullandı.

SOKAK EKONOMİSİNİ DE VİRÜS VURDU

“Sokak ekonomisinden geçimini sağlayan 6 milyon insan var” diyen Ağbaba, “Kim bunlar; kapıda mendil satan, simit satan, çakmak gazı dolduran, ayakkabı boyacısı, seyyar satıcısı, 6 milyon insan sokaktan geçimini sağlıyor. Sokağa çıkma dediğin anda bu insanlar aç kalıyor. Dolayısıyla bunlarında mutlaka mağduriyeti giderilmeli. Gözümüze çok gözükmüyor Türkiye’de tam 1 milyon ev temizliğine giden kadın var. Bunlar hem risk altında hem de sokağa çıkma yasağı nedeniyle o gün kazanıyor o gün yiyor. Belki çok dikkatlerden kaçıyor Türkiye’de yine 1 milyon civarında kapıcı dediğimiz apartman görevlisi var. Sokağa çıkma diyorsun bu insanlar sokağa çıkıyor alışverişinin yapıyor gazeteni alıyor. O insanlarda büyük risk altında bu insanların da olağanüstü mağduriyetleri var bu insanların mağduriyetleri giderilmeli” şeklinde konuştu.

‘BURHAN KUZU’ SORUSUNA YANIT VERDİ

Uyuşturucu baronu Naci Zindaşti’nin tahliyesine etkisi olup olmadığı konusunda açıklama yapan AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu, hâkimleri aradığını itiraf etmişti. Bu konuya da temas eden Ağbaba, “Biz bu tartışmanın dışında durmaya çalışıyoruz. Ancak anlaşılıyor ki, AKP içerisinde görüş zıtlığı var. AK Partili Naci Bostancı, ‘böyle bir düzenleme gelebileceğini’ söylüyor. AK Parti Gurup Başkan Vekili ise, ‘bunun bir ahlak meselesi olduğunu ve kanunla düzeltilemeyeceğini’ söylüyor. Anlaşılıyor ki, Sayın Devlet Bahçeli, AK Parti’yi karıştırdı. Bu tartışmaya bizler gülerek izliyoruz. Vekil transferleri konusunda şunu söyleyelim, bir çıkar ilişkisi yoksa geçmişte olduğu gibi farklı konularda biz transfere karşıyız. Ancak, demokrasinin önüne kurulan kumpasları da çözmek bizim görevimiz. Geçtiğimiz seçimlerde önce Ağustos diye ilan ettiniz, sonra sarayda bir hesap yaptınız İYİ Parti’nin seçime girme hakkının 26 Haziran 2018’de olduğunu gördünüz ve seçimleri 24 Haziran’a aldınız. Sen kumpas kuracaksın, o kumpası kurarken iyi, o kumpası çözerken kötü. Siyasetin önündeki kumpaslara karşıyız. Bizim barajla ilgili önerilerimiz var; yüzde 1 alan bir siyasi partinin temsilcisi mutlaka mecliste temsil edilmelidir. Sayın Bostancı başka bir şey, Sayın Turan başka bir şey söylüyor. Bahçeli AK Parti’yi karıştırdı, onlara Allah kolaylık versin diyoruz. Sayın Burhan Kuzu, samimice bir itirafta bulunmuştur. ‘Bizim geçmişte, kendi içimizde Fethullah Gülen’in ilişkisi olmayan yok. Ben de Abant platformunda görevliydim’ diyor. Vallahi fakir fukaranın çocuğu Bank Asya’nın önünde geçti diye cezaevine atıyor, işten atıyorsun. Çocuğu Fethullah’ın okullarında okudu diye insanlara hayatı zehir ediyorsun ama AK Partili siyasetçilere gelince dokunmuyorsun. Burhan Kuzu doğru söylüyor. AK Parti’de Fethullah ile ilişkisi olmayan kimse yok. Onu bizler de biliyoruz. Fakir fukaraya uygulanan kriterler keşke siyasete de uygulansa’ Bu dersi alamadık hala. Biz insanların inancına saygılıyız. İnsanlar kendi içlerinde inançlarını yaşasınlar, özgürce inançlarını gerçekleştirsinler ama devleti cemaate teslim etmek Türkiye’nin beka sorunudur. 15 Temmuz o hain darbe girişiminde gördük. Devleti teslim ediyorsun ardından darbe oluyor. Şimdi maalesef bundan bir ders çıkarılabilmiş değil. Devlet maalesef cemaatler arasında parsel parsel paylaşılıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Ülkeyi yönetenleri uyarıyoruz; cemaatler kendi işine bakacak, devleti cemaatler yönetemez. Cemaat gelip kaymakam, doktor atamamalı, devletin kaynaklarıyla iş yapmamalı. Burhan Kuzu bir şey daha söylüyor. Zindaşi meselesin de ‘ilk arayan ben değilim’ diyor. Buradan savcıları göreve davet ediyoruz. Zindaşi için kim hâkimleri savcıları aramış? Zindaşi, İranlı bir eroin ve uyuşturucu kaçakçısı. ‘Arayan tek ben değilim, benden önce de arayanlar var, benden sonra da arayanlar var’ diyor Burhan Kuzu. Bunlarında ortaya çıkması gerekiyor” ifadelerini savundu.

30 May 2020 - 13:16 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.