DOLAR

18,6443$% 0.02

EURO

19,4227% -0.04

GRAM ALTIN

1.051,02%-0,01

ÇEYREK ALTIN

1.699,00%-0,06

TAM ALTIN

6.840,00%-0,10

BİTCOİN

308486฿%-0.34312

Öğle Vakti a 12:19
Malatya PARÇALI AZ BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

BÜLBÜLÜ ETİ İÇİN ÖLDÜRMEK!

Sevgili ildaşlarım, canlarım…

Hasbihan Et

BÜLBÜLÜ ETİ İÇİN ÖLDÜRMEK!

Sevgili ildaşlarım, canlarım…

Kıymetli gençler…

Nasılsınız?

Hele şükür koronavirüsü savdık.

İnşallah gider de bir daha gelmez.

Allah’ın, üstün vasıflarla donatarak yarattığı ‘insan’ kazandı savaşı; virüsü yendi.

Devletimizin, her şeyin başı sağlık diyerek, yurdun her birimini donattığı modern hastaneler, sanki hazır kuvvet gibi bekliyordu.

Benim, bahçeye bağa hiç ilgim yokken, Allah sanki aklıma koydu, Allah sanki uyandırıp sevdirdi de Dilek’te, dört dönümlük bir toprağa, sevimli, kullanışlı küçük bir ev yaptık, su çıkardık, ağaçlar diktik, meyveler, sebzeler, çamlar, çimler, çiçekler, güller yetiştirdik.

Hem, ana baba ocağını yeşerttik, hem kurtları kuşları, böcekleri, hem gelen geçenleri, hem eşimizi, dostumuzu, komşumuzu hem de bedenimizi, ruhumuzu şenlendirdik.

Hani, “Kötü komşu iyi hacet sahibi yapar insanı” derler ya, hem kötü komşu virüsün kötülüklerinden kurtulduk, hem de bağ bahçe yetiştirdik.

Bir de Devletimiz, Milletimiz ne yaptı ona bakalım.

Birincisi, Devletin bütün çarkları, dişlileri tıkır tıkır çalıştı.

İnsan unsuru, Türk Askerinin disiplini, sorumluluk bilinci, özverisi, çevikliği, çabukluğuyla çalıştı.

Depremlerde, sel felaketlerinde, orman yangınlarında Cumhurbaşkanı’yla, bakanı, valisi, kaymakamıyla nasıl koştu, koşturduysa, pandemide de aynen öyle yaptı.

Devletimiz deneyimine deneyim kattı.

Aşı, aşı diye sızlanırken insanlar, Dünya’da ilk aşıyı, Uğur Şahin, Özlem Türeci adlı karı koca iki Türk icat etti.

Türkiye Turkovac’la, Corona aşısını bulan on yedi ülkeden biri olarak, Uğur Şahin-Özlem Türeci de ilk aşıyı bulan iki Türk olarak tarihe geçti.

Onlar aşıyı buldular, biz millet olarak kendimizi bulduk.

Dün askeri, adaleti,  insaniyeti, medeniyeti ile tarihin akışına yön veren Türkler, bugün, ‘Biz buradayız; ölmedik!’ uyanışını gösterdi, daha neler yapabileceğinin ipuçlarını verdi.

‘Her şeyin başı sağlık’ diyerek, ülkemizi Şehir Hastaneleri, Üniversite Hastaneleri, Sağlık Merkezleriyle donatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Önce Milli Güvenlik diyerek de, bir zamanlar söylenen ama lafta kalan, “Kendi silahını kendin yap” sözünü hayata geçirerek, Yerli ve Milli, çeşit çeşit Zırhlı Araçlar, İHA’lar, SİHA’lar, Tüfekler, Roketatar Sistemleri, Füzeler, Füze Sistemleri, Helikopterler, Tanklar, Torpidolar, Gemiler, Radar Sistemleri, Gemisavarlar, Zırhlı, Zırhsız  Muhabere Araçları, Keşif Uydusu, Eğitim Uçakları, İDA İnsansız Deniz Aracı vd. yaptı.

Hepsi de pratikte tam not aldı.

Türkiye bu savunma araçlarıyla, Dünya basınında manşet oldu.

Paramızla bize silah vermediler, şimdi dünyaya satıyoruz.

Hani kötü komşu insanı iyi hacet sahibi yaparmış ya…

Eskiden denirdi ki, “Yabancılar ülkemizde petrol arıyor, bulduklarında, ‘yok’ deyip üzerini körlüyorlar!”

Şimdi bize ait enerji gemileriyle mavi sularda beş gemimizle Bayrağımız dalgalanıyor.

Fatih, Yavuz, Kanuni adlı üç sondaj, Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis adlı iki sismik araştırma gemimiz Akdeniz’de, Karadeniz’de enerji arıyor, enerjide de, güçlenelim, kimseye muhtaç olmayalım diye.

Kemal Atatürk, Büyük Zaferden sonra, “Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa, kalıcı olmazlar.” Demiş, ülke baştan başa Ekonomik Seferberliğe girmişti.  “Toplu iğne bile yapamıyorduk.” Çünkü.

O seferberlik, Atatürk’ten sonra, İkinci Dünya Savaşı  ve özellikle dış müdahalelerle, akamete uğradı, dağıldı gitti.

Türkiye, bir şiirin, “Beş on damga yemiş pula dönmüşsün” dizesine döndü.

Üç beş ay ömürlü hükümetler, bakanlık sözüyle parti değiştiren milletvekilleri, sözde Anayasal kurum olan, içi boşaltılmış, Sorular, Gensorular, Meclis Araştırmaları, Meclis Soruşturmaları, Güven Oylamaları dönemini, “Bul iki yüz yirmi altıyı, düşür hükümeti” sözlerinin söylendiği, Türkiye şartlarına uymayan Parlamenter Sistemini yaşadı.

Darbelerle, muhtıralarla, kardeş kavgalarıyla uğraşıp durdu.

Ülke başbakanının, “Benzin vardı da içtik mi?” dediği, “Yetmiş sente muhtacız!” diyerek döviz yokluğunu ifade ettiği, dış temsilcilerinin aylıklarını ödeyemediği, MİT mensuplarının maaşının ABD tarafından ödendiği ülke olduk.

  1. Yüzyıl başlarında memleket, Birinci Dünya veya İstiklal Savaşı sonrasının o, ‘Toplu iğne bile yapamadığımız’ şartların benzeri hallere düştü.

TBMM, Bakanlar Kurulları, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık konuşup duran, beyanat verip okuyan, çoban salatası değil, laf salatası yapan kurumlara döndü…

Türkiye bu sefer, Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yeni bir Ekonomik İstiklal Savaşı, Tam Bağımsızlık Savaşı içine girdi.

İşte yukarıda yazdığım sırada, gururdan gözelerimin yaşardığı o atılımlar, o icatlar bu kahramanlığın eseri.

Gözlerim bir de, her biri birer kahraman olan bakanların Başkomutan R.T. Erdoğan önderliğinde yürüttüğü bu mücadele, bu emekler, bu çabalar, bu icatlar, bu terörle mücadeleler, “Ya tarumar olursa!” diye düşündüğüm sırada yaşarıyor.

Her kökenden bireyiyle Büyük Türk Milleti buna fırsat vermez diye düşünüp ferahlıyorum.

O silah yapan, helikopter, tank yapan fabrikalarımız durursa, Mavi Vatandaki sondaj gemilerimiz, sismik araştırma gemilerimiz kızağa alınırsa, terörle mücadele sulanır, terör devletine suskun kalınırsa, sadece domatesimiz, biberimiz, ayakkabımız, çorabımız değil, emeklerimiz, birikimlerimiz, deneyimlerimiz, kazanımlarımız elimizden gider. Bağımsızlığımız gider.

“Toplu iğne bile yapamadığımız” günlere geri döneriz!

Sen bir “pahalılık” kusuru sebebiyle, bu sistemi bozacak, ‘bülbülü eti için’ öldürecek misin, Ey Büyük Türk Milleti?

Ayrıca, pahalılık hallolmayacak bir sorun mu?

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

PES ETMİYORUZ

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.