DOLAR

18,5039$% -0.02

EURO

18,1433% -0.12

GRAM ALTIN

987,78%0,00

ÇEYREK ALTIN

1.618,00%0,12

TAM ALTIN

6.453,00%0,11

BİTCOİN

357040฿%-0.48819

İmsak Vakti a 04:55
Malatya AÇIK 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

Bu ihlalleri yapanların vay haline!

Hasbihan Et

Bu ihlalleri yapanların vay haline!

ÇİĞDEM ERHAN

Sosyal medya kullanım oranının artmasıyla birlikte ciddi manada kişisel verilerle ilgili problemlerin gün yüzüne çıkmaya başladığını dile getiren Avukat Emre Apak, birçok şeyin kişinin kişisel verisi olarak kabul ediliyor olmasının konunun hassaslığını ortaya çıkardığını ifade etti. Apak, kişisel veri aydınlatma metni, bu kapsamda hazırlanan kamu spotu niteliğindeki öğretici videolar başta olmak üzere vatandaşların daha çok bilgilendirilmesi gerektiğini ve gerekli tüm eğitimlere ihtimamla katılmalarının önem arz ettiğini söyledi.

Emre Apak

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medyanın kullanım oranlarında artış yaşanmaya devam ediyor. Bu artışla birlikte ülkemizde ciddi manada hem dolandırıcılık hem de kişisel verilerin ihlali suçlarında da artış yaşanmaya başladı. Kişisel verilerin kullanımının Türk Ceza Kanunu’nda cezai müeyyidesi olduğunu belirten ve BUSABAH gazetesine konuşan Malatya Barosu avukatlarından Emre Apak, kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun, bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezasının olduğunu söyledi.

“EN BÜYÜK PROBLEMLERİNDEN BİR TANESİ DE BU”

Emre Apak, kişisel verilerin özellikle son zamanlarda suç unsuru içeren çeşitli eylemler içerisinde kullanıldığına şahit olunduğuna dikkat çekerek, “Sosyal medyanın da kullanım oranının artmasıyla beraber ciddi manada kişisel verilerle ilgili problemler gün yüzüne çıkmaya başladı. Aslında ülkemizde de en büyük problemlerinden bir tanesi de bu. Çünkü yapılan araştırmalarda gerek instagram gerekse facebook gerekse whatsapp olsun sosyal medya kullanıcılığında sayının müthiş artış gösterdiğini görüyoruz ve dünya genelinde de sosyal medyayı kullananların ve sosyal medyada zaman geçirenlerin de belki de en çoğunun Türkiye’de olduğunu görüyoruz. Özellikle sosyal medya kanalıyla gitmemizin sebebi de bu alanda hem dolandırıcılık suçlarının ciddi anlamda işlenmiş olması hem kişisel verilerin ihlali gibi suçların işlenmesindeki ciddi artış oranıdır” ifadelerini kullandı.

“2 YILDAN 4 YILA KADAR HAPİS CEZASI VAR”

Kişisel verilerin ihlali ile ilgili olarak TCK’ da yer alan maddeleri açıklayan Avukat Apak, sözlerine şöyle devam etti:

“Kişisel verilerin ne olup olmadığını vatandaşlar arasında bilinmemiş olması, aslında kişisel veriler ile ilgili bazı eylemlerin suç olup olmadığı bilinmeden işlenmiş olması yaşanan olaylarda mağdur sayısını arttırmaktadır. Ayrıca kanunları bilmemekte ülkemizde bir mazeret sayılmadığından ortaya çıkan bu suç eyleminden dolayı sanıkların sayısında da ciddi artış oluyor. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136. maddelerinde kişisel verilerin kaydedilmesi, hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve aynı zamanda hukuka aykırı olarak kullanılması bunlar ayrı ayrı suç olarak nitelendirilmiştir. Özellikle şunu söylemekte fayda var; Yargıtay’ın da yerleşik içtihatlarında kişisel veri dediğimiz olay bir insanın saç telinden, kişinin çok da gizli olmayan kişisel bilgisini yazmış olduğu bir parça kâğıda kadar, tutmuş olduğu günlük defterinden, giymiş olduğu kıyafete kadar birçok olayda bu materyalleri de kişisel veri olarak kabul etmekte. Dolayısıyla kişisel veri dediğimiz başlık oldukça geniş bir ağı kapsamaktadır. İşte burada birçok eylemi veri ihlali oluşturup oluşturmadığını vatandaşlara anlatmak gerekiyor. Çünkü aslında günlük yaşantıda vatandaşlarımızın birçok eylemi suç teşkil ediyor ama bunun farkında değiller.”

“ÖNEM ARZ ETMEYEN BİR BİLGİDE OLABİLİR”

Sözlerine “Türk Ceza Kanunun 135. maddesine bakıldığı zaman kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektiren bir suç olarak kaşımıza çıkmaktadır” diyerek devam eden Apak, “Bu ne demek; diyelim ki herhangi bir kişinin bir kişisel verisi var. Bu bir cep telefonu numarası olabilir, bu ödevini yazdığı bir kâğıt olabilir, özel bir iş için hazırlanmış bir evrak olabilir, bunlar birer kişisel veridir. Bu kişisel veriler şahsın kendisinin şahsi hayatı ile ilgili önem arz eden veya önem arz etmeyen bir bilgide olabilir. Bu bilgilerin bir şekilde ele geçirilmiş olması otomatikman bizim karşımıza veri ihlali suçunu çıkarıyor. Burada önemli olan husus verilerin hangi amaçla ve nasıl ele geçirildiği konusudur. Çünkü hukuka aykırı olarak ele geçirilen veriler herhangi bir davada delil olarak kullanılmak istense dahi hukuka aykırı delil olacağından sebeple delil hükmünü yitirmektedir. Bu durum aslında birçok olayda hakkını aramaya çalışan vatandaşların bilmeden suç işlemesine de sebebiyet vermektedir” ifadelerini kullandı.

“HUKUKEN YAPILMASI GEREKLİ OLAN BİR EYLEMDİR”

Kişisel verinin ele geçiriliş şeklinin önemli olduğunu belirten Apak, şunları kaydetti:

“Vergi Bir başka suç türü ise bu konuda verilerin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi ve kaydedilmesi olarak yasa koyucunun adlandırdığı TCK 136. maddesinde ayrı bir suç olarak düzenlenen suç türüdür. Bu suç türünün de 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası var bulunmaktadır. Burada ise ortada bir kişisel veri var bu kabul ediliyor; fakat mevcut kişisel verinin ele geçiriliş şekli önem arz ediyor. Mesela, bugün siz bir hastaneye gittiğiniz zaman TC kimlik numaranızdan bir giriş yapılıyor. Bu hukuka uygun bir giriştir. Veya vergi dairelerinde vergi işlemleri sırasında bazı kişisel verilerin kaydedilmesi ve sisteme girilmesi hukuka uygun bir eylem çünkü bu eylem oradaki görevliye kanunun emrettiği ve hukuken yapılması gerekli olan bir eylemdir. Ancak bu verilerin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi burada TCK 136. kapsamında suç unsurunu oluşturduğu görülüyor. Bu ne demek; bir arkadaşınızın telefon numarasını onun onayını almadan bir başkasına vermiş olmanız bile suç teşkil ediyor. Aynı zamanda instagram da kendi fotoğrafını veya kendisiyle bağlantılı paylaşımını kendi kullanıcılarının ya da kendi paydaşının seyrine sunan bir kişinin bu görüntüsünün ekran fotoğrafını alıp galerisinde tutması bile suç teşkil edebiliyor. Çünkü burada veri sahibinin yani verileri yer alan kişinin hangi amaçlı bu veriyi size verdiği çok önemli bir konu. Diyelim ki bir vergi mükellefi var. Bu vergi mükellefinin iletişim numarasından tutun da özel hayatındaki birçok bilgiye kadar yetkili ve görevli kişinin elinin altında yer almaktadır. İşte burada yetkili kişinin bir başkasına, vergi mükellefinin sadece iletişim numarasını dahi verse veya ödediği vergi miktarını gösterse bu da veri ihlali suçunu meydana getirecektir. Çünkü kurumda yetkili kişinin, ulaşabildiği veri bilgilerini hangi amaç ve işlemler için kullanacağını yasa sınırları ile çizmiştir. Dolayısıyla bu örnek minvalinde demek istediğimiz husus şudur ki herhangi bir veriyi o verinin kullanılış amaçları dışında kullanan şahısların işlemiş oldukları eylemler suç teşkil etmektedir.”

“KANUNLARI BİLMEMEK MAZERET SAYILMAMAKTADIR”

Sosyal medyada kişisel veri ihlallerinin günümüzde çok fazla görüldüğünü dile getiren Emre Apak, “Önemle değinmek istediğimiz konuların başında sosyal medya başlığı gelmektedir. Ne yazık ki kendi sayfalarını veya kullandıkları platformları bilerek ya da daha çok bilmeden hukuka aykırı olarak kullanan şahıslar 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında suç işlemektedirler. Dolayısı ile bu ciddi anlamda bir sorun. Bu vesile ile TCK’nın 135 ve 136. Maddeleri belki de günümüzde en çok işlenen suç eylemleri olarak karşımıza çıkıyor. Biz birçok mahkemede lise öğrencilerin bile ki bunların yargılandıkları yerler çocuk mahkemeleridir. Sadece bir telefon numarasını alıp başka birine vermelerinden dolayı haklarında dava açıldığını gördük bu olması gereken bir eylem. Çünkü Yargıtay’ın kişisel veri içtihatlarına baktığımız zaman kocaman bir paragraf görürüz. Birçok şeyin kişinin kişisel verisi olarak kabul ediyor olması da konunun hassaslığını ortaya çıkarmaktadır. Bu vesile ile önemle belirtmek istiyoruz ki kişisel veri aydınlatma metni, bu kapsamda hazırlanan kamu spotu niteliğindeki öğretici videolar başta olmak üzere vatandaşlarımızın daha çok bilgilendirilmesi gerektiği gibi, vatandaşlarımızın da gerekli tüm eğitimlere ihtimamla katılmaları önem arz etmektedir. Çünkü unutmayalım ki hukuk sistemimizde kanunları bilmemek mazeret sayılmamaktadır” ifadesine yer verdi.

Veri ihlallerinin önlenmesi için 2017 yılında kurulan Kişisel Verileri Koruma Kurulu hakkında da bilgiler veren Apak, “Veri ihlallerinin ve veri ile ilgili suçların gün geçtikçe işlenmesinin ve bu artışın ciddi anlamda gerçekleşmesinin bir sonucu olarak da aslında 30 Ocak 2017 yılında Kişisel Verileri Koruma Kurulu oluşturulmuştur. Bu kurum bağımsız tüzel kişili olan bir kurumdur. Özellikle bir takım hukuki düzenlememeler yapabilme yetkisine sahip bir kurumdur. Bugün alış veriş merkezlerine gittiğinizde veya bazı mağazalara gittiğinizde, ticari faaliyetlerin olduğu kurumlara gittiğinizde oralarda kişisel verilerin aydınlatma metni görülür. Orada müşteri onu okuyarak ciddi anlamda veri ihlali ne demektir, verilerini nasıl koruyabilir, kişisel verileri koruma kurumuna nasıl başvuru yapabilir bununla ilgili bir bilgi aktarımı bulunmaktadır. Çünkü bu alanda bilgi eksikliği çok fazla olduğundan dolayı, özellikle Kişisel Verileri Koruma Kurumu kendi web sitesine de girildiği zaman da görülecektir hem rehber yazılarıyla hem videolarıyla hem de kanallarıyla ve bu aydınlatma metnini her platformda yayınlamasıyla vatandaşlara bilgi aktarımı sağlıyor, vatandaşların bilgi sahibi olmalarını istiyor” şeklinde konuştu.

“AYRI BİR HUKUK MAHKEMESİ KURULMASI GEREKMEKTE”

İhtisas mahkemelerinin kurulması taraftarı olduklarını söyleyen Apak, “Sosyal medya kullanımından tutunda normal sosyal ortamdaki basit bir arkadaş ilişkisine kadar insanların birçok kişisel verisinin başkalarıyla paylaşıldığının cihazlara depolandığı bunun suç olup olmadığı bilinmeden dahi bu eylemlerin gerçekleştirildiğini görüyoruz. Bu vesile ile özellikle kişisel verilerle alakalı olarak hem hukuk hem de cezai davalarda ciddi anlamda ihtisas mahkemelerinin kurulması taraftarıyız. Verilerle ilgili olarak ihtisaslaşmış ayrı bir ceza mahkemesi veya ayrı bir hukuk mahkemesi kurulması gerekmektedir. Dolayısı ile veri dediğimiz olayın Yargıtay kararlarıyla çok geniş bir ağa sahip olduğunu bu verilerinde bir takım eylemler neticesinde ciddi anlamda suçlar ve ciddi anlamda cezalara yol açtığını belirtmek isteyerek konunun hem geniş kapsamlı olması hem de oldukça hassas olması sebebi ile her vatandaşımızın iş hayatından ev yaşantısına kadar her alanda bilinçli hareket etmesi gerekliliğini vurguluyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Marketlere inat Halk Günü

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.