DOLAR

13,5526$%0.76

EURO

15,3584%0.06

STERLİN

18,4287£%0.4

GRAM ALTIN

789,90%0,50

ÇEYREK ALTIN

1.280,00%0,54

BİTCOİN

565066฿%-0.74046

İmsak Vakti a 06:10
Malatya KAR YAĞIŞLI -6°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

AZICIK AŞIM KAYGISIZ BAŞIM

Eski günlerden bahsedince, şimdiki çağalardaki tepki şu;

Hasbihan Et

AZICIK AŞIM KAYGISIZ BAŞIM

Eski günlerden bahsedince, şimdiki çağalardaki tepki şu;
”Ay ben şook, ciddi olamazsın! Cep telefonu yok muydu? Cep telefonundan vazgeçtik evlerde de yok muydu telefon?. Nasıl yaşadınız öyleyse.”
El cevap:
Yoğhdu çağam, yoğhdu. Tilifon da yoğhdu, Televizyon da yoğhdu. Hatta Aletirik bilem yoğhdu. İdare lambalarımız vardı. Gaz lambamız vardı. Durumu eyi olan ailelerde “lüküs” varıdı. Aletirik yeterli gelmez ve bazı saatlerde kesinti yapılırdı.
O dönemlerde erkenden yatılıp,erkenden galğhılırdı. Böyüklerimiz, “yatsıyı gıla yatasın boyunca nura batasın” diyerek bizi motive ederler biz de erkenden yatardık. Gahvaltılar henüz köy gahvaltısı, serpme gahvaltı, açık büfe gahvaltı, organik gahvaltı, Van gahvaltısı gibi fraksiyonlara ayrılmamışlardı. Tereyağı, bal, peynirden oluşan ana! gahvaltısı revaçtaydı. Çoğu zaman da, mercimek ya da tarhana çorbasından oluşan ana çorbalarıyla güne başlardık.
Azıcığh aşımız, kaygısız başımız der, mutlu olurduğh. Ganaat (İdare-tasarruf) diye bir olgu vardı her evde uygulanan. Tavuk ve gırmızı et evlere her gün girmezdi. Girdiği zaman da mis gibi kokusundan durulmaz, tadına doyulmazdı. Pirinç pilavı misafir gelince yapılır, çarşıdan datlı alınmaz evde yapılır ve ganaat olsun diye şekeri az konurdu. İdare için bunları yapan analarımız bizi de obeziteden ve diyabetten korumuş olurlardı..!!
Giderlerimiz şimdiye göre yoğh denecek kadar azdı. Büyüklerin yemekleri sefer taslarına koyularak çocuklar tarafından götürülürdü.
Aletirikle çalışan bir tek lambalar vardı, onun da yarı günü kesik olurdu. Onun için aletirik mesarifi çoğh azdı. Telefon masrafı, özel okul aidatı, servis parası, internet masrafımız yoğhdu. Apartman aidatı, gapıcı parası, doğalgaz ücreti nedir bilmezdik.
Analarımız yemekleri gazocağında ya da kuzinede yaparlardı. Sonraları ipragaz, milangaz dediğimiz tüpler çıktı. Kalorifer yoğhtu, evlerin ısınması soba ile olurdu. Sobada, odun kömür yağhılır, bazı evlerde de talaş sobasında talaş yağhılırdı. Sobanın deliğinden, tavanda oynaşan alevi izlemek, çıkan hışırtıları dinlemek ne de hoş olurdu.
Herkes kendine yakışan şeyi giyerdi. Markalı ürünleri bilmezdik. Bir ayakkabıyı yırtılana gadar giyerdik. Cızlavetten, gunduraya terfi ettiğimizde bile, dibi delininceye kadar giyer sonra pençe yaptırırdık. Pençe, ayakkabının ömrünü uzatırdı.
Ceket, gömlek yakalarımız ters yüz edilirdi. Gömleklerimize yedek yaka ve kol yaptırılır, yırtılan yerler yamanırdı. Çoraplarımızı analarımız yünden örerlerdi.
Turşumuzu, salçamızı, reçelimizi, gağhımızı kendi bağımızdan bahçemizden yapardık. Degirmana galğhar zarhamızı kendimiz yapardık. Banyoda duran zeytinyağlı yeşil sabun hepimizi tertemiz yığhar, ne idüğü belirsiz kimyasal jel ve şampuanlar gibi kaşıntı yapmazdı.
Aç değildik, Açık değildik. Çok mutluyduğh.
Şimdi öyle mi? İnsanların her şeyi var ama mutlu değiller. Doyumsuzlar. Gözleri doymuyor. İstiyorlar. Daha istiyorlar, sürekli istiyorlar.
Biz eski torpağhlar ise hala eski günleri arıyoruz. Hatta eski yol kesen kışları bile arıyoruz. Gıllı gar yağdığında, papağımızı vurur, gızağh gayardıh. Yalınayağh torpağhlara basardığh. Yağmurda ıslanırdığh. Şimdiki çağaların hiç birinde bunlar yoğh. Aman basma üşütürsün, aman sığhı geyin, Onu yeme, bunu içme…
Ha unutmadan söyleyeyim, Kola mola gibi yabancı menşeyli emperyalist içecekler de şehrimize gelmemişti henüz.
Tek lüksümüz, Demir gazozu içmek, Dondurmacı Süleyman’dan dondurma yiyip, Temelli Pasajı boyunca volta atmaktı.
Yahu ne güzel günlerdi. Eskimeden ayakkabı ve kıyafet alınmazdı. O eli öpülesi analarımız azla yetinir, vara yoğa evde huzursuzluk çığharmazlardı. Babalar da baba gibi dik durur, yuvasının rızkı için dişini tırnağına takar çalışırdı. Eşler arasında sevgi, saygı ve sadakat vardı, onun için evlilikler çok uzun sürerdi…
Çok şey kaybettik çook şey…
Selam olsun o güzel günleri yaşayan Malatya’mın güzel insanlarına…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

HAYVANSEVERLER’E

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.