DOLAR

13,5505$%0.29

EURO

15,2838%-0.16

STERLİN

18,2793£%0.24

GRAM ALTIN

802,65%0,29

ÇEYREK ALTIN

1.302,00%0,15

BİTCOİN

499625฿%9.38074

Akşam Vakti a 17:48
Malatya KAPALI -1°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Umut BOZKURTOĞLU

Umut BOZKURTOĞLU

17 Ocak 2022 Pazartesi

MALATYA’YI EL BİRLİĞİ İLE BİTİRDİLER

0

BEĞENDİM

ABONE OL

MALATYA’YI EL BİRLİĞİ İLE BİTİRDİLER

BUSABAH gazetesinin Cumartesi günkü manşet haberi Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde görev alan torpilli akademisyenlerin önce temizlik işçisi olarak görev yaptığı daha sonra akademisyen kadrosuna geçtiği iddia edilerek gerçek bir habercilik örneği sergilendi. Kamu görevini layıkıyla yerine getiren arkadaşlarımı kutluyorum. Savcılığın hiç zaman kaybetmeden soruşturma açması gerekiyor çünkü gazete haberi suç duyurusu taşımaktadır. Haberde iddia ediliyor, gerçekleri ise savcılık ortaya çıkarmakla mükelleftir. Turgut Özal Üniversitesi’ne Malatya’nın ihtiyacı yoktu. İnönü Üniversitesi’nin başarı oranı zaten Türkiye ortalamasının altında, bu üniversitemizi güçlendirmek varken biz bölerek zayıflattık. Turgut Özal Üniversitesi adeta hesaplaşma yeri oldu. Sayın Aysun Bay Karabulut’a yer açmak için üniversite bölündü İlim ve bilim yuvası hesaplaşma yeri oldu. Böyle bir rezalet ancak Malatya’da olur. Elbirliği ile Malatya’yı bitiriyoruz, Turgut Özal Üniversitesi kurulduğundan bugüne hep olumsuz haberleri ile gündeme geldi. Bu olumsuzluklar içinde öğrenci yetişir mi, bu öğrencilerin hocalarına ne kadar güvenir, işçi kadrosundan akademisyenliğe yükselen bu kişiler öğrenciye ne verebilir?

İnanın bu olaylar bir Avrupa ülkesinde olsa, bu olaya karışan kişiler eğitimde ömür boyu men edilir. Turgut Özal Üniversitesi’nde bu olaylar olurken siyasi irade nerede, devlet otoritesi nerede? ‘Ben yaptım oldu’ ile bir iş yeri yönetilemez, kaldı ki koskoca üniversite yönetilsin. Bu olanlar akıl tutulmasından başka bir şey değil. Yarın mevcut yöneticiler çıkar, gider olan Malatya eğitimine ve Malatya’ya olur. Bu olumsuzlukları gören öğrenciler Turgut Özal Üniversitesi’ni tercih olarak yazar mı, doğal olarak yazmaz. Ayrıca Malatya’ya mal olmuş ‘Turgut Özal’ ismini bu kadar yıpratmaya kimsenin hakkı yok.

Ama Malatya’da tuz kokmuş neylersin. Uzun yıllar köşe yazıları yazıyorum, güzel Malatya’mıza ve paydaşlarına katkıda bulunmak istiyorum ama hep kötü adam oluyorum. ‘Malatya’da iyi şeyler oluyor da ben mi görmüyorum’ diye kendime özeleştiri yapıyorum. Sağıma bakıyorum, soluma bakıyorum 2021 yılını gözden geçiriyorum inanın Malatya’da olumlu gelişmeler yok denecek kadar az. Benim yıllardır yüksek sesle seslendirdiğim liyakat, liyakat, liyakat.  İnanın Malatya’da liyakatli yönetici sayısı parmak sayısını geçmez. Malatya’da belediyelere bir bakın, ne kadar yeteneksiz ve beceriksiz insanlar varsa istihdam edilmiş (istisnalar hariç.) Biz bu insanlardan hizmet bekliyoruz, medet umuyoruz. Daire başkanlarına, genel müdürlere, müdürlere bir bakın, kendi emri altında çalışanlar kendilerinden daha yetenekli. Bu durum Malatya’yı baştan aşağı bitiriyor. Siyasette dayısı olan kapmış makam ve mevkii. Malatya’da baştan aşağıya bir değişime ihtiyaç var. Liyakatli kişileri Malatya siyasetine, yerel yönetimine sahip çıkmaya davet ediyorum. Siyasi parti gözetmeksizin, farklılıklarımızı demokrasinin bir gereği olarak görüp, herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Beyin göçünü, iş insanı göçünü durdurarak büyük Malatya’yı yeniden inşa edebiliriz. Malatya’nın bu potansiyeli var. Liyakatli insanların Malatya yönetiminde yer almasının vakti geçiyor. Malatya’da çok kaliteli, kültürlü, yetenekli, entelektüel insanlarımız var. Bu kişiler Malatya yönetiminde yer alırlarsa ne Turgut Özal Üniversitesi’nde bu başıbozukluk olur ne de yerel yönetimlerde ben yaptım oldu olur.

MALATYA’YI ELBİRLİĞİ İLE BİTİRMEYELİM, MALATYA’YI ELBİRLİĞİ İLE AYAĞA KALDIRALIM…

Devamını Oku

MALATYA’DA  GAZETECİ OLMAK

0

BEĞENDİM

ABONE OL

MALATYA’DA  GAZETECİ OLMAK

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Gazeteciliğin bir kamu görevi olduğunu unutmadan, vatandaşın ve kamunun  menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih ederek gazetecilik görevini layıkıyla yerine getiren gazeteci arkadaşlarıma sağlık, başarı ve mutluluklar diliyorum.

Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti’nin düzenlediği 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü gecesine emeği geçen başta Cemiyet Başkanı Mehmet Aydın, Yönetim Kurulu üyeleri ve bu organizasyonda görevli herkesi tebrik ediyorum. Malatya’da gazetecilik tarihinde tarafsız ve objektif yapılan en güzel geceydi. Bu tür programların devamının gelmesini temenni ediyorum.

Yazımın giriş kısmını tamamladıktan sonra gelişme ve sonuç bölümünde Malatya’da gazeteci olmak başlığımızı açmak istiyorum. Mekteplilerin gazetecilik tanımı ne olursa olsun, sahadaki gazetecilik tanımı benim kabulümdür. Okumakla, uygulamak aynı şey değildir. Uygulamak her zaman doğru olandır. İlk önce şunu belirteyim, gazetecilik para kazanılacak bir meslek grubu değildir, günümüzde gazetecilikte para kazanmak öncelik olduğu için yanlış ilk başta yapılmaktadır. Para kazanma ısrarı gazeteciliği ya yandaş ya da karşıt seçeneği ile karşı karşıya bırakıyor, sonra da tarafını seç deniliyor.

Yandaş olmak da, karşıt olmakta gazeteciliğin doğasına aykırıdır. Evet, gazeteci taraflıdır, kimden yana taraflı halktan yana, kamudan yana taraflı yani devletinden ve milletinden yana taraflıdır. Bu arada devletin ve milletin yanlışını doğrular ile düzeltmekle mükelleftir.

Bugün yandaş medya iktidara en büyük kötülüğü yapmaktadır. Yükselen döviz kurlarını verirken, yarım dolar ifadesini kullanarak komik duruma düşürüyor kendini halkın doğru bilgi edinme özgürlüğünü kısıtlıyor. Yine yandaş medyada 30-40 yıllık belgeseller yayınlayarak halkı korkutuyor.

Daha birçok örnek verebiliriz. Ben bunları gazeteci olarak görmüyorum. Bunlar gazetecilik adına figüranlardır, kendilerine bir rol verilmiştir menfaatleri karşılığında bu rolü oynamaktadır.

Malatya’da da durum çok farklı değil,  her siyasi partinin kendi gazetecileri, belediye başkanlarının gazetecileri, iş insanlarının gazetecileri, oda başkanlarının gazetecileri saymakla bitiremeyiz. Bu kadar yandaşın içinde kimsenin gazetecisi olmamayı başaran, görevini layıkıyla yapmaya çalışan gazeteci arkadaşlarımı kutluyorum. Malatya’da gazeteciliğinin acı yanı ise bu liyakatsizlerin el üstünde tutulması. Düşünebiliyormuşsunuz, bu kişiler gazetecilik sektörüne en ufak bir katkı sunmamışlardır!

İstihdam oluşturmamıştır, vergi ödememiştir, gazeteciliğe hep yük olmuşlardır. Dalkavukluktan başka işe yaramayan bu kişilerin en kısa zamanda medya sektöründe ayıklanması gerekmektedir.

Bir de sosyal medya gazeteciliği çıktı ki tam bir facia. bu liyakatsiz sözde gazeteciler öyle farklı fotoğraflar paylaşıyorlar ki tanımayan der ki duayen gazeteciler.

Bu aralar köşe yazarlığı modası almış başını gidiyor. Kendisini mutlu etmek için yazanlar, kendine çevre edinmek için yazanlar, belediyelerde işini garanti etmek için yazanlar, oğluna, kızına iş bulmak için yazanlar, siyasi fikir ve ideolojilerini yansıtmak için yazanlar, yazdığı yazıdan sonra aranmasını bekleyenler, hoplayanlar, zıplayanlar, üzülerek ifade etmek istiyorum gazetecilik artık işe yaramayanların tercih ettiği meslek grubu haline geldi. 30 yıldır medyanın içindeyim, köşe yazısı yazarken korkarak yazıyorum, hala çok eksiklerimin olduğunu düşünüyorum.

Malatya’da son 20 yıldır Sayın  Öznur Çalık hariç siyasetçi yetişmedi. Bunun nedenlerinden biri de Malatya’da medyanın yetersiz olduğundan kaynaklanmaktadır. Medyası güçlü olan şehrin siyaseti, ticareti, bürokrasisi güçlüdür. Malatya’da bunun hiçbiri yoktur. Bürokraside bir Ulvi Saran çıktı, onun da ömrü çok uzun sürmedi. Bu söylediklerimi tescil eden bir siyasetçinin söyledikleri ile bugünkü köşe yazımı bitiriyorum. Milletvekili olduktan sonra tekrar milletvekili adayı gösterilen siyasetçi, benim yazdığım yazımın karşılığında bana verdiği cevap, günümüz gazeteciliğini özetliyor.

Bu milletvekilimiz bana dedi ki, “Eğer ben tekrar milletvekili adayı gösteriliyorsam suç medyanındır.

Eğer siz gazetecilik görevini layıkıyla yapsaydınız ben ikinci kez milletvekili adayı olmaya cesaret edemezdim…”

Devamını Oku

MALATYA BELEDİYE BAŞKANLARI VE SİYASİ KAVGALAR  -2-

0

BEĞENDİM

ABONE OL

MALATYA BELEDİYE BAŞKANLARI VE SİYASİ KAVGALAR  -2-

2022 yılının devletimize, milletimize ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.

Bir önceki yazımda Malatya Büyükşehir, merkez İlçeleri ve belde belediyelerinin işleyişi ve mevcut durumları hakkında kısa bir analiz yapmış ve sizleri bilgilendirme gayreti içinde olmuştum.

Bugün ki yazımda belediyelerin siyasi çıkmazı ve taraftarlığında, hizmet anlayışından bahsetmek istiyorum. Bir belediye başkanı hangi siyasi partide olursa olsun mazbatasını alır almaz siyasi kimliğini bir kenara koyarak kendisine oy veren veya vermeyen herkesin belediye başkanı olmak zorundadır.

Her mahalleye eşit şekilde hizmet yaparsa gerçek anlamda görevini yerine getirmiş olur.

Malatya’da böyle bir durum söz konusu değil. Belediye başkanları mensubu bulunduğu siyasi partiyi memnun edebilmek için mahalle ve semt isimlerinden tutunda sosyal ve kültürel faaliyetlerine kadar siyasi davranmaktadırlar. Bu durum mahalle ve semt insanlarının kutuplaşmasına kadar gitmektedir.

Apartmanda, sokakta, mahallede kendi fikrinde insan aramakta, farklı görüş ve fikirlere tahammül etmeyerek en yakın komşusunu dahi yabancı görmektedir. Bu durum her geçen gün bizi yalnızlaştırmakta ve yabancılaştırmakta. Akrabalar arasında dahi siyasi görüş ayrılıkları çok ciddi bir problem.Siyasi parti liderleri bu hale gelmemizde en büyük rolü oynamaktadır sadece kendi kitlesini memnun edebilmek adına bir başka siyasi görüşe hakaret etmekten çekinmiyorlar.

Son 5 yılda gördüklerimiz Cumhuriyet Tarihimizin en kötü siyasetidir. Düşünebiliyor musunuz? ; bir siyasi parti genel başkanı bir başka siyasi parti genel başkanına sokak ağzı ile hakaret edebiliyor.

Siyasi görüşü ne olursa olsun biz eski siyaset beyefendilerini çok özledik.

Köşe yazımızın ikinci başlığı olan siyasi kavgaları giriş bölümünde kısada olsa değerlendirdikten sonra birinci başlığımız olan belediye başkanlarına tekrar dönmek istiyorum.

Arguvan, Hekimhan, Arapgir, Akçadağ ve Kuluncak hariç Büyükşehir, merkez ilçeler ve ilçelerin belediyeleri AK Parti belediyeleri, Ak Parti üyesi veya taraftarı olan kişilerden başka hiç kimseyi işe almamışlardır. Birçok kişi için belediyeler ek iş olarak görülüyor asıl işleri başka, kötü olsun bizim olsun anlayışı liyakati ortadan kaldırdığı gibi devletin dini olan adaleti de ortadan kaldırmaktadır.

Sosyal yardımlar hep kendi taraftarlarına dağıtılırken, Türk Milletinin en büyük özelliği olan yardımlaşmayı da ortadan kaldırıyoruz. Üstelik bunu devlet eliyle yapıyoruz. Sonrası daha vahim özellikle Z kuşağı için söylüyorum senin belediyen, senin devletin gibi söylemler birlik ve beraberliğimiz açısından çok tehlikeli bir sürece girdiğimizi gösteriyor.

Bu yazıyı yazarken üç beş dakikada olsa mutlu olacağım bir atmosferden bahsetmek istiyorum.

Osman Güder beyefendinin naif ve kibarlığından istifade ederek Battalgazi Belediyesi’ni örnek vermek istiyorum.

Battalgazi Belediyesi’nde başkan yardımcıları farklı siyasi görüşten olsa da hepsinin amacı Battalgazi Belediyesi’ni daha yukarılara taşımak olur. Battalgazi sınırları içinde yaşayan 7’den 70’şe herkesin Battalgazi Belediyesi’ni nasıl sahiplendiğini düşünebiliyor musunuz?

Ama gerçek verdiğim bu örnek değil. Ak Parti il Başkanlığı’nın verdiği veya milletvekillerinin istediği kişiler başkan yardımcılığına veya daire müdürlüklerine getiriliyor. Seçilmiş belediye başkanının istediği değil il başkanının veya milletvekillerinin istediği oluyor. Başarı teşkilata ve milletvekillerine yazılırken başarısızlık seçilmiş belediye başkanına yazılıyor. Az daha unutuyordum birde Büyükşehir Belediye Başkanı var ki o’da kendisine yakın, sözünü dinleyecek belediye başkanı istiyor veya başkan yardımcılarını kendisi seçmek istiyor. Adını da ‘Uyumlu Çalışma Projesi’ diye adlandırıyor, bu duruma kendisinden başka inananda yok. Acilen büyükşehir yasasında ciddi değişiklikler yapılması gerekiyor.

Değişiklik yapılmazsa ilçe belediyelerinin sırtında ki büyükşehir kamburu taşınmaz hale gelecektir.

Devamını Oku

MALATYA’NIN BELEDİYE BAŞKANLARI VE SİYASİ KAVGALAR -1

0

BEĞENDİM

ABONE OL

MALATYA’NIN BELEDİYE BAŞKANLARI VE SİYASİ KAVGALAR -1

 Türkiye geneli AK Parti belediye başkanlarının katıldığı istişare ve değerlendirme toplantısı Ankara Kızılcahamam’da 22-24 Aralık’ta gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan toplantının ana temasını belirleyerek yaptığı açıklamada Belediye Başkanlarından istediği en önemli konu başlığı vatandaşla iç içe olmak, tevazu sahibi olmak, vatandaşın sorunlarını çözmekte kararlı olmak. Özellikle kibirden kaçınmak. Hepsi çok güzel mesajlar içeriyor. Olması gereken de bu zaten Sayın Cumhurbaşkanı biliyor. Genel seçimi kazanmak yerelden geçiyor. Aynı zamanda yine reis-i cumhur biliyor ki yerelin içini boşalttılar. Kim boşalttı, mevcut belediye başkanları.

Malatya’da borçsuz belediye yok. Belediyenin hak edişleri personel maaşını karşılıyor. Yatırım yapmak için bütün belediyeler Meclis kararları ile yüksek faizli krediler kullanmışlar. Şimdi bu kredileri ödemekte ciddi manada zorlanıyorlar. Bütün belediyelerin en büyük çıkmazı personel seçim kazanmak uğruna belediyeye alınan personeller 10 kişinin yapacağı işi 30 kişi ile yapıyorlar. Darende Belediye Başkanı Sayın İsa Özkan Devlet İhale Kanununda ciddi değişiklik yapılmak zorunda olduğunun altını çiziyor. Belediyeler yeterli kadar denetlenmiyor. ‘Ben Darende Belediyesini 5 milyon nakit para ve minimum sayılacak personel ile bıraktım. 100 milyon borç ve yığınlarca fazla personel ile devraldım’ diyor. Bu başkanın hizmet edebilme şansını siz değerlendirin.  Arguvan ve Arapgir Belediyesi yöresel ürünler pazarı oluşturarak Belediyeye gelir kapısı açtılar. rahmetli Vahap Küçük döneminde borcu olmayan Doğanşehir Belediyesi de borçlanmaya başladı. 11 belde belediyesinin hepsi de çok önemli. Bu belde belediyelerinde hizmet çok daha çabuk vatandaşa yansıyor. Pütürge Belediye Başkanı Sayın Mikail Sülük’ün son hizmet hamlesi Pütürge için Büyük kazanım. ama maliyetlerinin karşılığı ödemeler dengesi nasıl oluşacak, zaman gösterecek. Kale Belediyesi kabuğunu kırarak ilçe belediyesi olma yönünde emin adımlar attı. Kale Belediye Başkanı  Murat Koca’ı tebrik ediyorum, En derli toplu Belediye Doğanyol Belediyesi görülüyor. Hakan Bay’ı kutluyorum. Amacım belediyeleri tek tek yazmak değil, köşe yazımın giriş bölümünü şekillendirmek için okuyucularımı bilgilendirmek istedim. İhtiyaç duyulduğunda belediyelerimizi tek tek kaleme alabilirim. Kalkınma yerelden başlar, bunun tam tersini yaşıyoruz. Çöküş yerelde başlamış gibi. ‘benim olsun kötüsü olsun’ mantığı Malatya’yı uçurumun kenarına getirdi. Siyasiler seçim zamanı referans olduğu adaya liyakatlimi, değil mi diye bakmak zorunda.

Bütün belediye başkanlarının makam araçları en lüks araçlardan oluşuyor. Lüks araçlara binmekle iyi belediye başkanı olmadığını vatandaşlarda çözmüş durumda. Belediye başkanları kendilerini nasıl göstermeye çalışırsa çalışsın vatandaşa hizmet götürmedikten sonra bir anlam ifade etmiyor.

Büyükşehir yasasının değişmesi gerektiğini hem de acilen değişmesi gerektiğini savunanlardan biriyim ve belediyeye verilen yetkilerin kısıtlanmasından yanayım. Birçok belediyenin harcamalarının yasal dayanağının olmadığını da biliyorum. Sayıştay denetlemelerine takılmamak için her türlü hileler yapılıyor. Reis-i Cumhur belediye başkanlarını ciddi manada azarladığı gelen bilgiler arasında.

AK Parti belediyeleri ciddi oy kaybı yaşamaktalar. Reis-i cumhur bunu açık ve net bir şekilde görüyor.

Aynı zamanda siyaset ve belediyeler arasındaki kopukluk Ankara’yı ciddi manada rahatsız ediyor.

Büyükşehir belediyesi, merkez ilçe belediyeleri ve belde belediyeleri arasında hizmet alabilme yarışı büyükşehir belediyesine biat etmekten geçtiğini bilmeyen yok.

Bir başka yanlışta belediyelerin ticaret yapma yarışı belediyeler ticari yarışı bırakıp hizmet yarışına girmesi gerekmektedir. Devamı haftaya…

Devamını Oku

MALATYA PARSEL PARSEL PAYLAŞILIYOR

0

BEĞENDİM

ABONE OL

MALATYA PARSEL PARSEL PAYLAŞILIYOR

Birçok köşe yazımda dile getirmiştim, Malatya’nın son 30 yılı, Malatya’nın kaderi olmamalıydı ama Maalesef oldu. Otuz yıl önce aynı konumda olduğumuz Kayseri ve Gaziantep Büyükşehir olarak Türkiye’nin en gözde ve verimli şehirleri. Malatya ise hala kayısı ile yatıyor kayısı ile kalkıyor, tarım şehri olmaktan öteye gidemedik. Bunun en önemli nedenlerinden biri siyasettir ve siyaseti değerlendiremeyen halktır. Malatya’nın siyaset arenasındaki rolüne baktığımızda ise hep iktidardan yana olmuştur. Bu duruşumuzda bir problem yok. Türkiye’yi yöneten siyasi iradeden yana oy kullanmak ve iktidarın yanında yer almak gayet doğaldır, yanlış olan ise Malatya’da hak eden kişilerin siyasette yer almasını sağlayamadık. Tamamen çavuş-ahbap ilişkilerinin doğrultusunda menfaatimizin gerektirdiği gibi siyasilere biat ettik ve Malatya’yı kaybettik. Malatya’nın en değerli yerleri yok pahasına kimlere verildi, hiç uzağa gitmeden sadece bir örnek vereyim, diğerlerini sizler düşünün.

Sümer Mensucat Fabrikası’nın yeri girişim gurubuna verildiğinde içindeki çalışır halde olan makinaların yok pahasına satılarak üretimi bitirdi, şimdi ise Malatya Park AVM olarak küçük ölçekli esnafları bitirdi.

Ya yanı başındaki dikey mimari eseri ucubeye ne denmeli? Yazık Malatya’nın can damarını kestiler.

Malatya halkı çok düşünmeyi sevmez. Bir örnek daha vereyim Tekel Tütün Fabrikası’nın yerinde ne var, orada da Doğa Cadde AVM var, yani küçük ölçekli esnafın tamamen bittiğini gösteren bir durum.

Bu esnafları temsil eden oda başkanları nerede, göbeklerini ovuşturmakla meşguller

Bu verdiğim örnekler herkesin bildiği göz önünde olan şeyler. Bir de vatandaşın bilmediği parsel parsel paylaşılan yerler var. Karakavak Mahallesi yeni adı Fahri Kayahan olan bölge imara açılmadan bahçe satın alan kimler zengin olmadı ki. Yılan hikâyesine dönen Kuzey Çevre Yolu üzerinde kimler arsa aldı?

Turgut Özal Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’nun bulunduğu mühendisliklerin taşınması için devam eden inşaatın çevresinde kimler mülkiyet edindiler? Arsası bulunan vatandaşlara kimler baskı yaparak arsa almak istediler? Bu soruların tamamının cevapları inşaat tamamlanıp taşınma gerçekleştikten sonra açığa çıkacaktır. Devlet yatırımlarını kullanarak değersiz yerleri satın alarak değerlendirmekte bir nevi yolsuzluk ve de hırsızlıktır.

Bir başka iddia da Beylerderesi Göleti’nin yamaçları hazine arazisi ve şahıslara ait olan yerlerin paylaşıldığı iddiası. Düşünebiliyor musunuz, devlet bir yere yatırım yapıyor vatandaş istifade etsin diye. Doğal olarak değerlenen yerler Şerefiye Vergisi ile vergilendirilir ve kimin nasibi varsa nasiplenir.

Bu nasiplenmek ortadan kaldırılıyor, kimin nasipleneceğine karar veren irade ortaya çıkıyor.

İşte bu irade 30 yıldır Malatya’ya kaybettiriyor. Bu iradeye çomak sokan birileri çıkar inşallah.

Bu irade devam ettiği sürece Malatya bir tarım şehri olarak kalmaya devam edecektir.

Kayserinin ve Gaziantep’in ihracat rakamlarına bakıp duracağız…..

SAYGILARIMLA

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.