DOLAR

16,8853$% -2.7

EURO

17,8334% -2.47

STERLİN

20,8128£% -2.77

GRAM ALTIN

991,58%-2,31

ÇEYREK ALTIN

1.604,00%-0,60

BİTCOİN

365452฿%1.23014

İkindi Vakti a 16:29
Malatya PARÇALI AZ BULUTLU 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

AK PARTİ’Yİ NE HALE GETİRDİNİZ, KRAL ÇIPLAKLAR

1

BEĞENDİM

ABONE OL

AK PARTİ’Yİ NE HALE GETİRDİNİZ, KRAL ÇIPLAKLAR

20 yılın sonunda bunu da duyduk: “Kral çıplak!”Üstelik bunu söyleyen AK Parti’nin önemli isimlerinden biri olan Bülent Arınç.

“Kral çıplak”sözü özellikleSayın Cumhurbaşkanımıza söylenmiş olsa da ben öyle değerlendirmiyorum, Bülent Arınç’ın sözleri

20 yıldır AK Parti’ye çöreklenmiş menfaat çetelerine söylenmiş söz olarak değerlendiriyorum. Büyük ihtimalle kasımda erken genel seçim var. Nedeni ise 2023 Haziranda yapılacak seçimde Sayın Cumhurbaşkanının yeniden adaylığının önündeki hukuki süreç. Çok çabuk gündem tüketen dünyanın birinci ülkesi olan Türkiye hayat pahalılığını,mutfaktaki yangını, enflasyonu unuttu. Tek gündem siyasilerde olduğu gibi vatandaşında gündemi seçim ve geçim artık.

Sayın Cumhurbaşkanı tüm muhalefet bloğuna karşı tek başına mücadele ederken, AK Parti üst düzey yöneticileri saçmalamaktan başka bir şey yapmıyorlar. Menfaat çeteleri, kral çıplaklar AK Parti’yi ne hale getirdiklerinin farkındalar. AK Parti’nin kaybedeceği bir seçim sonrasında neler olacağını hesaplayarak özellikle son iki yıldır, ganimet gördükleri kamunun para musluklarını vampirler gibi emmeye başladılar. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Malatya’yı incelersek Türkiye’nin ne halde olduğunu çok net bir şekilde görürüz.

Pandemi ile başlayan hayat pahalılığı ve yükselen enflasyon karşısında Malatya’da AK Parti içinde siyaset yapanlar, bir yandan şeker stoklarken,diğer yandan Malatya’da para kazanılacak tüm kamu ihalelerini kaptılar. Hukukçu AK Partililer tüm kamu davalarını haksız bir şekilde kendi hukuk bürolarına yönlendirerek diğer hukuk bürolarına yaşam hakkı tanımadılar. Birçok kurum tarafında sağlanan hibe ve kredileri adeta kendi aralarında paylaşarak önemli iş insanlarını yok saydılar. Devlet imkânlarını kullanarak Malatya’da ticarette rekabeti ortada kaldırdılar. Beş yıl önce sıradan biri olan insanlar bu gün Malatya’nınkalburüstü zenginleri arasında sayılmaya başlandılar. Her platformda Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ismiyle başlayıp, ismiyle bitirdikleri konuşmalar ile Sayın Cumhurbaşkanımıza “Kral çıplak” sözlerini söylettiler. Asıl “Kral çıplak” Malatya AK Parti içinde siyaset yapanlardır. (istisnalar hariç) AK Parti içinde siyaset yapan üst düzey isimlere bir bakın, aile efratları ne işle meşguller hanlar,hamamlar,inşaatlar. Bülent Arınç’ın “Kral çıplak” sözleri bana battığı kadar hiçbirine batmamıştır, herkes keyfinde zevkinde.

Malatya’da ne kadar liyakatli insan varsa hepsi küstürüldü, bir şekilde AK Parti’den uzaklaştırıldı. ‘Bizden olsun ne olursa olsun’ diyerek tüm İslami hassasiyetleri ortadan kaldırdılar. AK Parti’den olan Büyükşehir belediye başkanı Sayın Selahattin Gürkan’a bile savaş açtılar. Bana gelen bir iddia var ki uzun zamandır beynimi kemiriyor. “Kral çıplak” sözlerinin ateşinde bu yazımda sizlerle paylaşıyorum. Birsiyasetçiye ait olduğu iddia edilen restoranda yüklü miktarlarda AK Parti İl Başkanlığına kesilen faturalar var. Bu yüklü miktarlarda kesilen faturalara bir anlam veremedim AK Parti il teşkilatının bu faturaları ödeyecek paralarının olmadığını biliyorum. Aklıma farklı, farklı şeyler geliyor acaba…

Ömer Faruk Öz’ün “Artık Malatya’da siyaset yapmayacağım” derken benimle paylaştığı özel bilgiler bu gün gerçek oldu. 30 yıllık gazetecilik hayatım boyunca hiç bir siyasi partinin içinde olmadım, hiçbir siyasi partinin savunucusu olmadım. Hep objektif oldum. Devletim, vatanım, bayrağım hep önceliğim olmuştur.

Artık Sayın Cumhurbaşkanımı savunma ihtiyacı hissediyorum. Kimlere karşı derseniz AK Parti’yi bu hale getiren AK Partili “Kral çıplaklara” karşı.

Devamını Oku

SİYASETİN GÖZÜ KÖR OLSUN SAYIN DAVUTOĞLU

0

BEĞENDİM

ABONE OL

SİYASETİN GÖZÜ KÖR OLSUN SAYIN DAVUTOĞLU

Malatya son seçilmiş Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nu ağırladı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu iki günlük Malatya programını tamamlayarak karayolu ile Diyarbakır programı için yola koyulurken ben de Sayın Davutoğlu’nun iki günlük Malatya programını ve Sayın Davutoğlu ile ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Davutoğlu’nun siyasete girmeden önceki akademisyen kimliği ile başlamak istiyorum. Sayın Davutoğlu üniversitede hocalık yaptığı dönemlerde üniversiteli gençlerin büyük bir idolü idi. Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümünde Türkiye’de söz sahibi ve en önde gelen bilim adamlarından biri idi. Eserleri üniversitelerde ders olarak okutulan ve kaynak gösterilen eserlerin sahibi Sayın Davutoğlu Meclis dışında atama ile Dışişleri Bakanı oldu. Özellikle komşularımız ile sıfır problem sloganı ile göreve başlayan Davutoğlu adeta Ortadoğu bataklığı ile karşı karşıya kaldı. Amerika politikasının bir parçası olan dış politikamız Türkiye’yi Ortadoğu’da daha uzun yıllar sürecek bir belirsizliğin içine soktu. Ortadoğu kültürünü ve bu coğrafyayı çok iyi bilen Sayın Davutoğlu AK Parti’nin yanlış Ortadoğu politikasını uygulamakta ısrarcı olunca hem akademik kimliğinde hem de kişiliğinde çok ciddi tavizler verdi. İdol olan Ahmet Hoca gitti, AK Parti milletvekili olan ve tamamen siyasileşen Ahmet Davutoğlu geldi. AK Parti dönemlerinin en fazla oyunu alan Genel Başkan olduktan sonra siyasetin cazibesine kapılmış olsa gerek ki AK Parti’nin yanlış iç politikalarını da uygulamaya koymaktan hiç çekinmedi. Oysa bilim adamları yanlışların hep karşısında duran, kurşungeçirmez yürekleri ile haklıya hakkını, haksıza haddini bildiren kişilerdir. Ahmet Hoca’m size en büyük eleştiriyi bunlardan dolayı yapıyorum.

Sayın Davutoğlu’nun ilmi ve nezaketi tam zamanında devreye girdi, “Mevki ve makamlar sizin olsun ben hakikatin ve hakkın yanındayım” diyerek Başbakanlığı bıraktı. Ben üniversiteye döneceğini tekrar gençlerin idolü olan Ahmet Hocalığa devam edeceğini düşünenlerden biriydim. Sayın Davutoğlu “ben siyasette de gençlerin idolü alacağım” düşüncesinde olsa gerek ki Gelecek Partisi’ni kurdu. Siyasetin gözü kör olsun hocam siyaset ilmi de bilimi de kör ediyor. Türkiye’de siyaset “doğruya yanlış, yanlışa doğru” diyen bir anlayış üzerine kurulmuş. Keşke sizin ve ekibinizin tertemiz yüreklerinde filizlenen bir siyaset anlayışı hakim olsaydı, ülkemizde bugün bambaşka şeyler yazıyor olacaktım. Ama çirkin siyasete “dur!” diyecek insanlara her zamankinden daha çok ihtiyacı var bu ülkenin. Umarım kirlenmiş bu siyaseti siz ve ekibiniz temize çekersiniz. Konuşmanızda belirttiğiniz gibi daha düne kadar bu ülkede Müslümanlara küfreden ve şimdi iktidarın akıl hocalığına soyunmuş kişileri deşifre ederek hem siyasete hem de ülkemize büyük hizmetler sunarsınız. Yolunuz dikenli, meşakkatli çile dolu bir yol. Bu zorlu yolculukta size ve ekibinize sonsuz başarılar diliyorum. Yolunuz hep açık olsun Ahmet hocam.

Gördüğüm bir eksikliği söylemeden yazımı bitirmek istemiyorum. Gelecek Partisi’nde önceki siyasi hayatınızda yaşadıklarınızı, yaptıklarınızı neden AK Parti’den ayrıldığınızı tüm gerçekliği ile kamuoyuna anlatamadınız, kamuoyunu ikna edemediniz? Gelecek Partisinin en büyük eksikliği bu…

Devamını Oku

SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM DE BANADIR.

1

BEĞENDİM

ABONE OL

SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM DE BANADIR.

Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk yıllar önce “Namazı ümmetin başına bela ettiniz” dediği zaman özellikle Türkiye’deki cemaatler Yaşar Nuri Öztürk’ü kafir ilan ettiler. Çok iyi bir Kur’an hatibi olan Yaşar Nuri Öztürk’ün bu sözlerini çok iyi anlamalarına rağmen cemaatler köle kültürünü oluşturmak istedikleri için bu sözlere karşı çıkarak Yaşar Nuri Öztürk’ü aforoz ettiler. Aslında herkes çok iyi biliyordu ki Yaşar Nuri Hoca namaza “bela” demedi,“namaz kılmak insanı kurtarmayacak” dedi. Cemaatler namaz kıl, ne yaparsan yap namaz seni kurtarır mantığı ile hareket ederek Kuran-ı Kerim’den insanları uzak tuttular. Her cemaat tabiri caiz ise kendi dinini yarattılar. Oysa Kur’an-ı Kerim’de namazdan çok adaletten bahsederAllah.Bizler Kur’an Müslüman’ı olmaktan uzaklaştıkça cemaatlerin köle sistemine girdik. Sömürülen kitleler sorgulamaktan,araştırmaktan,uzaklaşarak biat kültürü ile çağ dışı bir din anlayışı ile karşı karşıya kaldık. FETÖ bunun en büyük kanıtıdır.Kendihalkına, polisine, askerine kurşun sıkmaktan çekinmediler ve kendi yarattıkları dine hala inanan insan sayısı çok fazla. Bu uydurulan din anlayışı hükmünü sürmeye devam ederken, devreye giren siyasetçiler cemaatlerin uydurduğu din anlayışında memnun olacaklar ki hiçbir şekilde müdahale etmiyorlar.Diyanet İşleri Allah’a emanet gidiyor. Faizi helal kılan bir Diyanet İşleri Başkanlığı var ki o da siyasete göre dizayn ettiği dini dayatıyor Müslümanlara, tabi ülkede Müslüman varsa.

Yaşar Nuri Öztürk demek istedi ki “namaz kılan insan iyi insan değildir namazın gerekliliğini ve hükümlerini yerine getiren insan iyi insandır.” Ama bizler  “namaz kılsın ne olursa olsun” diyerek namazı ümmetin başına bela ettik. Namaz gibi çok büyük bir ibadetin içini boşalttık. Eğilip kalkmaktan öteye gitmedi. Namaz ibadeti ve Kur’an-ı Kerim’i cemaatlerin kendilerine yonttuğu ayetleri okuyarak okuduğumuzu ve hayatımıza tatbik etiğimizi zannediyoruz. Oysa Kur’an’dan o kadar uzak bir toplum haline geldik ki başımıza gelen bela ve musibetleri sonuna kadar hak ediyoruz. Bugün toplumsal ahlaki çöküntünün, yok olan değerlerin, genç neslin Deizm’e yönelmesinin temel sebebi Kur’an’dan uzaklaşmamızdan kaynaklanıyor. Bu toplum Kur’an-ı bilmiyor ve okumuyor. Siyasi iradenin topluma özellikle genç kuşağa örnek olması gerekirken Allah’ın yasakladığı birçok haramı siyasiler alenen işlemektedir. Bir başka husus ise Allah’ın akla ve ilme verdiği önemdir.Birçok akıl ile başlayan ayetler vardır.Cemaatler sürekli aklın insanı yanılttığını işleyerek aklı devre dışı bırakmaktadır.Oysa Allah akıl vermediği kişilerden hesap sormayacağını beyan etmektedir.

Bugün ülkemizin yüzde 99’unun Müslüman olduğu söyleniyor. İstisnalar hariç ben ülkemde Kur’an Müslüman’ı görmüyorum. Evimizde, sokağımızda, mahallemizde, köyümüzde, kasabamızda, şehrimizde velhasıl insanın olduğu her yerde Allah’ın istediği gibi yaşama gayretinde olanları görebiliyor musunuz? Ayeti kerimede buyrulduğu gibi,“Nasılsanız öyle yönetilirsiniz” emrinin gereği bir bakın etrafınıza ne kadar liyakatsiz ve seviyesiz kişiler varsa kamuya çöreklenmiş durumda. Kamunun gücünü kullanarak dünyalıklarını çoğaltma mücadelesi veriyorlar. Allah’tan uzak, dinden uzak, hak, hukuk, adalet ayaklar altında. Ben bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntıların daha ağırını bu toplumun hak ettiğini düşünenlerden biriyim. Eğer kendimize gelmez isek Kur’an’a sımsıkı sarılmazsak, Kur’an Müslüman’ı olmazsak, kendi yarattığımız dini yaşamaya devam edersek daha büyük felaketler ile baş başa kalacağız.

Kafirun Süresi’nin sonunda buyrulduğu gibi “SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANADIR” DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ…

Devamını Oku

REİSİ SİZ ÖLDÜRECEKSİNİZ!

1

BEĞENDİM

ABONE OL

REİSİ SİZ ÖLDÜRECEKSİNİZ!

AK Parti Ar-GeEğitim Başkanlığı tarafında düzenlenen Teşkilat Akademisi ve Mahalle Eğitim Programı kapsamında Malatya’da bulunan AK Parti TBMMGrup Başkanvekilliğine seçilen Yılmaz Tunç’un katılımı ile gerçekleştirilen program 20 yıllık teşkilata ne kadar faydalı oldu bilemem ama fotoğraf ve Selfielere bakılırsa AK Partili arkadaşların sosyal medya hesaplarını süslediği ve günü kurtardıkları kesin. Bu program yapılırken emniyet telsizlerine yansıyan anonslar inanılır gibi değil.TOKİ bölgesinde aile içi kavga anonsu, intihara teşebbüs anonsu. Evet, Pazar günü Malatya’da gelişen üzücü olaylar bunlar.

20 yıldır iktidarda olan bir partinin gündemi teşkilat içinde Mahalle Eğitim Programı yapmayın Allah aşkına. Bu kadar ülke gündeminde uzak bir teşkilat olabilirmi? 20 yıldır mahalle teşkilatınızı kuramadınız mı? Pazar günü gelişen üzücü olaylar Malatya’nın mahallelerinde gerçekleşiyor. Fotoğraf ve selfie çekmeyi bırakında, mahallelerde neler oluyor, kimlerin sıkıntıları var, onların derdine derman olma gayretine düşün. Çektiğiniz fotoğraflarla Reis’i kandırmayı bırakın. Sayın Cumhurbaşkanı’nada Malatya’da çok önemli bir program icra ettiklerini ballandıra ballandıra anlatıyorlardır mutlaka. Programı takip ettim,Grup Başkanvekili ile fotoğraf yarışına girenlerin tamamı menfaatleri gereği AK Parti’nin içinde olan kişiler yarın menfaatleri bittiği andan itibaren AK Parti’yi terkederler. Bu kişiler güç kimde ise orada yer alırlar. Bu kişiler Reis’e en büyük kötülüğü yapan kişilerdir. Zaten Reis kahrında ölürse bu kişilerin yüzündedir. Malatya’da“AKPartiliyim” diyenlerin çoğu söze “Reis” diye başlar,“Reis” diye bitirir.Ben bunların samimi olduklarına asla inanmıyorum.

Dünyalıkları ve makamlarını Reis’e borçlu oldukları için söze “Reis” diye başlarlar, dünyalıkları ve makamları gittiği andan itibaren en büyük Reis düşmanı olurlar. Malatya’nın büyükşehirler arasında her bakımdan en sonuncusu olması tesadüf değil. Menfaatlerin çakışmasında en büyük zararı Malatya gördüğü için en sonuncu.Malatya AK Parti’ye verdiği destek tamamen Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsına verdiği destektir.Bunu herkes biliyor. Bu gün Malatya’da muhalefet partileri AK Parti içindekileri örnek göstererek siyaset yapmaktadırlar. 20 yıllık bir partiye ve Reis’e bu kötülüğü yapmayın.

Malatya’da yapılan bütün TOKİ’lerde oluşturulan AK Partili yöneticilerin farklı kalemler altında paralar topladığı bilgileri gelmektedir. Bir AK Partilinin “Payımıza düşen ganimeti almayalımmı?” dediği o utanç dolu sözleri geliyor aklıma. Bizim bildiğimiz ganimet savaşta elde edilen mallardır, siz kimlerle savaştınız da ganimet topluyorsunuz. Malatya’da birilerine para kazandırmak için iş olsun diye yapılan ihaleler var. Yetimin, öksüzün hakkını “Ganimette bize düşeni alıyoruz” diyen kişilere vererek hem dünyanızı hem ahiretinizi karartıyorsunuz, Reis’i de bu ahlaksızlığınıza alet ediyorsunuz. Reis’i siz öldüreceksiniz!

Benzin 25 lirayı aştı, bir kilo domates hala 20 lira, bir kilo süt 15 lira, bir kilo Malatya peyniri 70 lira. Köylü tarlasını ekemiyor, asgari ücretli açlık sınırının altına düştü. Sizler ganimette size düşenin peşinde koşmaya devam edin. Otobüste, minibüste, çay ocakları ve kahvelerde vatandaşın gündemi geçim derdi. Yazık bu insanlara. Seçim kapıda Malatya’da görülmemiş bir sessiz vatandaş topluluğu sandıkların kurulmasını bekliyor. Bu sessiz çoğunluk seçimin kaderini belirleyecek.Reis kaybederse etrafındaki yetim ve öksüzün hakkını ganimet bilen haramzadelerin yüzünden kaybedecek. Sözün özü, REİSİ SİZ ÖLDÜRECEKSİNİZ!

 

Devamını Oku

SILADA  GURBETİ YAŞADIM..

1

BEĞENDİM

ABONE OL

SILADA  GURBETİ YAŞADIM..

Ey sevgili,  en sevgili uzatma dünya sürgünümü benim diyen ve kısa süre önce en sevdiğine vuslat eden!

Büyük mütefekkir, düşünür dava adamı Sezai Karakoç’un anısına düzenlenen 9. Anadolu Kitap Fuarı’nı geride bıraktık demeye dilim varmıyor, ama pazar günü sona eren Kitap Fuarını gördüğüm ve yaşadığım kadarıyla kaleme almaya gayret edeceğim. Pandemi nedeni ile iki yıl düzenlenmeyen kitap fuarı bu yıl tüm zamanların en iyisi olarak kapılarını kitap dostlarına açtı. Bu öyle bir kucaklaşma oldu ki gerçekten görülmeye değerdi. Şairler, yazarlar, eğitimciler, düşünürler, bürokratlar, siyasiler öyle bir kucaklaştı ki yıllardır görmeye hasret kaldığımız bir fotoğraf oluştu. Bu çok kıymetli fotoğraf Malatya arşivinde yerini alırken Malatya’ya gelen akademisyenler ve entektüel kişiler Malatya’ya olan hayranlıklarını içtenlikle dile getirdiler. Her köşe başında bir yazar, her stantta Türkiye’de tanınmış bir roman yazarı, hemen yanında bulunan yayın evinin standında ünlü şairlerin imza kuyruğu. Aman yarabbi öyle bir kuyruk oluşmuş ki her kuyrukta satır satır şiir dökülüyor kaybolmasın diye.  Yıldız toplar gibi şiir topluyorum. Her yerde ‘YİTİK SEVDAM ‘kalabalıklara karışıyor, kalbim ellerimde. Mağrur bakışlarım ilerideki kalabalığa ilişiyor. Tarihçi yazarlar Çanakkale’yi, Sakarya’yı Mustafa Kemal’i, Kara Fatma’yı, Seyit Onbaşı’yı, Nene Hatun’u, Sütçü İmam’ı tarihin bütün kahramanlarını konuşuyor. Sanki tüm kahramanlar yanı başımızda, hepsi kalabalıklar içinde bizi seyrediyor. Malatyalı şairler, yazarlar standı dimdik ayakta, herkeste tatlı bir telaş, yüzlerindeki gurur ve mutluluk görülmeye değer.

Evet, ben bu anlattıklarımı canlı olarak yaşadım ve BUSABAH TV olarak fuar boyunca canlı yayın rekoru kırarak tüm Türkiye’ye hatta tüm dünyaya yaşattık. Dijitale dönüşün ne kadar önemli olduğunu Kitap Fuarı’nda canlı şahidi olduk. Tüm konuklar dijital dönüşümünü profesyonel olarak tamamlayan BUSABAH TV’de canlı yayına katılmak için sıra beklediler veya bir sonraki güne randevu aldılar. BUSABAH TV’ye emek veren yüreğini koyan bütün ekip arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler. Şimdi sıra bize bu güzellikleri yaşatan 9. Anadolu Kitap Fuarı’nı organize eden bütün paydaşlarına kısada olsa değinmek istiyorum. Malaya Valiliğine, Büyükşehir Belediyesine, Yeşilyurt Belediyesine, Battalgazi Belediyesine ve ismini sayamadığım tüm kurum ve kuruluşlara sonsuz teşekkürler…

Şimdi sıra bu organizasyonda emeği olan, yüreği olan, alın teri olan kişilerde fuarcılık Genel Müdürü Sayın Akif Özbildirici ve çok kıymetli ekibine en büyük teşekkür sizlere. Bize yaşattığınız gurur ve bütün güzel duygular için Malatya adına, tüm katılımcılar adına, kitap dostları adına politize olmadan katılımcıların fikir ve düşüncelerine bakmaksızın, ayrıştırmadan oluşturduğunuz farkındalıklar için yürek dolusu teşekkürler. Bu organizasyonun teknik kısmına girmek istemiyorum ama yapılması gerekenlerin en iyisinin yapıldığına dair kanaatim tamdır. Böyle büyük bir organizasyonda eksikler mutlaka olacaktır. Bu küçük eksikler bir sonraki fuarda mutlaka giderilir. Artık çıta çok yükseldi. Sayın Özbildirici sizi ve ekibinizi daha büyük fuarlar bekliyor….

 

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.