DOLAR

18,5918$% -0.25

EURO

18,4578% 0.47

GRAM ALTIN

1.025,58%0,04

ÇEYREK ALTIN

1.678,00%-0,12

TAM ALTIN

6.689,00%-0,16

BİTCOİN

374651฿%0.32503

İkindi Vakti a 15:37
Malatya AÇIK 19°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Mustafa Aydemir

Mustafa Aydemir

26 Eylül 2022 Pazartesi

MEMLEKETİM SPOR ÜLKESİ Mİ? – II

0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEMLEKETİM SPOR ÜLKESİ Mİ? – II

Sizler için geçen kaleme aldığım “Memleketim Spor Ülkesi mi?” başlıklı yazıma duyduğunuz ilgi, yaptığınız yorumlar ve eleştiriler için çok teşekkür ederim, sevgili dostlar.

Nerede kalmıştık…

Ülkemizde spor ile ilgili bazı politikalar yürütüldüğünü biliyoruz. Özellikle bir tanesi çok dikkati mi çekti. Lisanslı sporcu sayısının çoğaltılması politikası… Evet doğru bir politika olabilir, fakat neye göre kime göre? Her öğrenciye her çocuğa lisans çıkartınca ne olacak? Sporcu lisansı dediğimiz metot bir kâğıt parçası. Kontrol mekanizması yanlış olsa gerek. Sporcu lisansından önce uzun vadeli sporcu yetiştirme projeleri devreye girmeli! Çocukların lisansı çıktıktan sonra devamı gelmelidir. Bu projeler ile beraber çocuklarımız yitip gitmemelidir.

Bir diğer önemli anekdot, BÜTÇE. Ülkemizde spora yapılan yatırımları görüyoruz. Peki hepsi doğru neticeleniyor mu? Konu parasızlık mı yoksa parayı doğru harcayamamak mı? Bu konu ile ilgili yaşadığınız bölge, il ve ilçenizde ki ilgili kurumları gözlemleyebilirsiniz. İl müdürlükleri, belediyeler ve spor kulüplerinin ayırdıkları ve kullanabildikleri bütçeler sporun gelişimi için önem arz eder.

Olmazsa olmazımız MEDYA, namı diğer spor medyası! Ülkemizde çoğunlukla futbolu kabul eden, televizyonlarda saatlerce futbol konuşan ve yorumlayan, gazetelerde sayfalarca futboldan bahseden spor medyası. İşini layıkıyla yapan kıymetli basın mensupları haricinde… Medya, toplum kamuoyuna en derin şekilde algı oluşturan yapıdır. Peki sevgili dostlar, neden sağlıklı yaşam, egzersiz, spor kültürü, voleybol, basketbol, atletizm ve birçok alana medya gereken önemi vermiyor?

Memleketim spor ülkesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor, şüphesiz. Fakat bu adımları büyütmemiz lazım. Biz spor bilimciler ve spor adamlarının kendi kabuklarından çıkarak toplum için faydalı olması gerekir. Yapılan yanlışları devam ettirmemek ve hatalardan ders çıkarmak önem arz etmektedir.

Değerli okuyucular, “Sağlıkla kalın, esen kalın.”

 

Devamını Oku

MEMLEKETİM SPOR ÜLKESİ Mİ?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili okuyucular, uzun zamandır sizlerle paylaşmak istediğim bir konu üzerinde yazmak istedim. Daha doğrusu sizlere içimi dökmek istiyorum. Neden spor ülkesi olamıyoruz?

Birkaç branşta iyi olmamız bizi spor ülkesi yapmaz. Örneğin; biz voleybol ülkesiyiz fakat bir spor ülkesi değiliz. Peki, neden? Ayrıca spor ülkesi demek olimpiyatlarda başarılı olmak veya ülke puanını yükseltmek mi? Bir spor adamı olarak bu sorulara cevap vermek beni korkutuyor açıkçası sevgili dostlar.

İlk olarak futbol için konuşacağım. Dünya’da 3,5 milyar izleyicisi ve 250 milyon oyuncu ile evrensel bir endüstri olduğunu kaynaklar vasıtasıyla kabul ediyoruz. TGSP verilerine göre Türkiye’de en sevilen ve ilgi gören spor dalı futboldur. Bir sıra yapmamız gerekirse futbol branşını basketbol, voleybol, halter, hentbol, atletizm vs. takip etmektedir. Peki bu futbolun popüler oluşundan mı yoksa diğer spor dallarına gereken önemi vermediğimizden kaynaklı olabilir mi? Takdir sizin…

Biz spor bilimciler egzersiz ve sporun her daim öneminden özellikle insan sağlığı açısından önemini vurgulamak için çaba harcarız. Peki üniversiteler, belediyeler, spor kulüpleri, federasyonlar gibi spor ve egzersize önem veren kurumların yaptığı hatalar nelerdir? Üniversitelerin belirli fakülteleri sporcu yetiştirmek için belli eğitim süresince ve müfredat doğrultusunda eleman yetiştirmekle mükelleftirler. Belediyeler ise belli bütçeler ile beraber halka spor ve egzersiz yapacak ortamı hazır hale getirir ve hizmet sunar. Spor kulüpleri, altyapı, amatör veya profesyonel düzeyde takımlar oluşturarak TÜRK sporuna hizmet ederler. Spor federasyonları ise ilgili branşın ve disiplinlerinin en üst seviyede olabilmesi için sporcu, hakem ve antrenör yetiştirme ve geliştirmek ile sorumlu olup çaba gösterirler. Sevgili dostlar bu görevler bütününü ben sizler için kısa olarak dile getirdim, elbette ki bu kadar kısa değil(!)

Peki nerede hata yapıyoruz?

Spor ve egzersiz arasındaki farkı unutmayalım. Sporun amatör ve profesyonel düzeyde yapıldığını egzersizin ise ilk amacının insan sağlığı olduğunu hatırlatıyorum. Arada ki fark bizim spordan önce egzersiz yapmamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor. Karakter sayımın sınırlı olmasından kaynaklı bu yazıma haftaya devam edeceğim. Bu süre zarfında bazı sorulara sizler cevap verin lütfen. “

“Sağlıkla kalın, esen kalın.”

Devamını Oku

EGZERSİZ ve MOTİVASYON

0

BEĞENDİM

ABONE OL

EGZERSİZ ve MOTİVASYON

Şu an da egzersiz veya spor yapmak için birçok sebep var aslında… Bunların en temeli tabi ki sağlıklı yaşam! Günlük yaşam yoğunluğu ve zaman kısıtlılığı konusunda bahaneleri(!) duyar gibiyim, sevgili dostlar. Düzenli olarak spor salonlarına, fitness merkezlerine gidemiyorsanız ve egzersiz yapamıyorsanız bu yazıyı tam olarak sizler için kaleme alıyorum.

Literatürde fitness kavramı, sağlıklı yaşam olarak yer almaktadır. Fitness merkezlerinde ise kas ve kas gruplarının aletli veya aletsiz olarak çalıştırılması ile oluşan sıkılaşma ve güçlendirme hedef olarak görülür. Bu sonuç ile kişinin kas grupları kondisyonel olarak gelişim kazanır ve beden-ruh sağlığı iyileşir. En temel biçimde fizyolojik olarak doğru amaçlar ile gerçekleştirildiğinde ve bazı etkenler ile uyum sağlandığında sağlıklı yaşam için fitness size doğru bir anahtar olacaktır. Tabi eğer motivasyon sağlayıp bir an önce egzersiz ve spor ile bütünleşirseniz!..

Egzersiz ve spor yaparken motivasyonumuzu nasıl arttırırız? Spor salonlarına veya fitness merkezlerine ayaklarınız sizi zorla götürüyor ise bu işi önce zihnen tamamlamalısınız. Öncelikle sağlıklı yaşam için fitness merkezleri haricinde sokakta, parklarda ve uygun alanlarda egzersiz yapabilirsiniz. Unutmayın ki yapılan araştırmalar sonucunda açık havada spor yapan bireylerin kendilerini iyi hissetmeleri ve özgüvenlerinin yüksek olduğu belirlenmiştir.

Önemli bir etken olan teknolojiden yararlanmalıyız. Özellikle kullandığımız akıllı telefonlar sayesinde adım sayısı, kalp atım hızı, yakılan kalori miktarı ve istatistiki verilerinizi takip edebilir, anlık sonuçlar ile motivasyon sağlayabilirsiniz. Teknolojinin nimetleri(!)

Yüksek hedefler koymak yerine küçük hedeflerle egzersiz ve fiziksel aktivite yapmaya başlayın. Yüksek hedefler sizi fiziksel ve mental olarak yoracaktır. Bu yorgunluk ile beraber bıkkınlık yaşayarak tekrardan egzersizden uzaklaşabilirsiniz. Bu yüzden vücudunuza mutlaka zaman tanıyın.

Plan ve program…

Oluşturulacak ve uygulanacak planlarınız günlük yaşantınıza uyum göstermelidir. İş, aile, sosyal, tatil vs. gibi etmenler önemli olup egzersiz için kendinize zaman ayrılmalı ve düzenli hale getirmelisiniz.

Unutmayın…

Motive olarak egzersiz yapmak hedeflerinize daha sağlıklı ulaşmanız ve sağlıklı yaşamın anahtarı olacaktır.

“Sağlıkla kalın, esen kalın.”

 

 

Devamını Oku

AŞIRI SICAKLARDAN KORUNMA YOLLARI

0

BEĞENDİM

ABONE OL

AŞIRI SICAKLARDAN KORUNMA YOLLARI

Uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle yeni yazılarda buluşmak için bir hayli heyecanlıyım. Kavurucu sıcaklardan geçtiğimiz bu günlerde aşırı sıcaklara maruz kalmadan korunma yollarını bilmeliyiz. Aşırı sıcakların vücutta kalıcı hasar bırakabileceğini, yorgunluk ve bitkinlik oluşturabileceğini unutmayınız.

Aşırı sıcaklardan en çok korunması gerekenler özellikle yaşlılar, bebekler, hamileler ve kronik hastalığı olanlardır. Bu bireyler ile beraber aşırı kilolu bireyler, açık alanda çalışanlar, uzun süreli ilaç kullananlar, deri ve cilt rahatsızlığı olanlar ve özellikle kronik hastalıkları (kalp ve damar, şeker, beyin ve damar, solunum sistemi) olan bireyler için aşırı sıcaklar tehlike arz etmektedir.

Aşırı sıcaklardan korunma yollarını baktığımızda ilk olarak söyleyebileceğimiz; günün en sıcak saatleri olan 10.00-16.00 da dışarı çıkılmamalıdır. Eğer güneş ışınlarına ve sıcaklara maruz kalarak çalışmak zorunda iseniz mutlaka açık renkli ve bol giysiler tercih etmeli, şapka ve güneş gözlüğü takmalısınız. Kapalı alanlar ise sık sık havalandırılmalıdır.

Fiziksel aktivite, spor veya egzersiz yapıyorsanız sıcakların belirgin olarak hissedilmediği sabah ve akşam saatlerini tercih etmelisiniz. Aynı zamanda sıvı tüketimini arttırmalı ve ağır egzersizlerden kaçınmalısınız.

Tatilde iseniz denize veya havuza girme saatinizi, güneşin dik açı ile geldiği saatlerden ziyade daha sakin saatleri tercih etmelisiniz (11.00-15.00 arası girmeyiniz). Mutlaka koruma faktörlü güneş kremi, gözlük ve şapka kullanın.

Değerli okuyucular, aşırı sıcaklardan kendinizi ve ailenizi koruyunuz. Sizler için verdiğim tavsiyelere yaşınız, sağlık durumunuz, sosyal yaşam standartlarınızı göz önünde bulundurarak dikkat ediniz.

“Sağlıkla kalın, esen kalın.”

 

 

 

Devamını Oku

YAZ MEVSİMİNDE EGZERSİZ YAPMAK!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

YAZ MEVSİMİNDE EGZERSİZ YAPMAK!

Spor ve egzersizi zaman, mekân gibi kavramlardan uzak tutup yaz-kış yapmalıyız. Ama unutmayın ki yaz mevsiminin bizlere getirdiği sıcaklık zorluğunu bilmeliyiz ve ona göre egzersiz ve spor programlarımızı tamamlamalıyız. Yaz sıcaklarından korunarak egzersizlerimize ara vermeden uygulamalıyız.

Egzersiz saatlerinizin seçimini doğru yapmalısınız. Herhangi bir spor salonunda veya kapalı mekanlar haricinde dış mekanlarda spor yapıyorsanız eğer saat düzeninizi ona göre ayarlamalısınız. Çünkü güneş ışınlarının dik açıyla göründüğü zamanlar saat 11.00 ve 16.00 arasıdır. Bu zaman aralığında egzersiz yapılması ile bazı olumsuz sonuçlar doğabilir. Özellikle güneş çarpması, aşırı terleme, tansiyon düşmesi ve bilinç kaybı gibi sorunlar oluşarak vücudun fizyolojik dengesi bozulacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu egzersizin sabah erken saatlerde veya 16.00’dan sonra yapılmasıdır.

Egzersizde önemli bir husus ise, sıvı tüketimidir. Yaz aylarında sıcaklıktan kaynaklı olarak vücudumuz sıvı kaybeder. Bu sıvı kaybına birde egzersize ekleyecek olursak sıvı kaybının miktarı artacaktır. Bu sıvı kaybını önlemek için egzersiz öncesi sıvı tüketimine başlanmalı, egzersiz esnasında aralıklı olarak sıvı tüketimine devam etmelisiniz. Oluşan sıvı kaybını terleme ile görebiliriz. Egzersiz sonrasında ise sıvı alımına aralıklarla devam etmeli, vücudun kaybı olan sıvı yerine konulmalıdır.

Mevsimin yaz olması spora ve egzersize ara vermenizi gerektirmez. Unutmayın ki, şartlar değişebilir. Sağlıklı olmanın en önemli şartı spor ve egzersiz yapmaktan geçer.

“Sağlıkla kalın, esen kalın”.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.