DOLAR

8,8670$%1.19

EURO

10,4799%1.21

STERLİN

12,1977£%0.97

GRAM ALTIN

499,05%1,70

ÇEYREK ALTIN

7.943,15%2,10

BİTCOİN

380334฿%-2.35044

Öğle Vakti a 12:24
Malatya AÇIK 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Hüseyin KOCAMAN

Hüseyin KOCAMAN

18 Eylül 2021 Cumartesi

Aşı Karşıtlarının İddiaları ve Bilimin Yanıtları

18/09/2021
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aşı Karşıtlarının İddiaları ve Bilimin Yanıtları

 İddia 1: Hastalıklar, sağlıklı yaşam koşulları ve temiz gıda/su temini sayesinde aşılamalardan önce ortadan kalkmaya başlamıştır.

-Bu gibi ifadeler aşı karşıtı literatürde çok yaygındır, niyet aşıların gerekli olmadığını düşündürmektir. Daha iyi bir beslenme, temiz içme suyu, başta antibiyotikler olmak üzere tıbbi tedavilerin gelişmesi sağ kalım oranlarını artırmıştır. Daha az kalabalık ve sağlıklı yaşam koşulları hastalık bulaşını azaltmıştır. Bunlar doğrudur. Ancak bir hastalığın görülme sıklığının yıllar içindeki değişimine bakıldığında aşıların ne kadar etkili olduğu şüphe götürmez bir şekilde görülür.

İddia 2: Bir salgın ortaya çıktığında hastalanan kişilerin çoğu aşı olanlardır. Aşılar etkisizdir.

Bu, bilimi alet ederek yalan söyleme taktiği ile üretilmiş bir iddiadır. Salgınlarla seyreden çocukluk çağı hastalıklarında gerçekten de hastalananların sayıca çoğunluğu aşılı olanlar olabilir. Ancak bu aşıların etkisiz olduğunu göstermez.

İddia 3: Aşı olmaktansa hasta olmak daha iyidir; çünkü aşılar hastalığın kendisi kadar koruyucu değildir.

Aşılar, doğal enfeksiyon sonucu gelişen yanıtlara benzer bir bağışıklık yanıtı üretmek için bağışıklık sistemi ile etkileşirler, ancak hastalığa neden olmazlar. Böylelikle kişide hastalığın olası komplikasyonlarının da önüne geçilmiş olur.

İddia 4: Küçük bir bebeğe çok sayıda aşı yapmak (çok ve çeşitli antijen vermek) bağışıklık sisteminin çalışmasını bozarak pek çok hastalığa yol açabilir.

Bu iddiayı dile getiren aşı karşıtları, aslında aşıya değil ama ilk iki yaşta bu kadar çok yapılmasına karşılarmış gibi konuşmaktadırlar. Oysa aşı hakkında ciddi soru işaretleri oluşturdukları gibi yine bilimsel olarak yanlış bir iddia öne sürmektedirler.

İddia 5: Aşılar güvenli değildir pek çok aşının çok tehlikeli yan etkileri vardır.

Aşılar çok güvenlidirler. Lisanslı bir aşı, kullanım için onay almadan önce çok sayıda deneme aşaması boyunca titizlikle test edilir ve piyasaya çıktıktan sonra düzenli olarak yeniden değerlendirilir. Biliminsanları ayrıca, bir aşının olumsuz bir etkiye neden olabileceğine dair olası bir durum için çeşitli kaynaklardan gelen bilgileri sürekli olarak takip ederler

İddia 6: Aşı yaptırıp yaptırmamak kişisel bir karardır. Benim çocuğuma aşı yaptırmamam kimseyi ilgilendirmez.

Aşı karşıtlarının belki de en tehlikeli söylemi budur. Çünkü hastanın aydınlatılmış onamı olmadan, vücut bütünlüğünü bozacak bir tedavi veya tıbbi girişim uygulanmaması tıptaki en önemli etik ilkelerden biridir. Her hekimin, hastasının tedaviyi reddetme hakkına saygı duyması gerekir. Ancak aşılar vücut bütünlüğünü bozan bir girişim olmadıkları için bu kuralın dışındadırlar. (Alıntıdır)

Devamını Oku

Nadir görülen hastalık: SMA

11/09/2021
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nadir görülen hastalık: SMA

Nadir görülen hastalıklardan bir tanesi de SMA’dır. Türkiye’nin sağlık sistemine bakıldığında bu nadir hastalıklara yönelik bir eylem planının olmadığı görülüyor.

Öyle ki sayıları her geçen gün artan SMA’lı çocukların tedavisinde yetersiz kalıyor. Bu anlamda bilim insanlarının çalışmaları önemsenmeli, teşvik edilmeli ve en önemlisi bu alan kaynak ayırılması gerekiyor.

Yoksa… İşin ucu ticarete kayıyor maalesef. Devlet tarafından tedavinin bu amansız hastalığa yakalanan çocuklara sunulmaması araya ticari kar güden şirketlerin, ülkelerin devreye girmesine neden oluyor.

SMA’lı çocukların sayısı maalesef yukarıda da dediğim gibi sürekli artıyor. Aileler çaresizce sadece hastalığın ilerlemesini durduran bir ilacın umuduna bırakıyor.

Son zamanlarda Malatya’da bu hastalığı ve hastalığın tedavisi için gerekli olan uçuk rakamları görüyoruz. Çınar bebek vardı, onun kampanyası tamamlandı ve tedavi olmak için yurt dışına gitti.

Şimdi ise Destan Duru Evren ve Talha Çınar bebeği duyuyoruz. Destan için gerekli olan 18 milyon için ailesi gece gündüz demeden çalışıyor. Umarım bu süreçte tüm Malatya el ele verir de bu iki bebeğimiz de en kısa zamanda sağlığına kavuşur.

SMA’nın tipine göre kimileri 1,5 -2 yaşına kadar yaşarken kimisi de 3-4 yaşına kadar yaşayabiliyor. Ölümcül bir hastalık olan SMA aslında bir gen hastalığı. Uzmanlar artık bir nevi bunun önüne geçebilmek adına ailelerden çocuk düşünmeden önce gen tahlillerinin de yapılmasını istiyor.

Nadir görülen bu hastalığın tedavisinden biraz bahsedecek olursak; bu hastalığın ilacı Türkiye’de mevcut değil. Tedavi olmak isteye aileler yurt dışında çocuklarının derdine derman olmak durumunda kalıyor.

Ve gelelim tedavinin maddi boyutuna…

SMA her ne kadar can yakıyorsa tedavisi de cep yakıyor. Milyon dolardan başlayan bu ilaçlara ulaşmanın zorluğu çocukları ölümün pençesine bırakıyor.

Devamını Oku

Maviyi Gördük

04/09/2021
maviyi gördük
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Maviyi Gördük

Pandemi hayatımıza girdiği günden itibaren yaşadığımız korkunun tarifi yok. Artan vaka sayıları ve ölüm oranları ise zaten korkumuzu iki katına çıkardı. Günlerce evlere kapanıp bozulan psikolojimizden bahsetmek bile istemiyorum. Bu salgından nasıl ve ne zaman kurtulacağımızı düşünmek bile fazlasıyla yordu bizleri.

Aşının bulunması biraz umut verse de yine olmadı ve önleyemedik. İlk günden itibaren bizlerin ihmalleriyle de riskli kategoriden hiç aşağıya inmedik. Bakan Koca’nın her açıklamasında bahsettiği tünelin ucunu herkes kadar bende çok merak ettim. Annem ve babamın testinin pozitif çıktığı günlerde aşılanma haritasında maviyi görmemiz birazda olsa rahatlattı. Aşı karşıtlarına rağmen aşılanma oranını yükselmesi ise tamamen ünlü isimlerle alakalı. Son günlerde yapılan paylaşımlar, özellikle Covid’e yakalanan ünlü isimlerin yaptığı paylaşımlar herkesi aşıya sevk etmeye yetti. Bu duruma ne kadar sevinsem de düşünmeden ve söylemeden geçemeyeceğim. Siyasilerin, devletin yapamadığını ünlüler yaptı farkında mısınız? Ezgi Mola, Enis Arıkan, Bergüzar Korel, Haluk Levent gibi isimlerin aşı ile ilgili düşüncelerini paylaşması hatta hastalığı aşılı oldukları için çok hafif geçirdiklerini söylemesi ülkede aşı olan kişi sayısını arttırdı. Kim nasıl sebep oldu bilemem ama tek isteğim şu illetten bir an önce kurtulmamız.

Devamını Oku

Tarihi Kilise Açılıyor

28/08/2021
tarihi kilise açılıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tarihi Kilise Açılıyor

Bir asır önce Ermenilerin en çok yaşadığı yer olan Çavuşoğlu Mahallesinde olan Taş Horan Kilisesi yeniden açılıyor.

Herkeste bir heyecan.

Ermeniler geçmişe döndükleri, anılarının yeniden canlanacağı için,

Malatyalılar özellikle yeni jenerasyon ilk kez il sınırları içinde bir kilise görecekleri, gezecekleri için,

Siyasiler kendilerine geri dönüşü olacağı için,

Mahalleliler ise sokakların yeniden hareketleneceği, en azından belli bir süre olsa da bölgenin popülaritesinin artacağı için heyecanlılar.

Artık her köşede “Kilisenin açılışı varmış.” “Malatya’da kiliseye giden olacak mı?” tarzı sorular ise kulağımıza gelmeye devam ediyor. E bizde herkes gibi merak içerisindeyiz.

Tabi zaman ne getirecek bunu izleyip göreceğiz.

Ya gerçekten Malatya’nın tarihine, kültürüne katkı sunacak ya da belli bir zaman sonra yine kaderine terk edilecek.

Amaç, dini veya ibadeti ne şekilde olursa olsun kardeşçe yaşamak değil midir zaten? Biz açılışını tebrik edelim zaman ne gösterir hep beraber izleyelim…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.