DOLAR

8,8670$%1.19

EURO

10,4799%1.21

STERLİN

12,1977£%0.97

GRAM ALTIN

499,05%1,70

ÇEYREK ALTIN

7.943,15%2,10

BİTCOİN

377331฿%3.74269

İkindi Vakti a 15:48
Malatya AÇIK 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Didem BARUT

Didem BARUT

21 Eylül 2021 Salı

Sezai Hocayı Unutmayalım

21/09/2021
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sezai Hocayı Unutmayalım

Hafta sonu Arguvan Çavuş Mahallesinin topraklarında yetişen ve özellikle Covid-19 sürecinde binlerce hastaya umut olan Prof. Dr. Gazi Gülbaş adına yapılan Kültür Merkezinin açılışı vardı. Birbirinden değerli isimlerin yer aldığı açılış töreni renkli bir o kadarda duygusal anlara sahne oldu.

Düşünsenize, doğup büyüdüğün toprağa profesörlük unvanını alarak ve binlerce canı kurtararak teşekkür ediyorsun. Daha sonrada aynı topraklarda yapılan ve isminin verildiği bir kültür merkezinin açılışını yapıyorsun. Nasıl büyük bir gurur olduğunu tahmin etmek herhalde çok zor.

Gazi Gülbaş, Ramazan Özdemir, Sezai Yılmaz, Nevzat Erdil, Bektaş Battaloğlu, Yılmaz Tabel, Tuğba Bayındır, Cüneyt Kayaalp, Cemşit Karakurt, Yaşar Bayındır, Murat Aladağ gibi önemli isimler her zaman bu memleketin gurur kaynağı olmuştur. Malatya’dan kilometrelerce uzakta bile başarılarını duymak ya da dokundukları bir hayatın hikayesini dinlemek ise farklı bir onur hepimiz için. Tabi böyle cümleler kurarken bazı gerçeklerle de yüzleşmek gerekiyor. Kaç tanesini Malatya’da tutmayı başarabildik, küstürmedik, emeklerinin karşılığını verebildik? Bunları da düşünmek gerekiyor. Kendilerini gördüğüm zaman her ne kadar laf arasında neden gittiklerini sorsam da net bir cevap alamıyorum. Ama az çok tahmin ediyorum.

İnkar etme şansımız yok hocalarımızın gayretini, mücadelesini. Malatya’da sağlık turizmi kültür turizminin çok önündeyse bunun sebebi elbette ki ismini saydığım ve sayamadığım hocalarımız.

Çok uzağa gitmeye gerek yok, herkesin yakından tanıdığı bir Sezai Yılmaz var değil mi? Gecesi gündüzü olmayan, gününün 20 saatini ameliyathanede ve hastane koridorlarında geçiren bir Sezai Yılmaz. Yıllarca mesleği için hayatından, çocuğundan vazgeçmiş bir Sezai Yılmaz. Memleket sevdası, hastaları, Hipokrat yemini kendisinden bile önce gelen Sezai Yılmaz.

Aylardır programıma konuk almak için kendisinin müsaitliğini bekliyorum ve utancımdan ısrar bile edemiyorum. Çünkü ne kadar yorgun olduğunu sesinden bile anlayabiliyorum.

Şimdi bu emeğe, bu mücadeleye, dökülen alın terine, uykuyu unutan gözlere ihanet etmek bize, Malatya’ya yakışır mı? Gidenlerin yerini doldurmakta nasıl zorlandığımızı bir düşünsenize. O yüzden Sezai hocamı ve çok zor bir dönemde aynı amaç için mücadele eden yol arkadaşlarının kıymetini bilelim. En azından gitmelerine müsaade etmeyelim.

Devamını Oku

Soru? Yorum!

14/09/2021
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Soru? Yorum!

Yepyeni bir programla ve çok farklı bir formatla BUSABAH TV Youtube kanalında her pazartesi buluşacağız. Programımın ilk konuğu Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu’ydu. Uğuruna, siyasetine ve samimiyetine güvendiğim isimlerden biri olan Cömertoğlu’nu konuk olarak davet ettiğimde programın formatına bu kadar uyacağını hiç düşünmemiştim. Muhabbetlere konu olan, Malatyalıların her fırsatta kendi aralarında konuştuğu ama konunun muhatabına sorulmayan soruları ben sormaya karar verdim. Nitekim ilk programda da öyle oldu. Belediye Başkanı Cömertoğlu CHP’ye geçiş sürecinden, AK Parti’nin yapmış olduğu siyasete, Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’dan Öznur Çalık’la yaşadığı probleme kadar merak edilen ne varsa tüm samimiyetiyle anlattı. Bizde zaten ekip arkadaşlarımızla beraber bunu istiyorduk açıkçası. Çünkü hiç bilinmeyenlerin anlatılmasına, sorulmayanların sorulmasına Malatya’nın ihtiyacı var. Cömertoğlu konuşurken çok önemli bir şey daha söyledi, “Malatya tükeniyor, Malatya’da huzur yok” dedi.

Gerçekten de öyle değil mi? Siyasilerin arasında yaşanan sorunlar yüzünden şehir nefes alamıyor. Daha doğrusu nefes almamız için gereken hamleler yapılmıyor. Bir adım öteye gidemiyoruz çekişmekten. Ve maalesef ki bunu sadece siyasiler değil bizlerde özel hayatımızda yapıyoruz. Havasından mıdır, suyundan mı? Anlamadım gitti. 3 günlük dünyanın ikinci gününde olduğumuzu unutup didişmeye, restleşmeye devam ediyoruz.

Cömertoğlu’nun açıklamalarını eğer hala izlemediyseniz BUSABAH TV Youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz. Duyduklarınıza şaşıracaksınız ve ‘Pes artık’ diyeceksiniz. Eminim ki başka bir Haluk başkan tanıyacaksınız. Yeni bölümlerimizin konukları şimdiden belli ve yayınlanmaya hazır ancak eğer varsa ‘Bende konuşmak istiyorum, içimi dökeyim, bir de ben anlatayım’ diyen siyasi büyüklerimiz, temsilcilerimiz bekleriz efendim herkesi bekleriz.

Devamını Oku

Çalık ve Ayakkabısı

31/08/2021
çalık ve ayakkabısı
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Çalık ve Ayakkabısı

Geçen haftanın hiç şüphesiz ki en çok konuşulan ismi Ak Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık oldu. Çalık’ın giydiği 12 bin lira değerindeki ayakkabı sadece Malatya’nın değil Türkiye’nin de gündemiydi.

Ayakkabının fiyatı, ayakkabıyla Malazgirt zaferine gidişi, muhalefetin tepkisi günlerce konuşuldu. Evet, magazin boyutu vardı, siyasette eleştirmek için çok müsaitti bu durum.

Öncelikle ayakkabının fiyatından bahsedeyim isterseniz. İspanyol tasarımcının sahip olduğu marka tarafından üretilen ayakkabı metrelerce öteden kendini gösteriyor. Yani fiyatı kadar ayakkabının modeli de adından söz ettiriyor. Öznur hanımın vekil olsa da olmasa da o ayakkabıyı giymesine şaşırmadım ben. Çünkü o ayakkabıyı giymek için Çalık’ın vekil olmasına ihtiyacı yok. Kaldı ki kime ne? İsterse milletvekili maaşının tamamıyla ayakkabı alır. Sorgulamak yersiz. O 12 bin liralık ayakkabı fark edilmeseydi Öznur Çalık pazardan mı giyiniyor olacaktı.

Ayakkabıyla Malazgirt Zaferi kutlamalarına gitmesi ayrı bir sorun oldu. Neden? Orada bir tek Çalık mıydı pahalı giyinen? Erkeklerin takımlarının, kadınların çantasının fiyatından haberiniz var mı? “Bari Malazgirt’te giymeseydin” diyenler oldu. Ben bu konuda da farklı düşünüyorum. Orası artık resmi kutlama törenlerinin yapıldığı bir yer haline geldiği için o şekilde giyinilmesini normal karşıladım. Günün anlam ve önemini taşıması için çarşaf mı giyseydi? Deprem bölgesine, şehit ailesine, kırsal bir mahalleye, köye o şekilde gitseydi eleştiriler yerinde olurdu.

Bu arada siyaset açısından bakınca yapılanı doğru bulmuyorum elbette ama tarafsız düşünmek gerektiğine inanıyorum.

Muhalefet içinde iyi bir malzemeydi. Enver Kiraz da bunu çok iyi değerlendirdi ve siyasetini yaptı. Ama Öznur hanımdan çok AK Parti iktidarını eleştirdi. Ayakkabıyı giyen Çalık’tı ama eleştiriler AK Parti’yeydi.

Unuttuğumuz bir şey var. Halk bu durumdan gayet memnun. Muhalefetin eleştirilerinden yola çıkarak söyleyecek olursam; AK Parti tabanı kendilerinin asgari ücretle zor geçinirken, evlerine ayda bir et girerken vekillerinin 4 asgari ücret eden ayakkabıyı giymesinden gayet memnun. Zaten vitrin toplumu haline geldiğimiz için Çalık’ın ayakkabısı falan vatandaşın değil muhalefetin umurunda.

Bizim millet artık normal değil ki. Cebinde minibüse binecek parası yokken son model telefonu almak için sıraya girenler, telefonunu değiştirmek için bankadan kredi çekenler, yaz tatiline gitmek için telefonuna satanlar, bilgisayarının üstünde elma resmi olsun diye çatlayanlar,  üstüne giydiği kıyafet marka olsun, markada tabela gibi görünsün diye bir aylık asgari ücretini verenler. Ne ararsanız var. Üzgünüm ama halk böyle şatafatı sevince geçim sıkıntısı olmayan vekilin ayakkabısı devede kulak kalıyor.

Devamını Oku

‘YOKLAR’ Şehri Malatya

24/08/2021
1

BEĞENDİM

ABONE OL

‘YOKLAR’ Şehri Malatya

Zaman zaman gözlemliyorum, düşünüyorum ve ne kadar zor bir şehirde yaşadığımızı her defasında daha çok anlıyorum.

Özellikle iş yada tatil için farklı şehirlere gittiğim zaman geri dönüşü hep zor oluyor. İstanbul’da doğup büyüyen biri olarak burada gençlik dönemimi yaşamak, evlenmek ve en önemlisi çocuk büyütmek sıkıntılı bir süreçti. Elbette kolay ve güzel olan yönleri var memleketimin. Mesela ulaşımla ilgili sorun yaşamıyoruz, en uzak mesafemiz yarım saat. Yani çalışan anne babanın eve gelip çocuğuna zaman ayırması Malatya’da zor değil. Araban olmasın, toplu taşıma olmasın yürüyerek bile her işinizi halledebilirsiniz. Bunun gibi hayatımızı kolaylaştıracak birkaç maddeyi daha sıralayabilirim ama yeterli değil.

Saydıklarım bir avantaj olabilir belki ama çocukların sosyal yetişmesi, gençlerin başka şehre gitmemesi ve mutlu bir ortamda yaşamak için çok ama çok eksiklerimiz var. Şimdi sıralayacağım eksikler artıları tek tek götürecek. Tıpkı sınavlardaki gibi.

Vakıf yani özel üniversitemiz YOK. Siyasiler çok övünüyorlar kendileriyle ama yıllardır bir vakıf üniversitesi kurulması için ön ayak olamadılar, çabalamadılar. Tercih döneminde özel okul tercih edecek adayların adresi başka iller oldu. Kendi insanımızı bile okutamıyoruz.

Tiyatrolarımız YOK. Pandemi dönemi hiç bahane edilmesin öncesini de çok iyi biliyoruz. Hafta sonu gelen devlet tiyatroları haricinde var mı çocuklarınızı götürebileceğiniz bir tiyatro, gösteri?

Konser YOK. Bütün bir seneyi kös kös geçiriyoruz. En azından yazın bir iki sanatçının konserine yada bir mekandaki canlı performansına gidenlerin ne kadar şanslı olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bir sanatçıyı oturup dinlemek için çevre illerdeki etkinliklere bakıyoruz.

Komik gelecek belki ama lunaparkımız YOK. Çocukları doya doya eğlendireceğimiz bir tane alan, tesis yok.

Hatta farklı bir boyuttan bakalım konuya. Dünyanın tekstil devi olarak bilinen bir markanın sahibinin Malatyalı Küçük ailesi olduğunu biliyorsunuzdur. Buna rağmen maalesef ikinci hatta üçüncü sınıf insan muamelesi görüyor Malatya. İstanbul yada Ankara’daki bu markanın mağazalarına gittiğimde gözlerime inanamıyorum. Elde kalan toplama ürünler sanki bize satılıyor. Gerisini siz düşünün.

Deniz havası alacağımız bir yer yok bunu coğrafi koşullar nedeniyle kabul ediyoruz ama deniz kenarını aratmayacak barajlarımız var değerlendirilmeyen. İşte bunu kabul edemiyoruz.

Ankara’ya, İzmir’e, İstanbul’a doğru düzgün uçak seferleri YOK.

Ben yazdım siz çoğaltın. Başka nelerden mahrumuz?

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.