DOLAR

16,5439$% -2.06

EURO

17,5004% -1.91

STERLİN

20,3518£% -1.84

GRAM ALTIN

970,77%-2,13

ÇEYREK ALTIN

1.588,00%-3,93

BİTCOİN

342265฿%-5.61901

Akşam Vakti a 20:01
Malatya PARÇALI AZ BULUTLU 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

Zehirlenmelere neden nedir???

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mikroorganizmalar içerisinde özellikle bakteriler, besin kaynaklı pek çok hastalıktan sorumludur. Genellikle hijyenik yönden uygun olmayan koşullarda hazırlanan ve pişirilen besinlerde üreyen bakteriler, besin zehirlenmelerine neden olmaktadır.

Peki Besin Zehirlenmesinden Korunma Yolları Nelerdir???

Besinleri güvenilir yerlerden satın almaya özen gösterilmelidir.

Her türlü besin maddesi satın alırken etiket bilgisi okunmalı, üretim ve son kullanma tarihi ve saklama koşullarına dikkat edilmelidir.

Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri kesinlikle kullanılmamalıdır.

Kırık, çatlak, dışkı ile kirlenmiş yumurta satın alınmamalı, yumurtalar kullanılmadan hemen önce mutlaka yıkanmalıdır.

Dondurulmuş besinleri satın alırken ambalajı altında ve içinde buz kristalleri olmamasına dikkat edilmeli, orijinal paketlerinde -18°C’de satın alınmalıdır.

Konserve satın alırken, alt ve üst kapakları şişkin, kutusu hasar görmüş, kapağı gevşemiş ve son kullanma tarihi geçmiş olanlar kesinlikle satın alınmamalıdır.

Özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmalıdır.

Yiyecekler satın alındıktan sonra açıkta ve oda sıcaklığında bırakılmamalı, tüketilene kadar buzdolabı ısısında muhafaza edilmelidir.

Çiğ besinler ile pişmiş yiyecekler birbirine temas etmeyecek şekilde üzerleri kapalı olarak muhafaza edilmelidir.

Tahıl, kurubaklagil gibi kuru gıdalar nemsiz, kuru ve 15°C -20°C arasındaki sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir.

Sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.

Sebze ve meyvelerin temizliğinde kesinlikle deterjan gibi kimyasal maddeler kullanılmamalıdır.

Dondurulmuş besinler, buzdolabı sıcaklığında veya mikrodalga fırında çözdürülerek kullanılmalı.

Mümkünse yemekler günlük olarak hazırlanmalı, artan yemeklerde yeniden ısıtma söz konusu olacaksa bir kereden fazla tekrar ısıtma işlemi yapılmamalıdır.

Kırmızı et, tavuk, balık, süt ve ürünleri gibi kolay bozulabilen riskli besinler uygun süre ve sıcaklıklarda pişirilmeli, pişmiş yemekler oda sıcaklığında 1 saatten fazla bekletilmemelidir.

Pişirdikten sonra hemen tüketilmeyecek yemekler, hızla soğutularak yeniden servis edilene kadar buzdolabında saklanmalıdır.

Devamını Oku

Karpuz zamanı!!!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Karpuz zamanı!!!

Meyveler genellikle tok tutucu besinler olarak bilinse de 1 saatten sonra tok tutma özelliğini yitiriyor.

Karpuz kolesterol içermez fakat içeriğinde yüksek miktarda şeker oranı vardır ve bu da aşırı yemek sonucu karpuz fazla kalori alımına neden olur, dikkatli tüketmekte fayda var.

Karpuz A, C vitamini, potasyum minerali yüksek, lif içeriği düşük bir meyvedir. Diyet yaparken tüketilecek karpuz miktarına dikkat edilmelidir. Çünkü kalorisinin büyük bir kısmı karbonhidrattan geldiğinden kan şekerini fazla yükseltebilir.

C vitamini bakımından zengin olması vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi yaz aylarında güneşin verdiği zararlı etkilere karşı vücudu korur.Karpuza rengini veren likopenin pingmentleri kanser riskini azaltmaya Kalp ve damar sağlığının korunmasında yardımcı olmaktadır.

Yani 2-3 dilim karpuz yemek kilo aldırmaz, aksine vitaminler ve mineraller bakımından oldukça faydalıdır. Ama bir oturuşta 1 karpuz yerseniz gereğinden fazla şeker almış olursunuz.

Kalori hesabı yapıyorsanız daha net rakamlar vereyim; 1 kase dilimlenmiş karpuz (yaklaşık 150 gram) yaklaşık 50 kaloridir ve bu 1 dilim ekmekten daha az kalori içerdiği anlamına gelir.

Aynı miktarda karpuz günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 20’sini karşılar.

Kilo vermek için diyet yapıyorsanız şekerinizin düştüğü ve bu nedenle midenizin kazınmaya başladığı anlarda 1 adet karpuz dilimi iyi bir atıştırmalık olabilir.

Büyük oranda su içeren karpuz özellikle vücutta fazla su kaybının yaşandığı yaz aylarında tüketilmesi önerilen meyveler arasında yer almaktadır.

Sonuç olarak karpuz kilo aldırmaz, vitamin ve mineral içeriğiyle genel sağlığınıza katkıda bulunur.

Tabii bu aşırıya kaçılmadığında ve karpuzu peynir, ekmek gibi yan ürünlerle birlikte tüketmediğinizde geçerli bir durum.

Dengeli beslenme için tek bir meyve, sebze türüne yönelmek yerine farklı renklerde meyve ve sebzeler tüketmelisiniz.

Çünkü değişik renklerdeki besinler değişik vitamin ve mineraller içerir ve bu sayede vücudun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini eksiksiz olarak alabilirsiniz.

Devamını Oku

Dondurma zamanı !!!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dondurma zamanı !!!

 

Sıcak yaz günleri ile birlikte tatlı isteklerimizin başında dondurma olmak üzere buzlu besinler yer almaya başladı. Yeterli ve dengeli beslenme için her gün tüketilmesi gereken süt ve süt ürünleri grubunda yer alan dondurma; protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, B, C, D, E vitaminleri, kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineralleri içerir.

Dondurma, besin değeri yüksek bir tatlıdır. Mineral ve vitamin bakımından zengindir. Un ve şekerden yapılan diğer hamurlu tatlılara göre daha düşük kalorilidir.

 

‘Diyet yaparken dondurma yiyebilir miyim? Dondurma yersem diyetim bozulur mu? Light dondurma mı yemeliyim sade  yada meyveli mi?’ gibi sorular merak konusu.

 

Kilo kontrolüne önem veriyorsanız veya zayıflamak istiyorsanız light dondurmalar tercih ederek yağı ve şekeri azaltılmış, daha düşük kalorili bir dondurma tüketmiş olursunuz. Dikkat etmeniz gereken nokta ise light dondurma tüketiyorum nasıl olsa üstüne karamel çikolata sos, krema, fındık fıstık parçacıkları eklettirebilirim diyerek dondurmanızı daha kalorili bir hale getirmemek.

Dondurmanızı ara öğünlerinizde kullanabileceğiniz bir alternatif olarak görebilirsiniz. Bu şekilde beslenmenize ek bir kalori değil ara öğünlerinizi çeşitlendirebileceğiniz bir lezzete sahip olabilirsiniz.

Önemli olan nokta ise tüketilen besinlerin sıklığı ve miktarının ayarlanarak dondurmanın eklenmesidir.

3 top sade dondurma = 1 dilim ekmek+ 1 su bardağı süt+ 1 porsiyon meyve diyebiliriz.

 

Devamını Oku

Enerjisi yüksek:Yağlı tohumlar!!!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Enerjisi yüksek:Yağlı tohumlar!!!

 

Bitkisel kaynaklı ceviz, badem, fındık, susam, fıstık gibi besinlerin genel adı yağlı tohumlardır.

Bu besinler;  B grubu vitaminlerinden, mineraller, yağ ve proteinden zengin olan besinlerdir. Diğer besinlere göre daha fazla yağ içerdikleri için  tüketim miktarlarına dikkat edilmelidir, enerji içerikleri yüksektir.

 

Posa ya da lif, bitkisel besinlerin vücutta sindirilmeyen bölümleridir. Diyet posası suda çözünür ve çözünmez olmak üzere iki grup altında toplanır. Genelde diyetle alınan posanın çoğu çözünmez posadır.

Meyve, sebze, yağlı tohumlar ve yulaf kepeğinde çözünür posa miktarının, buğday kepeğinde ise çözünmeyen lif içeriğinin daha fazla olduğu bilinmektedir. Bu sağlıklı posa içeriği su çekici özelliğinden dolayı mide içeriğinin viskozitesini arttırarak midenin boşalmasını geciktirir.

 

Günlük diyette posa miktarı 25-30 g olmalıdır. Yani günlük diyetinizde farklı türde kurubaklagil, yağlı tohumlar, saflaştırılmamış tahıllar, sebze-meyve ve kuru meyveler tüketerek posa alımınızda çeşitlilik sağlamalısınız. Sert kabuklu meyveler (ceviz, fındık, badem vb), sindirim sisteminin çalışması için gerekli olan posadan zengindirler. Su çekerek dışkıyı yumuşatır ve kabızlığı önlemede yardımcı olurlar.

 

Yağlı tohumlar besinlerin mideden geçiş hızını yavaşlatır ve tokluğun uzamasına neden olur.

Bu nedenle sahurda ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlardan bir avuç yemeniz yararınıza olacaktır.

 

Devamını Oku

D vitamini zamanı geldi!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

D vitamini zamanı geldi!

 

İnsanlar günümüz çalışma şartlarından dolayı doğadan uzaklaşmaya başladı. Doğadan uzaklaştıkça da birçok sağlık problemi yaşar oldu. Son günlerde üzerinde en çok durulan konulardan biri de D vitamini eksikliği.

 

En önemli D vitamini kaynağı güneş! Apartman yaşantısı, bilgisayar başından kalkmadan çalışan, hafta sonlarını da doğada piknik yapmak yerine kapalı alışveriş merkezlerinde alış veriş yaparak geçiren günümüz insanı, güneşi doğrudan göremez oldu. O nedenle yeteri kadar dışarı çıkmayan, güneşi pencerenin arkasından gören, güneşe çıktığında da yüksek koruma faktörlü krem kullanarak güneşten gelen D vitaminini vücuduna almayan birçok insanda D vitamini eksikliği kaçınılmaz hale geldi.

 

* D vitamini eksikliği başta kemikte mineral bozukluğu olan Osteomalazi denilen hastalığa neden olur. Kalsiyum ve D vitamini eksikliği Osteoporoz dediğimiz kemik erimesi hastalığının da en büyük nedenidir. Bunlarla birlikte yapılan birçok yeni araştırmada Tip1 diyabete, Multiple Skleroz denilen bir nörolojik hastalığa, bağırsakları tutan Crohn olarak adlandırdığımız hastalığa, eklem romatizması olarak bilinen Romatoid Artrite ve başta meme kanseri, prostat ve bağırsak kanseri olmak üzere bir çok kanser türüne de yatkınlığı artırdığı gösterilmiştir.

 

* Vücutta D vitamini hormon olarak görev yapar. Temel görevi bağırsaktan Kalsiyum emilimini arttırır. Kemik mineralizasyonunu sağlar, kalsiyum ve fosfor dengesini ayarlar ve kas-sinir sisteminin fonksiyonlarını düzenler.

 

* D vitamini yüzde 90-95 arasında güneşten gelir.

Yüzde 5-10 arasında ise sardalya, somon gibi yağlı balıklarda, süt, tereyağı, yumurta sarısı, brokoli, maydanoz, yulaf gibi besinlerde bulunur.

Ancak beslenme ile istediğiniz kadar bu besinlerden yeseniz de yeteri kadar güneşe çıkmazsanız vücut gerekli D vitaminini bulamaz.

 

D vitamini ve Kilo verme ilişkisi;

Günlük yeterli D vitamini alan vücutta acıkmaya neden olan leptin hormonunun daha az salgılanması sağlanarak, kişilerin daha az yemek yemesine ve daha geç acıkmasına imkan verilmektedir. Günlük alınan yeterli D vitamini, sürekli açlık hissine ve çok yemeye neden olan, diyet yapanların korkulu rüyası insülin direncini de etkilemekte ve bu problemin önüne geçebilmektedir. Vücut içerisinde yeterli miktarda D vitamini olduğunda, yağ depoları da çalışmalarını yavaşlatmakta ve vücutta daha az yağ stoklamaya başlamaktadır. Kalsiyum ile uyumlu bir ikili olan D vitamini, göbek ve bel çevresinde yağlanmaya sebebiyet veren stres hormonlarını yani kortizolu azaltmaktadır.

 

* Kişiler günlük yaşamlarında D vitamini eksikliğinden korunmak için haftada en az 3-4 gün güneş kremi sürmeden direkt güneş ışığına 15 dakika çıkmalıdırlar.

* Yılda en az bir kez D vitamini düzeyi bakılarak kontrollü olarak gerekli yerine koyma tedavileri yapılmalıdır.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.