DOLAR

13,6304$%-0.17

EURO

15,1875%-0.32

STERLİN

18,2665£%-0.17

GRAM ALTIN

780,85%-0,90

ÇEYREK ALTIN

1.268,00%-1,30

BİTCOİN

497390฿%-0.63827

İkindi Vakti a 15:24
Malatya AÇIK -6°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

Arslantepe’nin listeye alınmasına kesin gözüyle bakılıyor

Arslantepe Höyüğü’nün UNESCO’nun kalıcı listeye alınmasına kesin gözüyle bakılıyor. Konuyla ilgili nihai kararın 16-31 Temmuz arasında açıklanması bekleniyor.

Hasbihan Et

Milattan önce 5 binli yıllara dayanan Geç Kalkolitik dönemden Demir Çağı’na kadar geçen tarihsel sürecin buluntularına rastlanan ve UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün kalıcı listeye dahil edilmesi için yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından gözler UNESCO’nun vereceği karara çevrildi. Malatya‘ya 7 kilometre mesafedeki Arslantepe, yüksek tarım potansiyeli, sulak alanları ve nehrin taşkınlarından korunan yapısı sayesinde binlerce yıl insanoğluna kucak açan Arslantepe Höyüğü’nün kalıcı listeye alınması ile ilgili geçtiğimiz yıl Çin’de yapılması planlanan toplantı, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle ertelenmişti. Arslantepe’nin kalıcı listede yer alıp almayacağına ilişkin temmuz ayının son haftasında online (çevrimiçi) olarak bir araya gelecek olan UNESCO Dünya Mirası Komitesi Toplantısı’nda karar açıklanacak. Arslantepe’nin UNESCO’nun kalıcı listeye alınmasına kesin gözüyle bakılıyor. Arslantepe için yeni süreç ise listeye alınması halinde verilecek. UNESCO’ya sunulan rapor doğrultusunda taahhüt edilen çalışmaların verilecek karar sonrası hemen başlaması bekleniyor.

Anadolu’da ilk kent devletinin kurulmasına sahne olan; 5 bin 500 yıllık tapınağı, milattan önce 3 bin 300 yılında yapılan sarayı, mühürleri, kılıçları, mızrakları ve çanaklarıyla tarihe ışık tutan Arslantepe Höyüğü, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. 2014 yılından buyana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü’nün kalıcı listeye alınıp alınmayacağı temmuz ayının son haftasında online olarak gerçekleştirilecek olan toplantıyla belli olacak. Milattan önce 5 binli yıllara dayanan Geç Kalkolitik dönemden Demir Çağı’na kadar geçen tarihsel sürecin buluntularına rastlanan Hitit, Roma ve Bizans’a kadar pek çok medeniyetin izlerini de bünyesinde barındıran Arslantepe Höyüğü’nün kalıcı listeye dahil edilmesi bekleniyor.

2019 yılında 30 bin 162 kişinin ziyaret ettiği Arslantyepe Höyüğü, pandemi dönemine karşın 2020’de 9 bin 565 ziyaretçiyi ağırladı. Arslantepe’yi kapanma, kısıtlama ve hasta sonu sokağa çıkma yasağına karşın 2021 yılında 3 bine yakın kişi ziyaret ederken, 1 Temmuz’dan itibaren başlayan kademeli normalleşme süreci kapsamında ziyaretçileri yeniden ağırlamaya başladı.

İLK KAZI ÇALIŞMASI 1931’DE YAPILDI

Arslantepe Höyüğü’nde ilk arkeolojik kazı çalışması 1931’de Louis Delaporte başkanlığındaki Fransız ekip tarafından gerçekleştirildi. 1961’den bu yana ise Roma La Sapienza Üniversitesinden ekiplerce düzenli olarak kazı çalışması yapılan Arslantepe Höyüğü’nün UNESCO’nun geçici listesinde yer alıyor.

Anadolu topraklarının zengin tarihi kültürünü yansıtan, ilk şehir devletinin kurulmasına sahne olan Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nde dünyanın bilinen en eski kerpiç sarayındaki kazılarda çıkartılarak Malatya Müzesi’nde sergilenen kılıç, dünyanın bilinen en eski kılıcı özelliğini taşıyor. 5 bin yıl öncesine ait kılıcın yapımında kullanılan teknoloji ve üzerindeki gümüş dekorasyon farklı bir özelliği yansıtıyor.

Anadolu’da ilk kent devletinin kurulmasına sahne olan Arslantepe, 5 bin 500 yıllık tapınağı, milattan önce 3 bin 300 yılında yapılan sarayı, mühürleri, kılıçları, mızrakları ve çanaklarıyla tarihte önemli bir yere sahip. Milattan önce 5 binli yıllara dayanan Geç Kalkolitik dönemden Demir Çağı’na kadar geçen tarihsel sürecin buluntularına rastlanan Arslantepe, Hititlerden Roma ve Bizans’a kadar pek çok medeniyetin izlerini taşıyor.

Höyükte yapılan kazılar sonucunda milattan önce 3 bin 300-3 bin yıllarına ait bir kerpiç saray, milattan önce 3 bin 600-3 bin 500 yıllarına ait bir tapınak, binlerce güzel mühür baskısı, kaliteli metal eserler bulundu. Elde edilen veriler, o dönemde Arslantepe’nin aristokrasinin doğduğu ve ilk devlet şeklinin ortaya çıktığı resmi, dini ve kültürel bir merkez olduğunu ortaya koyuyor.

ARSLANTEPE

Malatya’nın 7 kilometre kuzeydoğusunda, Fırat ırmağının (Karakaya Baraj Gölü) batı kıyısı yakınındaki Orduzu Beldesinde yer alan Arslantepe Höyüğü’nün Kültür Dolgusu 30 metre yüksekliğindedir. Milattan önce 5 bin yıllarında Milattan sonra 11.yüzyıla kadar yerleşim görmüştür. Milattan sonra 5-6. Yüzyıllar arasında Roma köyü olarak kullanılmış ve daha sonra Bizans Nekropolü (mezarlık) olarak yerleşimini tamamlamıştır.

Höyükte yapılan kazılar sonucunda; milattan önce 3300-3000 yıllarına ait bir kerpiç saray, milattan önce 3600-3500’lere ait tapınak, iki bini aşkın mühür baskısı, kaliteli metal eserler bulunmuştur. Elde edilen veriler göstermektedir ki o dönemde Arslantepe, aristokrasinin doğduğu ve ilk devlet şeklinin ortaya çıktığı resmi, dini ve kültürel bir merkezdir.

Sarayın koridor duvarları baskı motif ve duvar resimleri ile bezenmiştir. Binanın çeşitli bölümlerinde çok sayıda mühür baskısının bulunması, idari etkinliklerin yoğunluğunu ve bu işlerde, malları depolardan alma ve mühürleme yetkisi bulunan çok sayıda memurun çalıştığını ortaya koymaktadır. Duvarlardaki zengin bezeme ve kabartmalar da gücü simgelemektedir. Bu bütün etkinliklerin merkezileştirildiği, kayıt amacıyla etkin bir mühürleme sisteminin kullanıldığı ve giderek bürokrasinin geliştiği, güçlü siyasi ve dini kurumları olan bir devlet sisteminin doğuşuna kanıttır. Geçmişte daha çok dinsel amaçlar için yapılan büyük yapı ilk kez başka işlevler de kazanıp içinde kamu hizmetlerinin de görüldüğü, mimari açıdan gelişmiş, böylece Yakın Doğu’da sarayın başlangıcını oluşturmuştur.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“O, işin altına elimi değil, gövdemi dahi koyarım”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.