DOLAR

12,8140$%3.55

EURO

14,4520%3.07

STERLİN

17,0665£%3.19

GRAM ALTIN

735,34%3,14

ÇEYREK ALTIN

11.629,41%5,64

BİTCOİN

729195฿%8.09743

İmsak Vakti a 05:46
Malatya KAPALI
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

AĞIZLARIN TADINI BOZAN ÖLÜM

“Ağızların tadını bozan ölümü çokça hatırlayınız” buyuruyor kutlu nebi. Ey ölüm! Hangi söz bundan daha hakikatli anlatabilir ki seni?

Hasbihan Et

AĞIZLARIN TADINI BOZAN ÖLÜM

“Ağızların tadını bozan ölümü çokça hatırlayınız” buyuruyor kutlu nebi.

Ey ölüm! Hangi söz bundan daha hakikatli anlatabilir ki seni?

Hadi, itiraf edelim.  Hiçbirimiz gerçek anlamda inanmayız ölüme? Öyle ya, minarelerden “ölü var” diye okunan nice acı salâları duyarız da kendi salâmızın sesi bir türlü kulaklarımıza ulaşmaz.

Er kişi ya da hatun kişi niyetine saf durup nice namazlar kılarız da kendi cenaze namazımız aklımıza gelmez. Daha nefsimiz dünyaya doymamışken, daha yarım kalmış onlarca işimiz varken, emek verdiğimiz onca şeyin mahsulünü henüz toplamamışken bu neyin acelesi(!)

Nice tabutlar taşırız da kendimizi o tabutun içine sığdıramayız bir türlü.

Şairin; “Büyük randevu…Bilsem nerede, saat kaçta?/ Tabutumun tahtası bilsem hangi ağaçta?” Dediği bilgeliğe ulaşana ne mutlu!

Yine biz, nice kabir toprakları kazarız da kendi ölümümüzün ne zaman, nerede ve nasıl geleceğini sorgulamaya vakit bulamayız. Bir kefenden başka hiçbir şey götüreceğimizi bile bile bu bit pazarı dünyanın alışverişine koşarız.

Ne zaman… Ne zamanki, bir sevdiğimizi yada yakınımızı kaybederiz işte o zaman ağzımızın tadı kaçar. Gözümüzün önündeki perdeler açılır.  Ölümün o soğuk ve ürpertici yüzü ile tanışırız.

İşte o zaman: “Aranızda ölümü takdir eden benim ve siz bunun önüne asla geçemeyeceksiniz”(Vakıa 60) buyuran Yüce Yaratıcının ve ahiretin varlığına aynel yakin olarak inanırız.

ALLAHU EKBER KEBİRA! VE SUPHANALLAHİ KESİRA!

Amenna ve saddakna! İnandık ve doğruladık. Allah’tan gelmiştik ve yine O’na döneceğiz.

Bizi Müslümanlardan kıldığı için O’na sabah akşam hamdederiz, O’na şükrederiz. Ya inanmayanlardan olsaydık? Ya ahirette buluşma olmasaydı?  Ya gölgeler ülkesi bu dünyada ışığı göremeyenlerden olsaydık? Halimiz nice olurdu?

Fakat heyhat! Sevdiğimizi kaybetmenin acısı ruhumuzda ve bedenimizde tarif edilemez bir seviyeye ulaşmıştır. O kadar şiddetlenir ki bir şimşek hızıyla tüm hücrelerinize yayıldığını hissedersiniz. Geçtiği her yerde ateşten izler bırakır. Bedenimiz bu ateşi gözyaşları ile söndürmeye çalışsa da yokluğun hakikati beynimize yerleşmiştir bir kere. Akıl daracık bir yer nasıl sığdırsın bu hakikati? Bu kadar sıkleti çekemez. Değil bedene, olanca genişliğine rağmen dünyaya bile sığamaz.

Ölen kim, kalan kim belli değildir artık. Geride kalmak ve yaşıyor olmak utanç verir sanki. Dar bir tabutun içinde olan bizmişiz gibi nefes alamaz, sesleri duymaz, renkleri görmez oluruz.  Saatler ilerlemez, zaman adeta durmuştur. Dünya boşalmıştır sanki, her şey bomboş. Büsbütün bilgisiz kalmış olmakla eş. Yemek, içmek ve uyumak neydi bunlar? Tam bir unutkanlık.

Ah keşke zamanı geri alabilseydik! Söylenmedik cümlelerimiz, paylaşmadık duygularımızın hasretindeyiz şimdi.

Ölen bir mümin için ölüm bir bayramsa, son sözü Necip Fazıl üstadımıza bırakalım.

Ben ölünce etsin dostlarım bayram/ Üst üste tam kırk gün, kırk gece düğün!

Açı doyurmaksa kabirde meram/Yemeğim fatiha, günde beş öğün.

 

Hey gidi, gölgeler ülkesi dünya! / Bir görünmez şeyin gölgesi dünya!

Boşlukta ayrılık bölgesi dünya!/Bu dünyada yeme, içme ve dövün!

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

ESKİ OTOBÜS ŞOFÖRLERİ-1-

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.