23 Ekim 2017 Pazartesi

YURTTAŞLIK BİLGİSİ

13 Ekim 2017, 10:40
YURTTAŞLIK BİLGİSİ
ATİLLA KANTARCI

Biz ilkokulda iken "Yurttaşlık bilgisi" diye bir ders görürdük. Daha sonraları bu dersi müfredattan çıkardılar. Böylesine faydalı bir dersi niye kaldırdılar diye düşünmeden edemiyorum ve bu dersi kaldıranların çok da iyi niyetli olduklarını da hiç düşünemiyorum.

Bu dersin amacı neydi, bilmeyenler olabilir diye öncelikle onu anlatayım.

Bizler kaldırımda üç beş kişinin kol kola girip yürümemesi gerektiğini, sokaklara tükürmenin çok ayıp bir şey olduğunu, cenaze geçerken ayağa kalkıp cenaze geçene kadar tazimle ayakta durmayı, yemek yemeyi, su içmeyi, büyüklere saygıyı, küçüklere sevgiyi, yüksek sesle konuşup etrafı rahatsız etmemeyi, yiyip içtiklerimizi sokaklara atmamayı kısacası toplum kurallarını ve de edepli olmayı hep bu dersten öğrenmiştik.

Ondan dolayıdır ki, bu bilgilerle yetişen insanlar birlikte yaşama ve toplum kurallarını içlerine sindirdikleri için kimseyi rahatsız etmezler, yediği içtiği şeylerin artıklarını, paketlerini denize, plaja daha doğrusu ortalık yere atmazlar, atanlara da tepki gösterirler.

Tepki gösterirler de ne olur:

Aldıkları cevap kocaman ve edepsizce ağız dolusu bir "sana ne" olur!!!

Bu dersi kaldıranlar demek ki ders amacına ulaştı toplumumuzun adab-ı muaşeret konusunda öğrenecek bir şeyi kalmadı ki bu derse de ihtiyaç kalmadı diyerek bu dersi kaldırdılar herhalde diyesim geliyor ama maalesef diyemiyorum.

Çünkü toplum bu konuda çok bilgisiz bu bilgisizlik de sokaklara, caddelere, parklara, plajlara ve özellikle de gözümüz gibi korumamız gereken denizlerimize kirlilik olarak olarak bize geri dönüyor.

İnsanlar yaşlanınca görev tanımları da değişiyor..! Bizim hanımla görevimiz yaz tatilinde torun bakmak. Çalışan anne ve babaların en büyük sorunlarından biri bu. Çocuklar İstanbul'da olduğu için, İstanbul'un keşmekeşinde yaz tatilini geçireceğimize İstanbul'a yakın bir küçük beldede kalalım torun da denizden faydalansın diye küçük bir Ege kasabasında bir ev tuttuk.

Bölgeyi özellikle belirtmemin bir sebebi var. Bu bölgede ve daha doğrusu batı kesimlerinde yaşayanlar bizim bölgedeki insanları küçümsemek ve cahilliklerini vurgulamak için "kıro" diye bir ifade kullanırlar ya. Halt etmişler, sahilde poşet toplamaktan, şişe toplamaktan gına geldi. Hele cumartesi ve pazar günü gelen günü birlikçilerden sonra sahilin halini bir görseniz inanın yüreğiniz sızlar. Bu pislikleri atan benim Doğu bölgemin insanları değil, bizleri beğenmeyen "çakma Batılılar"!

Geçen gün sahile bir gurup genç geldi. Ülkemizin geleceğini emanet ettiğimiz!! kızlı erkekli bir gurup. Kimsenin bir başkasının eğlencesine karışma hakkı yoktur, ama eğlence etrafı rahatsız ediyorsa durum farklılaşıyor tabi. Bağıra çağıra etrafı rahatsız ederek sözüm ona eğlendiler. Yediler içtiler ve gitme saati gelince bütün pisliklerini sahilde bırakıp gitmeye hazırlandılar. Dayanamadım ve;

-" Evladım bu bıraktığınız poşetler, plastik bardaklar, plastik şişeler birazdan rüzgarla denize uçacak. Biliyor musunuz? Deniz'in bunları temizlemesi için çook çok uzun yıllar geçmesi gerekiyor. Yemek yediğiniz kaba pisliyorsunuz farkında değil misiniz? Üstelik siz bu yörenin insanlarısınız, belki de bu deniz birçoğunuzun geçim kaynağı. Bu kaynağı kurutmaya hakkınız var mı? Dedelerinizin size bıraktığı bu güzellikleri bu gidişle siz torunlarınıza bırakamayacaksınız."

Sözlerimin etkili olduğu düşüncesiyle gençlerin şimdi ne yapacaklarını merakla beklemeye başladım.. Herhalde utanmışlardır, çok mu ağır konuştum diye düşünürken, O da ne! pişkin pişkin gülümseyerek pisliklerini almadan gittiler, ve bana dönüp:

-"Aman amca be ya, biz mi kurtarcaz bu ülkeyi salla gitsin, sen keyfine bak...”

Gerçekten bu güzelim ülkemi kurtarma görevi siz ve sizin gibi sorumsuzlara kaldıysa ve güzel ülkem sizin gibi gençlere emanet edildiyse, vay ülkemin haline.

İçim karamsarlıkla doluyor.

Ya bunlardan gelecek nesil!

İşte onu düşündükçe vah ki vah, vah vah ki vah vah.

Onun için ne yapıp ne edip el birliğiyle şu "Yurttaşlık bilgisi" dersini bir an evvel müfredata koyalım lütfen..!

Bu kuralları okulda öğretelim

Öğretme görevi bunların ailesine kaldıysa işte o zaman yandığımızın resmidir..!!!

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 23 Ekim 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 21 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV