19 Ağustos 2017 Cumartesi

Açılış boş tribünler önünde

YEMEKLERİMİZ

12 Ağustos 2017, 11:18
YEMEKLERİMİZ
ATİLLA KANTARCI
   Kızların sıfır beden olmak için sürekli diyet yaptıkları ve ölüm orucu tuttukları günlerden çoook uzak zamanlar olduğu için yemeklerimiz çook ilgi görmekteydi.

Daha Neil Armstrong ve Advin Aldrin ay yüzeyinde yürümemişler, Japon ve Güney Kore arabaları henüz ülkemize gelmemişti.

Arap sabunu ve yeşil sabunun popüler olduğu, her deterjana "Tursil" denilen, eczanelerde sadece ilaç satıldığı günlerde yemeklerimiz altın çağını yaşamaktaydı...

Bir anda çocukluğuma gidip, ceplerime  doldurduğum ve oyun oynarken leblebi gibi atıştırdığım "yumru küfte" geldi aklıma.

"Yumru küfte" çok yönlü bir yemekti.

Yukarıda anlattığım gibi, yağda, kavurmalı, yumurtaya bulayıp kızartarak yeme şansı da vardı.

Bulgurla başlamışken, yemeklerin padişahı, "tiritli küfte", tiritli dolma küfteden bahsetmemek olmaz.

Bulgur ve yarmadan yapılan Malatya deyince akla ilk gelenlerden küftelerimiz...

Alamet-i Farika yemeklerimiz...

Kızların sıfır beden olmak için sürekli diyet yaptıkları, sürekli rejimde oldukları günlerden çoook uzak olduğumuz günlerde olduğumuz için küftelerimiz çok ilgi görmekteydi.

Ispanaklı yavandan dolma küfte, sığhma küfte, çımdik küfte, yoğurtlu çımdik küfte, ayvalı küfte, elmalı küfte, yavandan balcanlı küfte, ayranlı küfte, mercimekli çiğ küfte, kabaklı, mercimekli çımdik küfte, ıspanaklı eşkili küfte, hırçikli küfte, pat küfte.

Bir de sarmalarımız var, yoğurtlu yarpağh küftelerimiz...

Fasülye den, yarpağh küftesi içinde fasülye ve elma parçacıkları olan

Kiraz yaprağından yarpağh  küftesi,

Ayva yaprağından yarpağh küftesi,

Dut yaprağından yarpağh küftesi, 

Ayrıca yoğurtsuz olarak yapılan;

Tevek (asma yaprağı) küftesi (sarması),

Pöçüklü nahna küftesi (sarma),

Taze domates, taze biber, taze kabak dolmaları ve kurutulmuşlarından yapılan etli bulgurlu dolmalar, yani "küllah " dolmaları.

Et yemeklerinin padişahı, et evi ya da taraklık dan yapılanı makbul olan, İbrahim Ağaldağ, nam-ı diğer İbrahim Babanın Malatya 'ya armağanı olan, meşhur' kağıt kebabı', 'balcan tava', üzerine cazzz diye eritilmiş tere yağı dökülerek servis edilen Hüseyin Aslantürk'ün Lezzet lokantasında yaptığı "gelelli "kebabı, nam-ı diğer ganere kebabı.

Daha çok evlerde yapılan enfes, 'kaburga dolması', nohut, balcan ve etten oluşan, etli balcan, et ,nohut ve soğan üçlüsünün oluşturduğu son yıllarda unutulan bir lezzet yağhını (yahni).

Bir çok ilde yapılan ama bizimkisi bir başka dediğimiz, karın ve bumbar, su böreği, ve ev baklavamız.

Ağzınız sulandı değil mi?

Malhuta ve pıtpıt daha eski yemeklerimiz, hele üzerine kişniş ve mis gibi kokan tereyağı dökülmüş, içinde her kaşığa bir kavurma gelen malhutayı ne yazık ki bugün yapan ve bilenlerimiz o kadar azaldı ki.

Bize mahsus olduğunu sandığım bir pilavımız var ki o da bugün neredeyse hiç yapılmıyor. Kavurmalı tereyağlı 'simit pilavı' ve yanında da turşu bundan daha güzel bir yemek olabilir mi? 

Mercimekli bulgur pilavı da, yarmacalı kavurmalı bulgur pilavı da bize özel pilavlardandır.

Hemen her ilde peynir helvası yapılır ama bizim peynirin özelliğinden mi bilmem, bizim ki gibisine hiç rastlamadım.

Cevizli Kabuk kavurması sanıyorum bizim yöreden başka bir yerde olmayan bir tatlı çeşididir.

Geldik çorbalara, en başa şüphesiz 'tarhana' çorbasını koyuyorum. Tamamen Malatya'ya özgü bir çorba olduğunu düşündüğüm, içinde tarhana, yoğurt, kavurma, ıspanak, kara nohut, çelem, nane bulunan bu çorba içinde hem karbonhidrat hem de protein barındıran muhteşem bir yemek niteliğindedir.

Bize özgü ikinci çorba kesilmiş hamurlardan yapılan ve içinde küçük aya köfteleri bulunan, genelde ılık servis edilen üzerine tereyağlı nane dökülerek yenen 'kulak çorbası' da enfes çorbalarımızdandır.

Ayrıca pirpirim, kara mercimek, gendime, mercimek çorbaları bizim mutfak kültürümüze ait çorbalardır.

Fast Food denen Amerika menşeyli ne idüğü belirsiz yiyeceklerin ülkemizi istila etmediği günlerde, bu anası belli, babası belli!!! muhteşem yemeklerimizi yerdik.

Selam olsun bu yemekleri yapan, Malatya'mın güzel insanlarına...

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • mehmet ozdogan 1 hafta önce yorumlandı

      Atilla pıtpıt pilavı yapmanın büyü yünden olurdu simit pilavı gibi pişerdi bol Tereyağı Kavurma dan olurdu iyi Akşamlar

    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 19 Ağustos 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 18 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV