Çocukları yakından ilgilendiren, ailelerin yönetmekte yetersiz kaldığını düşündüğüm bir konudan bahsedeceğim sizlere.

Hemen hemen her çocuğun elinde olan, otobüste annesinin yanında kafasını kaldırmadan pür dikkat ekrana kesileninden misafirliğe gittiğinde içeriye elindeki tabletiyle girenine; alınamadığı için feryat figan ağlayanından kırıldığında yenisinin alınması için annesinin yakasına yapışanına kadar bir şekilde ismine, cismine maruz kaldığımız malum alet: TABLET.

Çok değil üç beş sene öncesine kadar tek derdi ödevlerini bitirip arkadaşlarıyla saklambaç oynayarak ‘Önüm, arkam, sağım, solum, SOBE’ demek olan çocuklarımızın, artık ‘Önüm, arkam, sağım, solum, TABLET’ diyecek seviyeye gelmesi düşündürücü bir olaydır. Gelin! Hep beraber bu konu üzerine biraz kafa yorup zararları, yararları ve doğru kullanımı üzerine konuşalım.

Çocuk üzerindeki etkisi

Ailelerin dinlenmek için kendilerine fırsat yarattığı, çocuğuyla kaliteli zaman geçirmek yerine eline tutuşturduğu tabletin çocuklar üzerinde miyopluk(uzağı görememe),boyun-bel rahatsızlıkları, kamburluk, dil gelişiminde gerileme gibi fiziksel; problem çözme becerilerinin gelişmemesi, sosyalleşme sorunları yaşama, dikkat eksikliği ve ergenlik dönemi çatışmalarının artması gibi psikolojik etkileri görülmektedir.

Ne yapacağız?

Bu zararlarını bütün bir şekilde düşündüğümüzde akıllara tek soru geliyor: Ne yapacağız?

Korkmaya, panik yapmaya gerek yok. Çözüm basit: Süre ve içerik sınırları belirleyip sadık kalacak şekilde uygulamak.

Tablet artık hayatımızın bir gerçeği, tamamen hayatımızdan çıkarmak gibi bir seçenek bulunmuyor. Elimizden akıllı telefonlar düşmezken bizden tablet vb. şeyler isteyen çocuklarımıza kırmızı çizgilerle engel olmak yerine çocuğun tablet kullanımını olumsuz seviyeden olumlu seviyeye çekmemiz gerekir. Bunun içinde yapılması gereken çocuklara süre ve içerik sınırları belirlemektir. Bu sınırlandırmayı yaparken de çocuğu karşımıza alıp tabletin zararlarını, nasıl ve ne kadar kullanılması gerektiği hakkında konuşmayı ihmal etmemeli, sınırlarımızı çocukla ortak karar almış bir zemine oturtmalıyız.

Süre sınırı ve içerik seçimi

Süre sınırında 0-4 yaş arasındaki beyin gelişimi baz alındığında, bu yaş aralığında sadece tabletten değil televizyon ve telefon gibi aletlerden çocuğu uzak tutmak gerektiğini düşünmekteyim. Türk Pediatri Derneği tarafından belirlenen çocukların ekrana bakma sürelerine bakıldığında ise;

  • 0-3 yaş arası: ekrandan mümkün olduğunca uzak tutmalıdır.
  • 3-6 yaş arası: günlük 20-30 dakikayı geçmemelidir.
  • 6-9 yaş arası: günlük 40-50 dakikayı geçmemelidir.
  • 9-12 yaş arası: günlük 60-70 dakikayı geçmemelidir.
  • 12 yaş ve üzeri : günlük 120 dakikayı geçmemelidir.

İçerik seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlara baktığımızda; çocuğun yaş aralığına göre uzman görüşü alarak uygun içerikler belirlenmeli, güvenilir eğitim sitelerinden gelişime olumlu katkı sağlayacak uygulamalar tercih edilmelidir.

Bu iki noktaya dikkat ettiğimiz takdirde çocuklarımızın teknolojinin nimetlerinden uygun bir şekilde yararlanmasına sağlar, anne-baba olarak bu süreci sağlıklı geçirmiş oluruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Negredo 2018-03-08 14:56:07

Faydalı güzel bir yazı. Teşekkürler

Avatar
AOCAN 2018-03-08 15:41:25

Ailelerin bilinçsiz bir sekılde 'aman yaramazlık yapmasın ,sessız olsun' deyıp cocukların elıne verdıgı TABLET, BİLGİSAYAR, AKILLI TELEFON gıbı cihazlar toplumun kulturu unutmasına ve gelecegın antisosyal olmasına sebep oluyor.Yine güzel bı noktaya degınmıssınız yasin bey ,devamını beklıyoruz .

banner52