24 Ağustos 2017 Perşembe

Açılış boş tribünler önünde

Sancaktarlık

06 Ağustos 2016, 12:54
Sancaktarlık
Erol Arslan
Toplumun zihin dünyasını mahvetmek isteyen güçler var. 2010 senesinden itibaren diktatörlük konuşuldu ülkemizde. Üniversiteler, düşünce kuruluşları, sivil toplum örgütleri velhasıl hemen hemen herkes… Türkiye’den ne isteniyordu, anlayamadık.

 Suriye ile bu kadar meşgul olurken biz, Rusya’nın Baltık ülkelerindeki etkisini görmezden geliyoruz. Estonya, Letonya, Moldova, Litvanya, Polonya, Belarus, Ukrayna. İlaveten Norveç, İsveç ve Finlandiya. Bu ülkeler AB ve NATO üyesi. Sorulması gereken soru şu; Türkiye’ye müdahale edilmesine karşı çıkmayan bu kurumlar ve ABD, Rusya’ya karşı nasıl tavır alacaklar? Daha da önemlisi Rusları nasıl dizginleyecekler? Ruslar buralarda yaklaşık iki senedir silah yığınağı yapmaktalar. Ülkeler tedirgin. Dünya üzerinde büyük bir savaş olduğunu yazmıştık evvelden. Savaşlar artık siyaseten ve ekonomik olarak yürütülüyor. Silahla girilmesi gereken ülkelere, özgürlük isteyen halk kanalı ile giriliyor.

ABD çeşitli ülkeleri işgal etmişti. Kuveyt, Irak, Afganistan. Görülüyor ki yeni işgal taktiği artık siyaseten ve ekonomik işgal. Rusya bu taktiği güdüyor. ABD de. Soğuk savaşın ardından Rusya ve ABD yeniden karşı karşıya. Safları belli etmeye çalışıyor iki süper güç. Kimin ekonomisi ve siyaseti güçlü ise o kazanacak. Rusya eski topraklarında hakimiyet kurmak istiyor. Ortadoğu ise karışık. İngiltere, Fransa geçmişten gelen kazanımlarını kaybetmek istemiyor. Masa da bu defa ABD var. Ortadoğu’daki savaş bu yüzden bitmiyor. Çünkü daha bu devletler anlaşabilmiş değil. Göreceksiniz savaş bittiği anda Ortadoğu’da bu devletler anlaşmış olacak.

Dünyayı parsellemeye çalışan ülkeler arasında muazzam bir güç savaşı var. Saflar aşağı yukarı belli. Japonya ve bazı AB ülkeleri ABD safında. İngiltere Krallığı’na bağlı ülkeler var. İran ve Çin Rusya safında.

Peki, Türkiye kimin safında olacak? Bence kendi safında olmalı. Bağımsız ve güçlü.

Türkiye Ekonomisi dünyada 17.sıraya yükseldi. Bu iyi mi kötü mü? Kanımca iyi bir şey. Umarım 1. Dünya Savaşı’ndaki gibi güçlü sandığımızdan yana olmayız, ya da 2.Dünya Savaşı’ndaki gibi mecburen tarafsız kalma bahanesine sığınmayız. (İsviçre tarafsız kalarak dünyadaki tüm parayı çekmişti. Hala o günlerin semeresini bitiremedi) Anadolu dünyanın kalbi. “Dünya tek bir devletten ibaret olsaydı başkenti İstanbul olurdu” diye çok kereler söylenen bir söz var. Doğru..

Dünyanın kalbiyiz. Bu yüzden değil mi? Rusya Türkiye’den yana tavır almakta. Keza Çin de öyle. Bizim de safımız belli. Bu ümmetin sancaktarlığı hala bizde. Başka bir millete nasip olmadı henüz. Savunma sanayimiz, haberleşme ağımız, yollar köprüler bölümünde çok büyük gelişmelere ülke olarak şahit olmaktayız. Yalnız diğer bir husus var. Tüketim toplumu olduk. Üretmeyi unuttuk.

Dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden bir tanesiyiz. Kendi kendimize yeteriz. Türkiye; mısır, buğday, et ve süt ürünleri, sebze gibi temel gıda maddelerini ithal etmekten vazgeçebilecek bir siyaset uygularsa bu savaşı kazanırız. Dışa bağımlılığımızı azalttığımız savunma sanayi, haberleşme ve iletişim ağımıza ilaveten temel gıda konusunda da başarabilirsek bağımsızlığımızı perçinleriz.

Ovalarımız var ekilmeyen, dağlarımız var hayvanların otlamadığı. İnsan gücünü bu alana kaydırmak yerinde olacaktır. Köye dönüş projeleri, hibeler, faizsiz krediler önemli tabi ki. Bu konuda çalışan ve verimli olan şirketlerimizde mevcut. Fakat yetmez. Fazlası gerekmekte. Okuma yazma seferberliği vardı eskiden. Aynen öyle tarım ve hayvancılık seferberliği yapmalıyız. GDO’suz ürünler üretmek için ciddi bir siyasetimiz olmalı.

Eskiden konu açılmışken… Tarımı gerçek manada yapan köylerimizde çay, şeker, zeytinyağı, tuz haricinde çarşıdan eve gıda maddesi alınmazdı. Diğer tüm gıda ihtiyaçlarımız kendimiz üretirdik. Devlet politikamızı yeniden bu minvalde düzeltmek en önemli işimiz olmalı.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • Abdullah Altunkaya 1 yıl önce yorumlandı

      Üstadım kalemine sağlık

    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 23 Ağustos 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 22 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV