11 Aralık 2017 Pazartesi

Kanser, artık korkutucu değil!

Kanser, çoğumuzun korktuğu, adının bile tüylerimizi ürpermeye yettiği bir hastalık türü olarak karşımıza çıkıyor. Ancak gelişen teknoloji ve gün geçtikçe çoğalan çalışmalar gösterdi ki kanser çaresiz bir hastalık değil. Ayrıca gerekli ve yerinde müdahaleler ve uygulamalar sonucu tedavi ile olumlu sonuç almak hiç de zor değil.

12 Ekim 2017 Perşembe 10:43
 Kanser, artık korkutucu değil!

  Yakın bir geçmişe kadar onkoloji hastaları kanser gelişen organa göre tedavi ediliyor, aynı tanıyı alan hastalara benzer kemoterapi ilaçları veriliyordu. Son yıllarda onkoloji alanındaki gelişmeler gösterdi ki meme kanseri derken ya da akciğer kanseri derken biz tek bir hastalıktan bahsetmiyoruz. Tedaviye olan yanıtın farlılıkları ve yeni geliştirilen hedefe yönelik ilaçların hedeflerinin tespit edilmesi gerekliliği kanserin patolojik, moleküler biyolojik ve genetik testlerle alt tiplerin ortaya konulması zorunluluğunu doğurdu.

Konuyla ilgili çeşitli açıklamalar yapan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karagöz, “Kanser teşhisi moleküler ve genetik testlerle desteklenmekte, alt tiplemesi yapılmaktadır. Hastalıkların moleküler ve genetik özelliklerine göre tedavi belirlenmektedir ve kanser tedavisi için hazırlanan tedavi kılavuzlarında da hangi hastaya hangi yaklaşımla tedavi yapılmasının kararı bu testler ışığında verilmektedir” açıklamalarında bulundu.

KEMOTERAPİ İLACI HER KANSER TÜRÜNDE ETKİLİ DEĞİL
  “Artık birçok hastane bünyesinde moleküler patoloji departmanları bulunmaktadır. Tedavide kullanılan klasik kemoterapi ilaçlarında bile kanser tiplerinin bazı alt gruplarında daha etkili olduğu bazılarında hiç etkisi olmadığı gösterildi. Hardal gazının 1. Dünya Savaşı’nda kullanılması, sonrasında 1940’lı yıllarda Nitrojen Mustard adındaki ilk kemoterapi ilacının keşfinden bu yana yaygın olarak kullandığımız ve halen klinik pratiğimizin en önemli öğesi olan kemoterapi ilaçlarının seçiminde kanserin bazı özelliklerini dikkate almaktayız” şeklinde konuşan Dr. Karagöz, kemoterapi ilacı akciğer kanserinin bazı patolojik alt tiplerinde etkiliyken, bazılarında etkili olmadığını söyledi.

“Bir baş boyun tümörü olan orofarinks kanserlerinde bir virüsün varlığı tedaviye yanıtı öngörmemizi sağlamaktadır. Bazı merkezi sinir sistemi (beyin) tümörlerinde bazı kromozomlardaki kısmi kayıpların varlığının tespiti kemoterapi verme kararımızı etkilemektedir’’ ifadelerinde bulunan Karagöz, kemoterapi dışında kanser tedavisindeki hedefe yönelik ilaçların kullanımında da sıklıkla moleküler, genetik testlere gerek duyulduğunu açıkladı.

MALİGN MELANOM: CİLT KANSERİ
  Kolon kanseri tedavinde kemoterapi yanında verilecek hedefe yönelik ilacın seçiminin tümör dokusunda bazı genlerde mutasyon olup olmamasına bağlı olduğunu ve akciğer kanserinde hap olarak kullanılan hedefe yönelik ilaçların kullanılabilmesinin de tümörde ilacın hedefinin varlığına bağlı olduğunu dile getiren Karagöz, “Malign melanom adındaki cilt kanseri tedavisinde bir gendeki mutasyon varlığı bazı özel tedavi ilaçları ile tedavi şansının olduğunu göstermektedir” dedi.

Kanser tedavisini anlatırken kemoterapi ve hedefe yönelik ilaçların yanı sıra immünolojik tedavi yöntemlerinin ağırlık kazanmaya başladığını ifade eden Dr. Karagöz, “O kadar ki kanser ile ilgili klinik çalışmaların yaklaşık beşte biri bu yöntemlerle ilişkilidir. Bu immünolojik tedavilerin son halkası olan immüno onkoloji ilaçları da kanser tedavisinin bir parçasıdır. Bu ilaçların etkin olması kanserin immünojen özelliği olmasına bağlıdır. Bu ilaçlar immünojen bir tümör olan malign melanomda etkin olarak kullanılmaktadır. Yine bu ilaçlar meme kanserinin ancak immünojen özellik gösteren tiplerinde etkili olabilmektedir” şeklinde konuşup, ‘’Kanserin bireyselleştirilmiş tedavisindeki bu denli hızlı gelişme biz doktorları tıp fakültesi yıllarında sık duyduğumuz bir cümleye götürüyor, ‘Hastalık yoktur, hasta vardır’” sözleri ile açıklamalarını tamamladı.

HABER MERKEZİ
Anahtar Kelimeler: BusabahKanser

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 11 Aralık 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 08 Aralık 2017 Manşeti
    ARŞİV