Sabaha karşı 2’de uyandım, hem de ağlayarak. Rüyamda kardeşim babamı arıyor ve bir buçuk saat sonra şehit olacağını söylüyor.

Hepimizin etkisinde kaldığı, uyandığında hala o anı yaşadığı rüyalar vardır ama bu başkaydı. Beni ta yüreğimden yakalamıştı. Ağlayarak uyanmış ve ağlamaya devam ediyordum. Eşim sahuru hazırlamaktaydı, her zaman çektiğim böbrek taşı ağrımın tuttuğunu sanarak korku ve telaşla yanıma koşarken o da çok şaşırmıştı.

Bilenler bilir böbrek taşı sancısı dünyanın en kıvrandıran ve feryat ettiren acısıdır. Eşim onca gece yarıları boyunca beni kıvrandıran, yerlerde süründüren taş nöbetlerimi bilirdi, bu seferki daha başka daha acı bir sancıydı.

Ağlayarak Fuat’ın adını sayıklarken o da ağlamaya başladı ve hemen Fuat’ı cep telefonundan aradık, ulaşamadık. Bir daha bir daha derken benim ağlamam adeta ağıta dönüştü.

Eşim beni lavaboya yüzümü yıkamaya taşıdı. Ezana kadar ağladım, dualarım tan yeline kadar sürdü ve hiç uyumadım.

Tüm İslam alemi sahur ederken ben gözyaşı içtim, tabi kardeşime bir sürü de mesaj yazdım. O sabah nasıl oldu bilmiyorum hastalar için sabah olmaz ya, benim için hiç olmadı ta ki bir gün sonrasına kadar.

Diken üstünde gezdim, uyku girmedi gözüme, kardeşime ulaştığımda şükür ederek konuştum. Benim rüya gördüğüm gece sabaha kadar dağda yürümüşler ve kardeşimin dişine ağrı saplanmış. Bana ‘Abi sabaha kadar dişimin ağrısıyla dağda hem yürüdük hem inledim’ dedi. Diş ağrısı kabir azabı gibidir derler.

Mehmetçik her an sırtında düz yolda sürekli taşınamayacak kadar yükü dağ bayır, gece gündüz taşırken bunu vatan için yapıyor.

ALLAH’a yemin ederim ki dağda terör çakalı ardında yürümek nasip işidir. Düz ovada şehirde vatan savunmak kolay, asıl olan işi yapmaktır. Sırtına vatan silahını alıp ayak burkulmasında, diş ağrısında ehem vermeden yürümek, koşmak, pusu atmak, yaralanmak, gazi olmak, şehitliğe giden yolda kurşun yağmurunda ıslanıp şehit düşmek; işte budur vatan… Ana, baba, kardeş, bayrak sevgisi işte budur düşmanın geçemediği zırhımız.

Zeytin Dalı Afrin ve şimdi de sıra Kandil Dağı’na geldi. Yine eşek arısının yuvası yakılıp dağıtılacak ve biz TSK olarak, devlet olarak, millet olarak, hatta en sade birey olarak bu vatan hainlerinin üzerine korkmadan yürümeliyiz.

ALLAH bizimle olduktan sonra ister çöl, ister dağ olsun savaşları iman kazanır.

Nifak tohumlarını da vatansızlar yayar.

Biz bu vatana kanımız, canımız, kardeşimizle bağlıyız. ALLAH silahlı kuvvetlerimize güç versin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.