“9 yaşında evlilik, İslam’a uygun değil”

Diyanet İşleri Başkanlığına karşı gerçekleştirilen açıklamalara tepki gösteren Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, “Diyanet İşleri Başkanlığı, bu iftiranın tedavüle sokulduğu hafta cuma namazı hutbesinde reşit olmayan kızların evlendirilmelerinin İslam’a uygun olmadığını, reşit olsa bile rızası hilafına evliliğin kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir. Memur-Sen olarak biz de bu açıklamaya bütünüyle katılıyoruz” diye konuştu.

“9 yaşında evlilik, İslam’a uygun değil”

Diyanet İşleri Başkanlığına karşı gerçekleştirilen açıklamalara tepki gösteren Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, “Diyanet İşleri Başkanlığı, bu iftiranın tedavüle sokulduğu hafta cuma namazı hutbesinde reşit olmayan kızların evlendirilmelerinin İslam’a uygun olmadığını, reşit olsa bile rızası hilafına evliliğin kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir. Memur-Sen olarak biz de bu açıklamaya bütünüyle katılıyoruz” diye konuştu.

Esvet TUTAK
Esvet TUTAK
12 Ocak 2018 Cuma 11:43
 “9 yaşında evlilik, İslam’a uygun değil”

  Diyanet-Sen Malatya Şube’sinden Diyanet İşleri Başkanlığına karşı gerçekleştirilen açıklamalara tepki gösterdi. Memur-Sen Malatya İl Başkanlığı’nda dün gerçekleştirilen basın açıklamasına Memur-Sen 1 No’lu Şube Başkanı Kerem Yıldırım, Memur-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Yaşar Sakar ve sendika üyeleri katıldı.

Basın açıklamasını Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin yaptı. Türkiye’de yüz yıldır toplumu ilerici-gerici şeklinde kompartımanlara bölerek, inancı ve inananları dışlayan sol laikçi yobazlığın eskimeyen yöntemi irtica, gericilik söylemi olduğunu ifade eden Başkan Engin, darbe çığırtkanlığı için kullandıkları tasfiyeci söylemi ilericilik olarak satmaya kalkan bu kesimin, bütün bu operasyonlarını ‘uygarlaştırma, ilerleme’ kavramlarıyla meşrulaştırmaya çalışmakta olduğunu ileri sürdü.

SALDIRGANLIĞIN SINIRLARINI ZORLAMAKTA
  “Batının sömürü ve işgal için araçsallaştırdığı bu kavramlar, söz konusu kesimler tarafından Türkiye’nin kültürel işgali için kullanılmaktadır” Başkan Engin, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir asra yakın dönemdir, iktidar imkânlarını kullanarak milletin değerlerini yok etmeye kalkan bu zihniyet, artık bu topraklardan sökülüp atılmanın eşiğinde olduğunun bilinciyle her geçen gün daha da hırçınlaşmakta, ahlaksız saldırganlığın sınırlarını zorlamaktadır. 28 Şubat ve 27 Nisan süreçlerinden hatırladığımız tahrik ve manipülasyonlarını, açıktır ki bir yerlerden aldıkları talimatla yeniden sahaya sürmeye başlamış, hedef olarak da Diyanet İşleri Başkanlığı’nı seçmişlerdir. Özellikle kadın ve çocuk istismarı meselelerini altlık yapan medya ve bazı STK’lar, senkronize hareket etmekte; önce medya harekete geçerek çarpıtma, yalan ve iftiralara başvurmakta, ardından örgütlü yapılar meseleyi sokağa ve sosyal medyaya taşımaktadır. Bu noktada en son örnek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘Dini Kavramlar Sözlüğü’ adlı yayınındaki tanımların çarpıtılıp evlilik yaşıyla ilgili bir açıklama gibi sunulmasıyla başlatılan karalama kampanyasıdır. Kampanyanın amacı, herkesi üzen istismar fiillerini Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden İslam ile bağlantılayan yalan haberler üreterek meseleyi köpürtmektir.”

BELLİ ODAKLARIN TALİMATIYLA SAHAYA İNMİŞ GÖRÜNÜYORLAR
  Reşit olmayan kızların evlendirilmesinin İslam’a uygun olmadığına katıldıklarını ifade eden Başkan Engin, “Karaciğer hastalığından dolayı karnı şişmiş Brezilyalı kız çocuğunun fotoğrafını kullanarak ‘Bolu’da 9 yaşındaki kız 8 aylık hamile’ diye sosyal medyada servis edip, küçük bir kız çocuğunun görüntülerini istismar edecek kadar ahlaksızlaşan bu kesimlerin verdiği sufleyi seslendirme ve provoke etme görevi de birtakım örgütlü yapılara düşmüştür. Din düşmanlığında her zaman başı çeken, sendika görüntüsü altında millet düşmanlığı yapan, terör örgütünün katlettiği öğretmen, din görevlisi ve diğer kamu görevlileriyle ilgili katillerin ismini anmadan, sanki uzaylılar katletmiş gibi iki cümlelik bir açıklamayla meseleyi geçiştirip, söz konusu millet düşmanlığı olunca sayfalar dolusu kin kusanlar, belli odakların talimatıyla yine sahaya inmiş görünüyorlar. Oysa Diyanet İşleri Başkanlığı, yaptığı açıklamada ve iftiranın tedavüle sokulduğu hafta Cuma namazı hutbesinde reşit olmayan kızların evlendirilmelerinin İslam’a uygun olmadığını, reşit olsa bile rızası hilafına evliliğin kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir. Memur-Sen olarak biz de bu açıklamaya bütünüyle katılıyoruz” diye konuştu.

İDEOLOJİK KÖRLÜĞÜN, MANTIĞI YOK ETTİĞİNİ BİLİYORUZ
  Ucuz ironileri satın alacak kitlenin olmadığını belirten Başkan Engin, “Ama provokatörlere yalan gerek. Bu açıklamaları esas alıp gereği için destek vermesi gerekirken, gerçek dışı beyanatları esas alarak meydanlara inmeyi tercih eden KESK, baştan sona saptırma ve iftiralarla dolu açıklamasıyla; bugüne kadar içine sindiremediği 4+4+4 eğitim sistemini ve müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesini çocuk yaşta evlilikler ve çocuk istismarıyla ilişkilendirmekte, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çocuk istismarını, tacizi, tecavüzü meşrulaştırdığı iddiasıyla iftirada seviye atlamaktadır. İdeolojik körlüğün, mantığı yok ettiğini biliyoruz; lakin ahlakı da yok ettiğini bu vesileyle öğrenmiş olduk. Neyse ki, bu ülkede, KESK’in ‘Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın, yerine çocuk parkı yapılsın!’ yollu sosyal maliyeti yüksek ucuz ironilerini satın alacak bir kitle yok. Batıya ram olmayı değer, yalanı ideoloji belleyenlerin kepazeliklerine milletin cevabı her zaman olduğu gibi ‘adam yerine koymamak’ olmuştur” şeklinde konuştu.

İNANCIMIZI KİRLETMEKTEDİR
  Başkan Engin, “Memur-Sen olarak Türkiye’de çocuk istismarı ve erken yaşta evlilik ile kadınlara yönelik şiddetin sonlandırılması için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmekle yetinmiyor, bu alanda fayda üretecek her çalışmayı, çabayı desteklemeyi mutlak görevimiz olarak görüyoruz. Buna karşın mezkûr kesimler için meselenin çocuk yaşta evlilik ve çocuk istismarı olmadığını da biliyoruz. Mesele toplumsal yaraları istismar ederek siyasi zemin üretmek ve ideolojik alan açarak, inancımızı ve değerlerimizi hırpalamak, kirletmektir. Memur-Sen olarak, söz konusu kesimlere de yalan haberler yerine Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayın ve açıklamalarına bakmalarını öneriyor, böylece karanlık dünyalarının da bir miktar aydınlanabileceğini umuyoruz” diye konuştu.





MUTLU SARIGÜL

Son Güncelleme: 12.01.2018 11:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.