18 Ekim 2017 Çarşamba

Eğitimde kitabın ortasından biri konuştu: Mesut Özdemir

20 Eylül 2017, 12:02
Eğitimde kitabın ortasından biri konuştu:  Mesut Özdemir
Selahattin Bayrak

Malatya’da bazı sektörlerin simge isimleri vardır, tıpkı beyaz eşyada, teknolojide, sporda ve kültür sanatta markalaşanlar gibi. Kitap ve kırtasiye, okuyucu ile yazar denince akla Deniz Kitapevleri gelir Malatya’da. Sektörünün öncülerinden olan Deniz Kitapevleri Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Özdemir, BUSABAH’ın Turuncu ekine önemli açıklamalarda bulundu. Neden TSO seçimlerine katıldığını açıklayan Özdemir, hem sektörüne hem de Malatya ekonomisine dinamizm gelmesini istiyor, Oğuz Ata Sadıkoğlu’nun ekibinde bende varım diyor.

Kitap festivallerinden, okuma günlerine, okur-yazar buluşmalarından her türlü sosyal projeye imza atan Deniz Kitabevlerin’nin şu günlerde farklı bir telaşı var. Deniz Kitapevleri Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Özdemir Malatya Ticaret Sanayi Odası Seçimlerinde Eğitim Grubu’nda göreve talip oldu. Başkan adayı Oğuz Ata Sadıkoğlu’nun ekibinde yer alan Özdemir ile hem seçimleri hem de kendi sektörünü konuştuk.

-14 Ekim’de Ticaret Odası seçimleri var. Siz de Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun 21’inci grupta girdiniz. Ticaret ve Sanayi Odası bir ilin ciddi anlamda mihenk taşıdır. Ticaret ve Sanayi Odası’nın bir ile ne gibi katkıları olur?

Şahsım esasında Deniz Kitapevleri’nin sahibiyim. Yaklaşık 27 yıldır bu sektörün içerisindeyim. Eğitim ve bilim noktasında, materyaller noktasında bizler müşterilerimize uzun yıllardan beri hizmet veren bir kurumuz. Eğitim camiasında neler oluyor. Neler bitiyor. Kendi meslek gruplarımızda neler oluyor. Neler bitiyor. Bunlara hakim biriyiz. Ticaret Sanayi Odası Malatya’nın bana göre bir kalbi gibi. Rahmetli Turgut Özal döneminden bu yana baktığımızda gelişen, değişen, direnen bir yapı. Ama Malatya’nın daha iyi şeyleri hak ettiğini düşünüyorum. En azından daha iyi projeler üretebileceğini düşünüyorum. Şu anda Malatya’nın AK Parti noktasında doneleri var. Bunlarla ilgili her türlü sözünü yerine getirebilecek, icraat üretebilecek noktaları var. Ama bu projelerin üst mercilere doğru sunulmadığını düşünüyorum. Eğer iyi projelerle gidilirse Malatya adına başarı elde edilebilecek, rakamlarla, istihdamlarla bunların dönüleceğini düşünüyoruz. Bir meclis üyeliği ile bunlar olur mu? Olabilir ya da olmayabilir. Bir deniz hikâyesi vardır. Kıyıya vuran deniz yıldızlarının her birini insanlar atar. Biri atar diğerleri de der ki, ya bir tanesini kurtarmakla ne yapacaksın en azından onun hayatını kurtardın, benim için bir şey değişmedi ama onun için değişti. Ben de Malatya’yı bu anlamda projeler sunabilecek, yapmış olduğum aktiviteler ve 27 yıldır bu işin içerisindeyim. Reel sektörden geliyorum. Bu anlamda gerek kurumların gerek kurs merkezlerinin, okulların, sektörümüzün, benim bulunduğum gruptaki matbaa sektöründe ki meslektaşlarımın sorunlarını biliyorum. Bu nu da Sanayi Odası’nda dile getirebilecek, Sanayi Odası kimliği ile KOSGEB olsun, diğer noktalarda olsun, kullanıcılarımıza projeler üretebilecek, onların yükünü hafifletecek, dış çerçevede dünyanın dört bir yanını gezdim. Asya’dan Afrika’ya. Avrupa’nın tüm memleketlerini gezdim. Buralarda elde ettiğimiz vizyonlar var. Bunların en azından üreticilerimize, meslektaşlarımıza ya da iş adamlarımıza bir çerçeve olarak kazandırılması Malatya’ya yapılacak yatırımların büyümesi, dışarıda kalan yatırımların içeriye dönmesini sağlayacak. Ben Malatya’da 2015 yılında ilk 100 içerinde 52’nci sırada vergi rekortmeni olan bir şirketim. Ve yatırımlarımı yine Malatya’ya yapıyorum. Bir yayınevi kurdum. Esasında okuduğunuzda 44 yayıncılık ve şu anda tüm Türkiye genelinde satılan ve rağbet gören bir YGS-LYS ve sınav hazırlıkları kitabında, yarın öbür gün kültür kitaplarına da girmiş olacağız. Burada yine yüzümüz Malatya’ya dönüyor. Buradaki birinci hedefim Malatya’da ki oluşan kazançların ulusal zincirlerle beraber dışarıya gitmesi değil, yerel üreticinin kalkınması ile Malatya’da kalması. İkinci önceliğimiz ise, yerel firmalarımızın gerekli kalkınmalarla ilgili bilgili olmadığını, sektörle ilgili onların donatılması ve gerekirse kullandırılması bunlarla oluşturulabilecek, hazırlamış olduğum çok güzel projelerim var. Bu projeleri Allah nasip eder, seçilme durumumuz olursa yapacağız. Ben biraz memleketçiyim. Malatya kazanacak ve kalkınacaksa her türlü şey için elimi taşın altına sokmak gerekirse ben şahsım adına sokmaya hazırım.

-Ciddi anlamda çok büyük bir cesaret örneği gösterdiniz Malatya’da tabuların yıkılmasıyla alakalı. Neden Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile böyle bir yola baş koydunuz? Neleri değiştirebileceksiniz?

Birçok şey söylenebilir. Ama kötü şeyler söylemek de bizim harcımız değil. Bizim ahlakımızda da var olan bir şey değil. Şimdiye kadar yapan herkese bir defa emeklerinden dolayı teşekkür etmek lazım. Hepsinin eline sağlık. Malatya için bir şeyler çabaladılar. Ama biz jenerasyon değişikliğinin bazen homojen bakışları devamlı olan bir yönetimin homojen bakışları kaybettiğini düşünüyorum. Heterojen bir dağılımla, yani herkesi, her şeyi kabul ediyorsunuz. Aslında birçok sektöre eğilim olması lazım. Kadronun dinamikleşmesi lazım, gençleşmesi lazım, bir ivme kazanması lazım. Bunun içinde sahada koşan, yoklayan, sadece belli makam ve mevkilerdeki protokolle var olmak yerine, halka ve sahaya inen sanayiciyle, iş adamıyla, bunların derdi ile ilgilenen, yeri geldiğinde bunların dertlerini tanıdığı üst kademe insanlara aktarabilecek dinamik kadrolara ihtiyaç var. Herhangi bir kişiyi kötüleyerek benim bir üslubum olmadı. Ama şunu biliyorum. Oğuzhan Bey’in genç ve dinamik bir kadrosu var. Eğer bizlerde bu kadroya katkı sunabilirsek, Malatya adına zamanla güzel şeylere imza atabileceğimizi düşünüyorum.

-Son olarak üyelerimiz neden size oy versinler?

Benim bulunduğum sektör eğitim sektörü. Ve kitapevleriyle, matbaalar sektörü. Benim bulunmuş olduğum bölümün bire bir zincirin bir halkası. 27 yıldır bu sektörün içerisindeyim. Dershanelerin, etüt merkezlerinin, kurs merkezlerinin problemleri nelerdir, kanayan yaraları neler, nerede dillendirmek gerekir bunlara nasıl çözüm üretilir, bunlar neler bekliyor. Çünkü şöyle düşünün, bu insanların hepsi sonuç itibari ile yatırımlar yapıyorlar. Bir turizm sektörü yatırım yaptığında, bütün unsurlar devreye giriyor. Bütün hibeler devreye giriyor. İnsana neredeyse para harcatmadan işlem yapılıyor. Okullar devletimizin biz yanındayız, devlet ne istiyor, nasıl proje çiziyorsa, elbette ki bu proje içerisinde gireceğiz. Ama özel okullarla, eğitim kurumlarıyla bir güzergah çizilecek, temiz bir alanla beraber, bu kurumlarımız dinamikleri ile Malatya’dan Ankara’ya ışık tutuyorlar. Bazı sıkıntılar var. Kırtasiye sektörünün ciddi sorunları var. Kırtasiye sektörünün sezonu kırtasiyecinin olmaktan çıktı. Ehliyet lazım. Bunun için de kırtasiyecilerin en az 10 yıllık bir geçmişli varsa, 15 yıllık geçmişi varsa bir sınıflandırma şeklinde konumlandırılması lazım. Şimdi bir berber düşünün. Herkes berber açabiliyor mu? Bir belgesinin olması lazım. Kalfalık, ustalık belgesinin olması lazım. Kırtasiye bana göre bilim ve irfanın yuvalarına, bilginin anahtarını taşıyan kurumdur. Kırtasiye bize göre yaşamın bir parçasıdır. Evleniyorsunuz attığınız bir imza kalemle. Önemli işlere imza atıyorsunuz bir kalemle. Çocuk doğuyor, ayağına bağladığınız bir bant kağıt. Hayatınızın her aşamasında kırtasiye var. Doğduğunuzdan ölümünüze kadar. Dolayısı ile kırtasiye sektörünün gerekli şekillerde, gerekli platformlarda dillendirilebilecek, ayağa kaldırılabilecek bir proje olduğunu düşünüyorum. Hele de Bülent Tüfenkci gibi bir kozumuz var. Önümüzde bir büyüğümüz var. Bunları anlatabilecek ve bulunduğu makamdan dolayı bunlara çözüm bulabileceğimize inanıyorum. Projeler doğru giderse, sonuçlar da, niyetler hayır olduğu için akibetlerde hayır olacaktır.

-Sahaya indiniz. Ne gibi söylemlerle karşılaşıyorsunuz?

Benim tarzım farklı. Bunu da ilerleyen zamanda göreceksiniz. Haddimi de yerimi de bilen bir insanım. Tekrar diyorum Malatya’ya kimin emeği geçmişse Allah razı olsun. Ama sahaya indiğimizde 27 yıl geride bırakmış olduğumuz izlenimler, verdiğimiz sözlerin arkasında duruşumuz insanlarda belli kanılar oluşturmuş durumda. Ben buraya kendim isteyerek gelmedim. Oğuzhan Bey’in araştırdığı her yerden ortak bir isim olarak Mesut Özdemir çıktı. Onlarda bize bu teklifle geldi. Biz de 3-4 günlük bir sürecin arkasından kendileri ile biraz konuştuk. Neler yapabilirler. Nedir, ne değildir diye. Ve bu kendimde gördüğüm Malatya aşkı ve sevgisini kendilerinde de gördüm. Dolayısı ile bu mahiyette de bu istikamette yürüme kararı aldım. İnşallah da memleketime, devletime, milletime hayırlı uğurlu olur.

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 17 Ekim 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 16 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV