Kendimiz olmaya ne zaman başlarız?

İnsanın kendi öz benliğine sahip olması demek hayata karşı yeni bir bakış açısı kazanması demektir. Bu bakış açısı ise ancak ‘eleştirel düşünme’ ile mümkündür. Dolayısı ile günümüzdeki eğitim sisteminin en temel amacının ‘eleştirel düşünme’ olması gerekmektedir.

Fakat var olan düşünceye baktığımızda eleştirel düşünme ‘sürekli bir beğenmeme’ hali olarak algılanıyor. Durum böyle olunca dünyaya at gözlüğü ile bakan bireyler yetiştirildiğini görüyoruz. At gözlüğü diyorum çünkü eğer bir toplumda herkes aynı şeyi düşünüyorsa kimse bir şey düşünmüyor demektir.

Bu hususta; ilk olarak eleştirel düşünmenin ‘beğenmeme hali’ olmadığını anlamamız gerek.

Peki, eleştirel düşünme nedir? Eleştirel düşünme en kısa hali ile akıl yürüterek düşünme biçimidir. Akıl yürütmek ise kişiye özgü bir eylemdir. İşte bu eylem ile birlikte kendimiz olmaya başlarız.

Önce düşünür daha sonra sorgularız, gün geçtikçe kendimiz olma yolunda bir adım daha atarız. Böylece başkası olmaktan çıkar, doğruyu yanlışı kendimiz ayırt edebilecek seviyeye geliriz. Hayatta dimdik ayakta durmanın şartı da bu değil midir zaten?

Başka insanların bakış açısı ile yaşamak, yaşamak değildir. Böylesi bir yaşam olsa olsa başka insanların yaşamını taklit etmek olacaktır. Bu bağlamda çocuklarımıza eleştirel düşünmeyi aşılarken, bir yandan da onlara ‘düşünmeyi, sorgulamayı, doğruyu yanlışı kendi iradesi ile ayırt etmeyi ve en önemlisi de empati kurmayı’ öğretmiş olacağız. Çünkü eleştirel düşünme ancak bu şekilde mümkün olabilir.

Düşünen, sorgulayan, eleştiren, kendi doğrusunun peşinden giden bir insan zaman geçtikçe ‘yaratıcı düşünme’ yeteneğine de sahip olacaktır. Çünkü kendine has düşüncelere sahip olan bu insan, yeni fikirler üretmeye elverişli bir insandır. Bir ülkenin refaha erişmesi için de yeni fikirlere ihtiyacı yok mudur zaten?

Yeni fikirler, yeni nesillerde bulunur. Yeni nesiller ise bizim çok değerli olan biricik çocuklarımızdır. Bu açıdan baktığımızda çevreye, aileye ve biz öğretmenlere çok önemli görevler düşmektedir. Zira çocuklarımız geleceğimizin garantisidir. Sağlıklı bir gelecek arzuluyorsak çocuklarımızı bir birey olma yolunda hazırlamalı ve onlara ‘düşünmeyi’ öğretmeliyiz.

Evet, yanlış duymadınız, ‘düşünmeyi’ öğretmeliyiz. Çünkü düşünmek kendi içimizde açtığımız bir savaştır da aynı zamanda. Savaşa direnip, kendi iradenle bir şeyleri başarmak gerekir ve bu savaşta sadece ‘sen’ olmalısın, kendi doğrularınla, kendi yanlışlarınla. Bu durumda çocuğumuz problem çözme yeteneğine de sahip olmuş olacak, hayatın akışına kapılıp gitmeyecek ve kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrenecektir.

Peki, çocuğumuza ‘eleştirel düşünme’ becerisini nasıl kazandıracağız?

Anne, baba, öğretmen olarak çocuğumuzun eleştirel düşünebilmesi için neler yapabiliriz?

Tüm bu ve bunun gibi sorularınızın yanıtını gelecek yazılarımı takip ederek bulabilirsiniz, hoşça kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.