24 Ağustos 2017 Perşembe

Açılış boş tribünler önünde

DÜĞÜN MÜ ÇİLE Mİ?

10 Ağustos 2017, 11:51
DÜĞÜN MÜ ÇİLE Mİ?

İnanın bu sıcaklarda soğutma sisteminin eksik olduğu düğün salonlarını görünce “düğün” dediğimiz olayın çilesi bence daha çok artıyor.

Zaten nüfus artışından mıdır nedir bilmiyorum ama çevremde herkes evleniyor bu ara…

Düşünün bu çağda kırk farklı iletişim aracı varken kalın ve kaygan kâğıda basılı “Evleniyoruz” davetiyesini gördün mü önce tarihe bakarsın.

Çünkü ay sonuna denk geldi mi durup dururken borçlanmanın alemi yok, düşüncesi alır seni…

Önce tarihe bakarsın!

İş o hale geldi ki;

Artık yaz aylarına “elektrik, su, çay, yağ…” gibi masraf listesine “takı” ibaresini de yerleştirmek gerekiyor.

Neyse…

Ay sonu değil, sıkıntı yok dedik ve neredeyse her Malatyalının bildiği Öğretmenevi’ne gittik.

Bilirsiniz işte, hani şu Cihan Ünal’a benzeyen şarkıcının olduğu düğün salonu…

Yıllardır aynı imajla (Cihan Ünal imajı) aynı yerde ve aynı hareketlerle düğünlerde şarkı söylüyor bu ağbimiz.

Çocukluğumda çok havalı gelirdi bize…

Neyse…

Şarkıcı yıllarını vermiş bir assolist…

Ama maalesef sürekli dillendirdiğim ve çoğu düğün salonunda bulamadığım bir sorun var. Yılların sorunu bu…

Birincisi ses sistemi…

İçerdeki sesi her noktaya dağıtabilecek ve insanın kulak zarını yırtacak sesi absorbe edecek sistemden bahsediyorum.

Ama maalesef yok!

İkincisi soğutma sistemi…

Yüzlerce kişiyi bir salona toplayacaksın ve “sakın oturmayın lütfen oynayın” temalı olacaksın ama klima sistemin sıradan bir kafenin kliması gibi olacak!

Ya da “sakın el sürmeyin” markalı bir caminin kliması gibi…

ŞEHİRLİ KARAKTERLER

Bir şehrin karakterini çıkarırken bakacağımız unsurlardan bir tanesi de yıllardır hafızamıza işlemiş ve halen insanların beğenisini yitirmeyen “insanlar” topluluğu şehrin karakterini gösterir.

Demin bi örnek verdim mesela…

Kuzenim evleniyordu galiba…

Ortaokula gidiyorum, 1991 veya 1992 yılı…

Cihan Ünal’a benzeyen abimizi o gün ilk defa gördüm. Her yıl mutlaka giderim, ki en son iki gün önce gittim, bu abimiz halen aynıdır. Bu abimiz şehrin bir karakteridir.

Mesela Mercedes Kadir…

Anlatmaya gerek yok.

Bakın, elli yaş üzeri insanlara şu anki Emekliler Parkı’nın orayı sorun veya oradaki Esenlik marketin nerde olduğunu sorun…

İnanın cümle içerisinde “Emniyet Lokantası” geçecektir. Belki bu lokanta şimdi yok ama şehrin bir dönem baskın karakteri idi.

Mesela “Kaptanspor” veya “Malatyaspor Çayocağı” gibi…

Reklam olacağından değil ama Kışla’da Özen Çiğköfte 90’lı yıllardan beri halen aynı abimiz tarafından işletiliyor. Malatyalı olan çoğu orta yaş ve üzeri insanlar o simayı tanır.

Bu da bir karakterdir.

“Hacı Baba” diyeyim, gerisini getirmeyeyim, reklam olacağını düşünenler için. Yemek sektöründe kaç kuruluş sayılabilirdi. Ve halen ayakta olan…

Kebap mesela…

Elli ve üzeri çoğu insana sorun kebap nerde yenilir, diye…

Tek tek isim veririm de reklam yaptığımı düşünen okurlar çıkabilir diye yazmıyorum.

Üç veya dört yer söylerler.

Sabahçı Yusuf desem…

Karşısındaki Vefa Bozacısı halen açıktır.

Kanalboyu’ndaki eskimeyen işletmeler mesela…

İstanbul Pasajı’ndaki Perlon Terzihanesi 1980’lerden kalma, halen açıktır.

Petek Taksi mesela bizim Çiçek Taksimizdi…

Liste uzar gider ama bir yazı daha yazılır gibi…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 23 Ağustos 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 22 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV