“Öllük ha, öllükçü geldi!”

“Gar ha gar, gar geldi gar!”

“Sülükçü geldi, sülükçü!”

Bu sokak satıcılarını hatırladınız değil mi?

Bugün de destancıları ele alalım istedim.

Zamanla yok olan geleneklerimizden biri de destanlar ve destancılardır. Bir dosya kağıdı büyüklüğünde tek sayfa baskı yapılarak, destancılar tarafından yanık sesle okunarak satılırdı. Bu destanda genellikle acıklı olaylar üzerine ağıtlar yazılır veya kahramanlıklar anlatılırdı.

Hediyesi yirmi beş kuruş denilen yani 25 kuruşa satılan destanları, destancılar yanık ve içli sesleriyle şehrin kalabalık yerlerinde seslendirirler, halkı ajite ederek satışlarını yaparlardı.

Malatya yolunda kanlı kayalar
Gülek Boğaz'dan geçen yayalar
Hatıra gelsin boş kalan yuvalar
Yuvası boş kalan insan ağlasın...

Mahallelerde kadınlar destana çok meraklıydı, fakat çoğu okuma yazma bilmediği için 25 kuruşa aldıkları destanı bizim gibi mahallenin çocuklarına okuturlardı.

İşin enteresan yanı mahalledeki bütün kadınlar birer tane destan alır ve hepsi ayrı ayrı bizlere okuturlardı.

Halbuki bir destan bu işte yeterliydi. Fakat işin güzel yanı biz destanı okuduktan sonra onlara geri verirdik, onlar da bir güzel katlayıp göğüslerinin üzerinde saklarlardı.

Artık bu güzellikler de bitti...

Islak bir torba içinde taşıdığı sülükleri, sülük ha sülük diye bağırarak satmaya çalışan sülük satıcılarını hatırladınız mı?

Özellikle kadınlar sülükçülerin yolunu gözlerdi ve sülükçü gelince de ellerinde su dolu bir şişeyle sülükçünün karşısına çıkar, önce fiyatları sorulur sonra pazarlıktan sonra sülükçü eliyle sülükleri şişeye doldururdu.

Biz çocuklar da, sülükçüye nasıl eliyle o hayvanlara dokunuyor diye hayretle bakardık.

Bazı berberler de içi su dolu şişelerde sülük satışı yaparlardı, ki o berberler berberlikten başka, sünnet, hacamat, kulak delme, diş çekme, saç kıran gibi poliklinik hizmetleri veren hastane gibi çalışırlardı!!!

Sülük, tatlı sularda yaşayan 4-5 cm boyunda kan emici özelliği olan, kan emerken tükürük bezlerinden salgıladığı bir sıvıyı insan vücuduna zerkeden bir hayvancıktır.

Sülükle ilgili bir yanlış bilgiyi de bu vesile ile düzeltelim, sülüğün tedavisi emdiği kanla değil, insan vücuduna zerkettiği sıvı ile gerçekleşmektedir.

Kan cıvıtıcı özelliği olan bu sıvı, yapıştırılan yerin en ince kılcal damarlarına kadar ulaşarak oradaki kan gitmeyen dolayısıyla ölmekte olan bölgeyi canlandırma özelliğine sahiptir. Rusya'da çok yaygın olan sülük tedavisi Avrupa ve Amerika'da çok taraftar bulmuş ve artık devlet destekli hastaneler açılmaya başlamıştır.

Bugün de bazı kadim kültürlerimizi bilmeyenlere, unutanlara hatırlatmaya çalıştım.

Selam olsun Malatya'mın güzel insanlarına...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.