23 Ekim 2017 Pazartesi

Cevapsız sorular!

24 Ağustos 2017, 13:38
Cevapsız sorular!
İlknur ŞAHİN

“Çiğ sütümüzü içmiş, büyümüş, iyi ya da kötü bir insan olmaya çoktan karar vermiş ve bir kılığa bürünmüşüz. Girdiğimiz bu kılık, son nefesimize kadar bize yapışıp kalan, o da yetmezmiş gibi nesilden nesile aktarılmasına engel olamadığımız bir hal almış.

Öylesine kötüleşmiş, çirkinleşmiş, çekilmez ve bencilleşmişiz ki; kendi kendimize bile bir faydamız kalmamış. Sevmeyi bırakın, nefret etmek için bahaneler aramaya başlamışız.

Bizi böylesine bir sevgisizliğe iten en büyük güç ise menfaat olmuş. Menfaatimizin bittiği yerde; dostluğumuzda, insanlığımızda bitmiş gitmiş. Körelmişiz, toparlanmak için çabalamamışız.

Tahammül sınırlarımız azalmış, öğretici olacağımız yerde kötü örnek oluvermişiz. İğne-çuvaldız olayını abartmış; hançerle dolaşır olmuşuz.

Kişisel eleştiriyi geçtim, hep başkasını suçlayıp, üste çıkma, kendimizi haklı görme eğilimine girmişiz. Saygımızı yitirmiş, ağlanacak halimize güler hale gelmişiz. Kin duygusunu kendimize şiar edinmiş, samimiyetimizi yok etmişiz. Evet, kabul edelim tam da bu hale gelmişiz.”

Bu cümleleri ilk duyduğumda yok, o kadar da değil demiştim. Sonra üzerine biraz düşününce “adam haklı beyler” deyip, köşeme çekildim.

Bu cümleleri elli küsur yaşlarında, hayatın tozunu dumanını attırmış bir ağabeyimden duydum. Bizzat göz teması kurarak dinledim. Hiç evelemeden gevelemeden takır takır söyleyiverdi. Kendisini de içerisine kattı: “Hepimiz böyleyiz” dedi. İyilik denen şeyin kalmadığını da cümlelerinin sonuna ekledi.

Ben de durur muyum tabi? Hemen yapıştırıverdim savunmayı:

“Bizi böylesi bir duruma getiren sebep gerçekten sadece menfaat mi? Herkes mi öyle? Kötü insan varsa, iyi insan da var. İyi niyetini kaybetmemiş, düşünceli, samimi, ahlaklı bir sürü tanıdığım var mesela.”

“Yanlış tanımışsındır” diye bir de beni azarlamasın mı!

“Hadi onları yanlış tanıdım, kendimi de mi bilmiyorum? Sen benim ne yanlışı mı gördün ağabey” dedim.

Sonrasını araya insört geçmeden aktarıyorum:

“- Bana yanlış yapmadın. Ama herhangi bir arkadaşına kızıp, kendini doldurmadın mı? Belki ağza alınmayacak kelimeler kullanmadın mı? Bir an olsun nefret ettiğin olmadı mı?

- Evet.

- Anne ya da babana izin vermedikleri için sinirlenmedin mi? Onları kıracak cümleler kurmadın mı? Kapıyı vurup çıkmadın mı?  Kardeşlerini azarlamadın mı? Sinirlenip, sesini yükseltmedin mi?

- Evet.

- Diyelim ki; hep iyi niyet gösterdin. Hiç mi kimsenin iyi niyetini suiistimal etmedin? Kendini en son ne zaman eleştirdin? Ne zaman bu kez “hata bende” dedin? Ne zaman “sanırım yanlış yaptım” diyerek kendini suçladın?

- Hatırlamıyorum.”

Dedim ve hemen konuyu kapattım. Evet, duymaya pek de alışık olmadığım birkaç kelime bile beni altüst edebilmişti. Birilerinin doğruyu söylemesine izin vermemiş olacağım ki; bu zamana kadar birçok yanlış yapıvermişim.

Aslında ne kadar da haklıydı? Değil mi ki; tüm atasözleri, deyimler insanoğlu üzerine yazılmış? Ben dersimi aldım, herkesin de bir parça olsun ders çıkardığını sanıyorum.

Kendinizle ilgili cevabını bilmediğiniz hiçbir soruyla karşılaşmamanız dileğiyle…

Hoşça kalın!

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 23 Ekim 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 21 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV