24 Ağustos 2017 Perşembe

Açılış boş tribünler önünde

Babama mektup...

19 Haziran 2017, 11:03
Babama mektup...
İlknur ŞAHİN

Bugün bu köşeden ilk ve belki de son kez kendi şahsıma yönelik duygularımı paylaşacağım. Öncelikle affınıza sığınarak ve bizzat izninizi almış varsayarak özel bir hediye hazırlamak istiyorum. 

Yazımın başlığından da anlayacağınız üzere ben bugün babama mektup yazacağım. Ona maddi karşılığı olmayan fakat ömrünün sonuna kadar saklayabileceği bir hediye vermek istiyorum. 

Mektubuma başlamadan önce de benim gibi bu imkanı bulamayacak olanlardan özür dilerim. Amacım sizi incitmek ya da kalbinizde bir yara açmak değil, sadece kendimi ifade etmektir. Bakarsınız sizlerin de duygularına tercüman olabilirim. Kim bilir... 

Başlıyorum!

"Babam...

28 yaşındayım ve bugüne kadar sana söyleyemediklerimi yine yüzüne karşı söyleyemeyeceklerimi buradan anlatacağım. 

Biz seninle öyle dizilerde ve filmlerde gösterildiği gibi baba-kız olamadık hiç. Çok küçükken senin il dışında çalışmanla başlayan mesafeli sevgimiz, ta ki bu vakitlere kadar geldi. Mesafeli diyorum; çünkü ben sana hiç 'seni seviyorum babacığım' demedim. 

İstemediğimden mi yoksa sevdiğimi belli etmediğimden mi bilmiyorum ama hiç o iki sihirli kelime bir türlü dudaklarımdan dökülemedi. Henüz bunamadıysam senden de bu kelimeleri duymadım sanırım. 

Şimdi diyeceksin 'seni sevdiğimi bilmiyor musun?' diye. 

Biliyorum babam. İşte tam da bunun için yazıyorum bu mektubu. 

Hatırlıyor musun? İstanbul'dayken sabah saatin 5'i. Felaket bir baş ağrısı ile uyanmıştım. Herkes uyuyor sende tabi. Ne yapayım, ne edeyim derken tüm cesaretimi toplayıp yanına geldim. Ağlıyorum, çünkü çok acı çekiyorum. Yanına sokulup 'baba kalk, çok kötüyüm' dedim. 

Birkaç söylenmenden sonra hemen uyandın. Bana ağrı kesici almak için dışarıya attın kendini. Evet sabah erken bir saatti ama sen bunu düşünmedin. Gittin getirdin, su ile birlikte ilacı elime tutuşturdun. Tam avucumun içerisindeki ilacı yutmaya yeltenirken, 'geçti mi' dedin:)

Ben hayatımda o kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Baş ağrısı hemen mi geçer evet geçti. İşte ben seni bu halinle hep sevdim. Şakalarını, soğuk esprilerini ve hakim olduğun siyasi konularda abartarak anlatmalarını. 

Biliyor musun baba? Dünyaya bir daha gelsem ve seçme şansım olsa yine seni seçerdim. Bakma sen kızdığımda veyahut da sen tarafından kızdırıldığımda haddimi aşarak söylenmemesi gereken şeyler söylediğime. Ah şu dilin kemiği yok. Çıkıveriyor işte bazen. Özür dilerim tüm o sarf ettiğim ve kızgınlıkla söylediğim kötü kelimeler için. 

Sen bana rol model olmadın belki ama hayatıma giren arkadaş veya sevgili her erkeğin hep senin kadar merhametli olmasını istedim. Senin gibi incitmemesini ve kıymet vermesini istedim. 

Uzatmayayım. Kısacası babacığım. İyi ki benim babamsın ve iyi ki varsın. 

Dün babalar günüydü ve benim sana hediyem bu. Seni çok seviyorum PEDER BEY :) 

Allah sana ve diğer sevdiklerime uzun uzun ömürler versin..."

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 23 Ağustos 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 22 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV