18 Ekim 2017 Çarşamba

+30’LUK BİR YAZI

09 Ekim 2017, 11:08
+30’LUK BİR YAZI

Bir Karadeniz türküsüdür;

“Yaylanun çimenine oturdum iki saat

Aldi beni merak ne tütün var ne kağat

Ne oldi sana aklum niye daldun derine

Koyamazsun kimseyi sevduğunun yerine”

***

Aslında bu devirde yayla bulmak da zor o yaylada bu yoğunlukta iki saat oturmak da zor.

Diyelim ki buldun…

İki saat boyunca sessiz bi ortam bulduğumuzu düşünelim.

Bir kısa mesaj sesi, Whatsapp uyarı sesi, Facebook beğeni sesi, Twitter retweet uyarı sesi ya da direkt gelen çağrı sesi duymama ihtimalimiz var mı?

Hadi onu geçtim…

O güzel yaylada birbirine benzeyen ve her kareden beşer fotoğraf çekmeden ve bu beş çarpı yirmi beş fotoğrafı aile Whatsapp grubuna, arkadaş Whatsapp grubuna ve İnstagram’a paylaşmadan durabilir miyiz?

Eğer halen duruyorsanız…

Ve hiçbir ses duymuyorsanız Youtube’a “Yaylanın çimenine” diye yazın ve ilk çıkan videoyu oynatın.

Gidebildiğiniz kadar uzağa gidin…

On yıl öncesine, belki yirmi yıl öncesine…

Çocukluğunuza kadar inebilirsiniz…

Gözünüzden iki damla yaş akıtıyorsanız korkmayın…

Bırakın aksın gözyaşlarınız…

Bırakınız duygularınız kabarsın…

Bırakınız ruhunuz canınızı acıtsın!

Acısın ki insanlığımızı, ölümlü olduğumuzu, annemizi-babamızı, yakınlarımızı, çocukluk arkadaşlarımızı, eşimizi, çocuklarımızı, komşularımızı…

Bizi biz yapan ne kadar değer varsa hatırlayalım.

Ve o değerleri her gün yavaş yavaş yok ettiğimiz için ağlayalım!

İnsancıl bi şeye fırsat bulamadığımız için ağlayalım!

Hayatın bu hızına direnemediğimiz için ağlayalım!

Uğruna her şeyi yok ettiğimiz bu dünyada iki dakka ağlayalım…

İki dakika samimi olalım…

İki dakika…

 

FOTOĞRAF MAKİNESİ MÜZESİ

Hafta içi şehir dışındaydım. Malatya Fotoğraf Makinesi Müzesi açılışını basından okumuştum. Hafta sonu Malatya’ya varınca ilk iş ailecek o müzeyi gezmek oldu.

1876 yılından bu güne kadar olan fotoğraf makineleri ve aparatları sergileniyordu. Bin 890 adet fotoğraf makinası ve 3 bin 600 adet aparat sergileniyor.

Türkiye’nin en büyük Fotoğraf Makinesi Müzesiymiş…

1991 yılında babamın diktörgen şekli fotoğraf makinesini eve getirdiğini ve bizi çağırıp bir kutunun içinden çıkardığını ve o evin sevinçli halini hatırladım.

O gün tüm pozları çekip o pozları nasıl yaktığımızı hatırladım.

Saniyede milyonlarca fotoğraf çekilirken 36 fotoğrafın ne kadar değerli olduğunu fark ettim o müzede.

Emeği geçenlerden Allah razı olsun.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 17 Ekim 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 16 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV