18 Ekim 2017 Çarşamba

“Asla aklımız kimsenin elinde değil”

20 Eylül 2017, 11:56
“Asla aklımız kimsenin elinde değil”
Tahir Özçelik
    14 Ekim’de gerçekleştirilecek olan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri öncesi meslek grupları çalışmalarına devam diyor. Eğitim grubunda yer alan Final Eğitim Kurumları Malatya temsilcisi Hasan Özkan projelerini BUSABAH gazetesine anlattı…

Yıllarını eğitime harcamış bir isim Hasan Özkan… Bugün Türkiye’nin farklı köşelerinde çeşitli meslek grubunda yer alan birçok kişinin üniversiteye hazırlık sürecinde mutlaka çizgisi kesişmiştir Hasan Hoca’yla. Sakin yapısı, bilge kişiliği ve babacan tavırlarıyla eğitim ve öğretimde güzel işlere imza atan Hasan Özkan şu sıralar farklı bir yarış içersinde. Bu yarışı hizmet yarışı olarak yorumluyor kendisi. Oğuz Ata Sadıkoğlu’nun Eğitim Grubu’nda yer alan Özkan, TSO seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulunurken, eğitimin neden önemli olduğunu da bir bir sıraladı…

Malatya yeni yapılacak Ticaret Odası seçimlerinde siz de Oğuzhan Sadıkoğlu Başkan’ın yönetiminde görev aldınız. Böyle bir göreve neden girdiniz? Eksiklik mi vardı?

Değişimin faydalı olacağı kanaati var bende. Yani şu anda herhalde 3’üncü dönemdir başkanlık yapıyor mevcut yönetim. Yanlış biliyorsam affola. Değişimde fayda var. Yoksa herkes elinden geleni yapıyor. Değişim olursa memleket için daha hayırlı olur düşüncesi hasıl olduğundan dolayı değişimle alakalı fikir olarak Sayın Oğuzhan Sadıkoğlu’nun ekibinde bulunacağımı söyledim.

Neden eğitim şart size göre?

Yıllar içerisinde değişim olmuyorsa demek ki doğru gitmeyen bir şeyler var. Şimdi Malatya’nın ekonomisi çok mu büyüdü? Çok büyümedi. Bugün sabah çocuğu okula götürdüm. Gittiğim yer de 6-7 kilometre. Yaklaşık yarım saatte gittim. Gelirken Polis Okulu’nun orda tıkanmış trafik. Yani Çevreyolumuz tıkanmış. Gelene kadar bir saati bulur diye düşündüm. Zor yan yoldan kendimi attım. Ben Malatya’yı bildiğim için yollardan ancak gelebildik. Yani, memleketin yolu bile yok. Belki diyeceksin Ticaret Odası ile ne alakası var. Çok alakası var. Ticaret Odası lokomotiftir. Yön verecektir. Siyasilerde çalışacaktır. 2 çevreyolu çalışması var. Bir Kuzey, bir Güney. Ama icraat yok. Herkes konuşuyor. Ama gerçekten bizim sanayicimiz çalışkan ve üretiyorlar. Sanayi için ayrılan yerlerin hepsi kullanılıyor. Herkes öz kaynaklarını kullanıyorlar. Ama bizim sektörümüzle alakalı 2014 yılından beri durmadan 6 ayda bir değişiklik yapıyorlar. Ticaret Odası’ndan ben kimseyi duymadım. Eğitimle alakalı çalışma yapmıyorlar. Durmadan bir şeyler çıkıyor. Size ne oluyor. Ölüyor musunuz? Kalıyor musunuz? Derdiniz nedir? Yok aidat verin sadece diyorlar. Benim derdimi dinleyecek insanlara ihtiyacım var. Hepsi bu. Oturup da herhangi bir yere müracaat ettiğimizde evrak başı para kesen kişiye ihtiyacım yok benim. Ben benimle alakalı kısmı söyledim. 30 tane grup var. Bunların bir kısmı ile görüştük. Herkes aynı dertten muzdarip. Yani, kötüdür anlamında değil. Sistemi böyle kurmuşlar. Ama böyle doğru değil.

Üyelerinizle birebir görüştüğünüz zaman size göre ciddi anlamda sorunları ne?

İnsanlar inanırlarsa çözüm olacağına çok şey üretirler. Ama şu anda kimse çözüm olacağına inanmıyor. Yani korku imparatorluğu kurulmuş. Herkes birilerinden korkuyor. Herkesin başka başka planları, programları var. Benim gördüğüm kadarıyla aday olduğumuz grupta planı olan insan yok. Son derece saf, hiçbir yere bağımlı olmayan, sadece memlekete bağlı, her türlü fikre de açık insanlar var doğrusu da budur. Yarın gelince aynısı olabilir mi? Olabilir. Oluyorsa bu vaatte bulunup da gelen insanlara yazıklar olsun. Vaat etmek kolaydır. Önemli olan uygulamaktır.

Oğuzhan Sadıkoğlu’nun bu çıkışı Malatya sanayicisi tarafından ciddi anlamda olumlu bulundu.

Cesaretinden dolayı tebrik etmek lazım. Cesurca bir hareketti. Çünkü hesabı kitabı olanlarla alakalı değildi. ‘Ben varım’ dedi. Ben varım dediyse ve değişimi de istiyorsa ki istiyor. Ben hizmet etmek istiyorum diyor. Ben Malatya için Ticaret Odası Başkanı olmak istiyorum diyor. Ben her grupla ilgileneceğim diyor. Ayrımcılık yapmayacağım diyor. Herkesin başkanı olacağım diyor. Bu güzel bir şey desteklemek lazım.

Bu değişime üyeler tarafından neden oy verilsin?

Mevcutları gördük. Mevcutlarla alakalı yapılan çok bir şey yok. 3 dönemdir değirmende su dövüyorlar. Durmadan benzeri şeyler. Seçim sonrası insanlar unutulur. Seçim yaklaşınca bir daha aranır. Yani bu böyle kurulmuş, böyle gelmiş. Adamlar belki de doğrusunu yapıyorlar. Mevcut sistemi ben mi değiştireceğim. Memlekete yeni icat mı getireceğim. Evet, memlekete yeni icat getireceğim diyenlerin dönemi olsun diye yeni hareketi destekleyecekler. Adam diyor ki ben herkesin adamı olacağım. Kapım açık olacak. Sadece aidatla alakalı çalışmayacağım diyor. Herkesin dertlerini dinleyeceğim diyor. Bununla alakalı gerekli her türlü çalışmayı da yapacağım diyor. Bunun ötesi yeni icat getirdim demektir. Şimdi Malatya’da 3’üncü Organize Sanayi var. Antep’e gittin mi? Kayseri’ye gittin mi? Çok fazla Organize Sanayi var. Malatya’nın 20 yıl öncesine baktığın zaman Antep ve Kayseri ile hemen hemen benzeri kapasiteleri var. Bizi ikiye üçe katlamışlar. Demek ki bizim odalarımız, sanayicimiz, siyasetçimiz etkili grubumuz ne varsa hepsi çok ciddi çalışmamışlar.

Bu değişim gerçekleşirse Malatya kabuk kıracak mı?

Ben sadece Malatya Ticaret Odası yönetiminin değişmesi ile olacağına inanmayanlardanım. Bu iş komplike iştir. Yani herkesin elini taşın altına sokması lazım. Yani Ticaret Sanayi Odası bir ilk adımdır. Dedim ya öngören olacak. Olmazları olduracak. Hizmet içi seminerlerin Ticaret Odası’nın ciddi manada organize etmesi lazım. Buna da katılım olması lazım. Mesela bizim Ticaret Odamızın çalışmaları var. Mesajı geliyor bir gün önceden. Mesajla bu iş olmaz. Sanal alemde mesajı gönderirsen, sanal alemde de katılım sağlanır. Bizzat ilgili kurumların teker teker dolaşılıp, bilgilendirilmesi lazım. Bugün istatistik kurumundan eleman geldi. Dedim ki sizi seviyoruz. Çünkü geliyorlar. Yüz yüze görüşüyorlar. Doğru çalışıyorlar. Doğru çalışması lazım Ticaret Sanayi Odası’nda ki birimlerin. Masada oturarak Ticaret Sanayi Odası yönetiliyorsa problem var demektir.

Biraz önce sadece aidat zamanı üyeler hatırlanmamalı dediniz.

Vatandaşın böyle tepkisi var. Haklılarda. Benim de 4 şirketim Ticaret Sanayi Odası’na kayıtlı. Aidatlarını da veriyoruz. Vermezsek zaten söke söke alıyorlar. Vermeme şansın yok. Bir evrak lazım olduğu zaman hemen bankaya, önce paranı yatır sonra da kağıt aldığın için paranı yatır, odayı zenginleştirme yeri. Oda olarak da bir faydası yok bize. Yani orada Ticaret Odası’nın varlığı bana ne fayda veriyor. Hiçbir fayda vermiyor. Zarar veriyor. Benden durup dururken aidat alıyor. Benden durup dururken evrak parası alıyorlar.

Sorunlarınızın çözümü konusunda hiçbir atılım olmuyor mu?

Atılım mı? Muhatap olup da bir gün ne oluyor diye soran olmadı. Bilmiyorum kendi arkadaşlarının arasında, tanıdıkları varsa akşam sohbetlerinde konuşmuş olabilirler. Ama odanın birimlerle alakalı böyle bir çalışması olmadı. Hasan Hüseyin Erkoç ile alakalı değil. Bu zihniyetle zaten olmaz da. Beklemiyoruz öyle bir şey. Sistem öyle kurulmuş.

Ticaret Odası siyasileri yönlendirmeli mi?

Tabi ki yönlendirecek. Ticaret Odası siyasetçinin emrinde olan bir yer değil ki. Biz ticaret yapıyoruz. Bizim işimiz ticarettir. Siyasetin bizimle hiçbir alakası yoktur. Hangi partiden olur. Beni ilgilendirmez. Ben özel kurumum. Bana gelen şahısların mezhebine, meşrebine, ırkına, cinsiyetine ve ticari unvanına bakıyor muyum? Hayır. Biz işimizi yapıyoruz.Ticaret Odası’nın da onu yapması gerekir. Tabi iktidarla da arasının iyi olması lazım.İş üretebilmek için. 

14 Ekim’de seçim var. Neler söylemek istersiniz?

Benim kanaatim şu, eğer insanlar samimilerse, söylediklerinde dürüstlerse Allah hayırlı uğurlu etsin. Oğuzhan Sadıkoğlu ve ekibi bu ipi göğüsler. Ondan sonra da dua etmek lazım. Allah yardımcıları olsun diye. Çünkü vaat etmek önemli değildir. Vaadi yerine getirmek önemlidir.

Vaadi yerine getireceğine inanıyor musunuz?

Ben samimi gördüm. Yoksa zaten bizim bu tür seçimlerle bir işimiz olmaz. Birçok kişide bana Hasan bey böyle şeylerle işin olmaz diyor. Ben değişimin gerekli olduğuna inandığım için zaten oldum. Veya varım dedim. Varlığım bir şey ifade eder mi? Çok bir şey de ifade etmez ama çalışanın kazanacağına inanıyorum. Bizim de çalışmamız lazım. Her grup elbette çalışır. Ve asla ilişkilerimizi bozmadan. 3 grup var. Aynı memleketi paylaşan paydaşlarız. Birbirimizin yüzüne bakacak yüzümüz olacak şekilde edebiyle, kırmadan, dökmeden seçimi yapacağız. Kim kazanırsa da Allah hayırlı uğurlu etsin demek lazım ve desteklemek lazım. Ben gerçekten dua ediyorum. Ya Rabbim başarılı kıl bunları diye. Çünkü bana hizmet verecekler. Ve ben mutlu olacağım. Bazen insanlar kazandıktan sonra zafer kazandım zannedip ötekiler oluşturuyor. Kazanan grup herkesi kucaklamak zorunda. Kucaklamıyorsa akibet bellidir. Bir sonraki seçimin vakti çok uzun değil. Geldikleri gibi giderler. Usul gayet net. Biz düz bir şekilde söylüyoruz. Asla aklımız kimsenin elinde değil. Oyumuz da kimsenin cebinde değil. Kiralık değil beynimiz. Son derece net şekilde seçime gireceğiz. Ve alacağız da.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-GAZETE
    • BUSABAH GAZETESİ - 17 Ekim 2017 Manşeti
    • BUSABAH GAZETESİ - 16 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV